Haber Detayı
Akıl ve akillik
Fenerbahçe kurmaylarının maç öncesinde 'Hedef ikincilik, Şampiyonlar ligi elemeleri' diyorlardı. İlk yarı bitip, soyunma odasına gelip, Seyrantepe'den gelen 'Antalya galip' haberini aldıklarında ise fikirler 'acaba' ya döndü. Temiz ve net bir oyun oynadılar. Lig'de 'eleğini asmış' Konyaspor'un da maçtaki…
Fenerbahçe kurmaylarının maç öncesinde 'Hedef ikincilik, Şampiyonlar ligi elemeleri' diyorlardı.
İlk yarı bitip, soyunma odasına gelip, Seyrantepe'den gelen 'Antalya galip' haberini aldıklarında ise fikirler 'acaba' ya döndü.
Temiz ve net bir oyun oynadılar.
Lig'de 'eleğini asmış' Konyaspor'un da maçtaki hevesi – arzusu düşüktü.
Beşiktaş galibiyeti, final bekleyişi, Fred'in erken gelen golü ile de birleşince tek taraflı oynanmaya başladı.
İkinci yarıda 'kazanalım' refleksi, Konyaspor'a davet çıkardı. 15 dakikalık baskının bir korner golü ile kırılmasıyla, teknik adamların oyuncu koruma modu açıldı, değişiklikler başladı.
Zeki Murat Göle, 'Ligi bilen Türk antrenör' farkını ortaya koydu bir daha.
Üçlü orta sahası ile rakibe de hükmetti, oyuna da.
Kaç maç sonra bilmiyorum ama yine duran toptan gol attılar.
Arka direk tutkusundan vazgeçip, zayıf noktayı seçtiler belki de.
Skriniar yok, Asensio yok, ikinci yarıda Çağlar da yok.
Santrfor zaten yok.
Ceza alanı içinde ve çevresinde pas – şut arasında verilen son kararlardaki yanlışlar olmasa, üç gol atılan maçta, fazlası için kalem oynatmayacaktık.
Şampiyonluğun son maça kalmasının mucize olmaktan çıktığı dakikalar yaşanıyordu aynı zamanda Seyrantepe'de. 'Öyle şey olmaz' diyen Galatasaraylı arkadaşların tırnaklarını yediği anlarda galibiyet golleri geldi, hepsi rahatladı.
Bunu şunun için yazdım; bir santrafor alınsaydı, Tedesco değişikliği zamanında yapılsaydı, bugün başka kelimeler kullanıyor olabilirdik.
Kongreler, seçimler, acemiliklerle Fenerbahçe yönetilmedi, savruldu, 'yapı'ya çok iş bırakmadan ikinci bitirdiler ligi.
Umarım kongre ile birlikte akıl ve akillik geri döner.