Haber Detayı

Yaşadıklarımızın Adına İhtimaller Zinciri Desek Mi?
Neşe doster gercekgundem.com
08/01/2026 06:00 (1 gün önce)

Yaşadıklarımızın Adına İhtimaller Zinciri Desek Mi?

Hayat ne garip. Bir yanda önündeki sele katıp sürüklediği ve ne zaman nereye tutunacağını bilemeyen insanlar.

Diğer yanda bir eli yağda bir eli balda, ne alsam, nerelere gitsem, kimlere ayar çeksem, hangi ülkeye saldırsam diye plan yapanlar!

Bir yanda sabahın kör karanlığında uykulu gözlerle işine koşanlar, diğer yanda özel şoförünün eğilerek açtığı kapıdan arabasına binip işine giderken bile oflayıp puflayanlar…Bir yanda çöp kutusunda bulduğu boş peynir kutusunun dibinde kalanı yiyen 60’lı yaşlarındaki yurttaş.

Diğer yanda namımız yürüsün, şanımız yayılsın diye CB imzasıyla Arnavutluk’a hibe edilen 12 milyon dolarlık uçak, Somali’den Kırgısiztan’a’a Arnavutluktan Moğolistan’a uzanan borç silmeler, milyon dolarları bulan hibeler, pahalı hediyeler veren ve adına diplomatik jest diyen zengin ve cömert ülkemiz…Bir yanda hayallerine ve hedeflerine kavuşamayanlar, Elazığ Belediyesine mevsimlik işçi olarak başvuruda bulunan 265 mühendis!

Diğer yanda CB’ye göre sağlıkta öncü ve örnek olan, günde 3 milyon hastaya bakılan, kesintisiz sağlık hizmeti veren, saç ekiminde dünya markası olan estetik operasyonlarda farklı bir ligin oyuncusu olan ülkemiz…Hal böyle iken geçen yazımda bitiremediğim keşkelerle devam edeceğiz…Keşke bizi yönetenler çocukların geleceğini güvence altına almak, beslenmesini, giysisini, ulaşımını, okul masraflarını hesaplamak konusunda biraz daha hassas olabilse.

Keşke bizi yönetenler ev kiralarını, işsizliğin nelere mal olduğunu, ekonomik sorunların nelere yol açtığını görse, görebilse….Keşke gençlerimiz dünle bugün, geçmişle gelecek, haksızlıkla, haklılık arasında direnirken, sorunlarını unutturabilecek somut projelerle karşılaşsa…Keşke adalet herkese eşit dağıtılsa, pazarlıklar ayyuka çıkmasa, yaratılan fırtınalarda suçsuz insanlar boğulmasa…Keşke başta MEB olmak üzere yönetim erbabı 24 yılda 9 kez değişen bakanı, her bakanla değiştirilen sistemi, eğitimdeki çarpıklıkları, el ve güç birliğiyle cahilleştirilen halkımızı, eğitimde olup bitenleri, sistematik yapılan köklü değişiklikleri, sınıfta vurulan öğretmenleri, okul bahçesinde velilerce dövülen eğitimcileri, tacize maruz kalan öğrencileri, “Okullara güvenlik görevlisi, çocuklara bir öğün yemek, ücretsiz su” teklifini reddedenleri, azalan MEB bütçesini, internette satılan diplomaları gündemine alsa…Keşke Tanzanya’dan Zimbabwe’ye, kız çocuklarının okula gitmesi yasaklanan Afganistan’a kadar pek çok ülkeye kolejler, üniversiteler açan, yurtlar kuran, vakıflara paralar yollayan ülkemiz bu sınırsız cömertliğini biraz da dar gelirli halkımız için kullansa…Keşke her yer tiyatro, müzik, sergi, sanat, umut, edebiyat, kültürel etkinlikler, işine koşarak ve yakınmadan gidenler, gülümseyen yüzler, meraklı bakışlarla dolup taşsa…Tek ses, tek nefes, tek yön doğru olabilir mi?Keşke tek ses, tek nefes, tek yön, tek doğru bu kadar kabul görmese, kadınlar ve gençler sindirilmese, adaletsizlik olağan sayılmasa, eşitsizlik kader olarak adlandırılmasa, baskının adı gereklilik olmasa, susturmak ve alıştırmak bu kadar yayılıp kalıcı olmasa…Keşke halkın yanında, halkın içinde net sözler söyleyen, fikri takibi olan, söze ve zamana saygı duyan, ilkesiz ve tutarsız sözü hareketi olmayan, temin, tesis ve tedbir konusunda güven veren, günü yaşarken, geleceğe dair planları gencine, halkına, kadınına, erkeğine umut dolu bir dille anlatan, halkın beklentilerinin fotoğrafını çok iyi çeken, belleğine kazıyan siyaset erbabına duyulan ihtiyaç görülse, görülebilse…Keşke siyasi ve sosyal ortama yumrukların, kaba kuvvetin, hakaretin, gerilimin tırmandığı, tekmelerin havada uçtuğu, kutuplaştırıcı bir dil hakim olmasa…Keşke uzun süredir kuru övünmeler ve yanlış adımlardan ötürü başarısız olan ekonomi hızla toparlansa.

Bu maaşlarla tencerenin kaynamayacağı, mutfağın ateşinin düşmeyeceği, ekonomik yangının sönmeyeceği unutulmasa…Keşke yönetim gibi düşünmeyenlere duyulan nefret, intikam, yok sayma, görmezden gelme, korku imparatorluğu kurma, baskıları sürekli artırma lügatlerden ve uygulamalardan çıksa…Keşke temkinli adımlar yerine tüm tuşlara aynı anda basanlar, cesur sesler yerine tonu düşük açıklamalar yapanlar, sessiz kalmayı seçen, ama, fakat, oysa’larla zaman geçirenler bazen halkın sesine de kulak verse…Keşke Venezüella’dan sonra Grönland, İran, Küba, Kolombiya, Meksika yönetimlerini de devirmekten söz eden, sıranın onlara geldiğiniaçıkça söyleyen ABD başkanının dünya savaşına uzanacak yolları döşediğini düya alem görse, Çin ve Rusya görebilse…Sözün özü ve özeti şu ki; Bazen küçük bir detay büyük bir etki bırakır.

Bazen küçük ve önemsiz adımlar, kilitli kapıları, kapalı pencereleri açar.

Unutulmasın ki hesaba katılmayanların, yok sayılanların, görmezden gelinenlerin de hesabı vardır.

Günü geldiğinde ödenecek olan, ödenmesi gereken ve mutlaka ödenen…

İlgili Sitenin Haberleri