Haber Detayı

Hanta yeni Corona mı?
Hatice turhan gercekgundem.com
12/05/2026 06:00 (18 saat önce)

Hanta yeni Corona mı?

Dünya, 2020’li yılların başında yaşadığı o büyük travmanın izlerini henüz tam anlamıyla silebilmiş değil. "Virüs", "karantina", "maske" gibi kelimeler kolektif hafızamızda hala taze bir yara gibi dururken, son günlerde Güney Atlantik’ten gelen haberler, o eski ama tanıdık korkuyu yeniden tetikledi. Bu kez başrolde Corona değil, onun kadar "popüler" olmayan ama çok daha sert bir karakter var: Hantavirüs.

Hantavirüs ile Corona’yı (COVID-19) karşılaştırdığımızda, aslında iki farklı savaş stratejisiyle karşı karşıya kalıyoruz.

Korona, bir "sprinter" gibiydi; hızıyla dünyayı dize getirdi.

Bulaşma kabiliyeti o kadar yüksekti ki, sosyal hayatın damarlarını kesti.

Ölüm oranı ise —elbette her can kıymetlidir ama— istatistiksel olarak Hantavirüs ile kıyaslandığında oldukça düşüktü.Hantavirüs ise daha çok bir "pusu kurucu" gibi.

Genellikle kemirgenlerden insana bulaşan bu virüs, Corona gibi havada süzülüp binlerce kişiye aynı anda ulaşmıyor.

Ancak bir kez vücuda girdiğinde, özellikle Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS) tablosuyla, hastayı çok daha ağır bir savaşa zorluyor.

Corona’nın mortalite (ölüm) oranı %1-3 bandındayken, Hantavirüs vakalarında bu oran %38-40 gibi korkutucu seviyelere çıkabiliyor.

Yani Corona daha hızlı yayılıyor, ancak Hantavirüs yakaladığını bırakmıyor.

Bu teorik korkuyu gerçeğe dönüştüren olay ise 1 Nisan 2026’da Ushuaia’dan demir alan MV Hondius gemisinde yaşandı.

Antarktika ve Güney Atlantik’in ıssız adalarını keşfetmek için yola çıkan bu lüks keşif gemisi, bir süre sonra "yüzen bir laboratuvara" dönüştü.

Gemideki salgının kaynağının, Hantavirüs’ün nadir görülen ve insandan insana bulaşabilen Andes virüsü varyantı olduğu açıklandı.Gemi doktoru dahil 3 kişinin hayatını kaybettiği bu süreçte, dünya kamuoyu nefesini tutarak MV Hondius’un liman liman reddedilişini izledi.

Tıpkı pandeminin ilk günlerindeki o meşhur "Diamond Princess" vakası gibi...

Ancak bu kez durum daha kritikti; çünkü karşımızda hayatta kalma şansının çok daha düşük olduğu bir virüs vardı.Haberin bizi en çok ilgilendiren ve endişelendiren kısmı ise gemide Türk yolcuların da bulunmasıydı.

Aralarında popüler içerik üreticisi Ruhi Çenet ve kuş gözlemcisi Emin Yoğurtçuoğlu gibi tanınmış isimlerin de olduğu Türk grubu, günlerce o dar kabinlerde belirsizliğin gölgesinde bekledi.

Sağlık Bakanlığı’nın son açıklamalarına göre, gemide bulunan 3 vatandaşımız tahliye edilerek Türkiye’ye getirildi.

Her ne kadar şu an için semptom göstermedikleri belirtilse de, virüsün kuluçka süresinin uzunluğu nedeniyle titiz bir karantina protokolü uygulanıyor.

Bu noktada devletin gösterdiği refleks, Korona tecrübesinin bize kazandırdığı en önemli yetilerden biri oldu: Panik yapma, protokolü uygula.

Dünya artık eskisi gibi geniş değil.

Islatılmış bir kağıt gibi küçülen bu gezegende, Güney Atlantik’teki bir kemirgenin taşıdığı virüs, haftalar sonra İstanbul’daki bir karantina odasında karşımıza çıkabiliyor.

Hantavirüs bir "küresel pandemi" yaratır mı?

Uzmanlara göre bu ihtimal düşük.

Ancak MV Hondius vakası bize şunu hatırlattı: Sağlık, sadece bireysel bir mesele değil; sınırlar ötesi, kolektif bir sorumluluktur.Virüslerden korkmak yerine, onların doğasını anlamak ve bilimin rehberliğinde hazırlıklı olmak tek çaremiz.

Zira doğa, bazen en sert derslerini en lüks kamaralarda bile olsa insanoğluna hatırlatmayı biliyor.

İlgili Sitenin Haberleri