Haber Detayı
BBP Lideri Destici: ABD Gözetimindeki İsrail–Suriye Mekanizmasında Türkiye Bilinçli Olarak Dışlanıyor
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD gözetiminde İsrail ile Suriye arasında kurulacak olan ortak iletişim mekanizmasında Türkiye'nin bulunmamasını eleştirerek, bu durumun Türkiye'nin milli güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturabileceğini vurguladı.
(ANKARA)- BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD gözetiminde İsrail ile Suriye arasında kurulacak olan "ortak iletişim mekanizması" hakkında yaptığı değerlendirmede, "Ne hikmetse bu masada Türkiye yok.
Sahada güçlü bir aktör olmasına rağmen ABD ve İsrail, tıpkı Gazze konusunda olduğu gibi burada da, Türkiye'yi bilinçli olarak dışlıyor, hasmane tavırlar sergiliyor.
Güney Suriye'de şekillenen yeni düzen, Suriye'nin Kuzeyi, SDG, sınır güvenliği, mülteci dönüşü ve bölgesel ticaret hatları gibi kritik alanlarda Türkiye'nin elini zayıflatma potansiyeli taşıyor.
Elbette Türkiye buna sessiz kalmayacaktır" ifadelerini kullandı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD gözetiminde İsrail ile Suriye arasında kurulacak olan "ortak iletişim mekanizması" hakkında sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Destici şu ifadeleri kullandı: "İki gün önce Paris'te ABD gözetiminde Suriye ve İsrail'in üst düzey katılımıyla yürütülen Suriye–İsrail güvenlik görüşmeleri artık netleşti.
Bu süreç, klasik 'arka kapı diplomasisi'nin ötesinde; ABD gözetiminde, İsrail'in güvenlik önceliklerini merkeze alan ve Suriye'yi yeni bölgesel mimariye ekleyen yeni bir konumlanma amacı taşımaktadır.Ancak ne hikmetse bu masada Türkiye yok.
Sahada güçlü bir aktör olmasına rağmen ABD ve İsrail, tıpkı Gazze konusunda olduğu gibi burada da, Türkiye'yi bilinçli olarak dışlıyor, hasmane tavırlar sergiliyor.
Güney Suriye'de şekillenen yeni düzen, Suriye'nin Kuzeyi, SDG, sınır güvenliği, mülteci dönüşü ve bölgesel ticaret hatları gibi kritik alanlarda Türkiye'nin elini zayıflatma potansiyeli taşıyor.
Elbette Türkiye buna sessiz kalmayacaktır.Şunu bilelim ki elbette; 'Ortadoğu'da kurulan her yeni masa, yarının haritasını çizer.' Türkiye sahada var olsa da, masada yoksa, kendi kırmızı çizgileri başkaları tarafından belirlenme durumuyla karşılaşabilir.
Bu durum, sadece diplomatik dışlanma değil; milli güvenlik ve beka açısından ciddi bir tehdit oluşturacaktır.Bu gelişmeler, sınır güvenliğimizi, mülteci yönetimini ve bölgesel nüfuzumuzu doğrudan tehdit ediyor.
Masadan dışlanmak sadece diplomatik bir kayıp değil; sahadaki kazanımlarımızın da erozyona uğraması anlamına geliyor.
Türkiye'nin milli güvenliği ve bekası açısından, masada güçlü bir diplomasi yürütmesi ve sahadaki varlığını bu masaya taşımak artık daha büyük bir hayati önem taşıyor."