Haber Detayı

Yumurtalı kahveden Hindistan cevizine; Vietnam kahvesinin hikayesi
Gastroda odatv.com
08/01/2026 10:48 (21 saat önce)

Yumurtalı kahveden Hindistan cevizine; Vietnam kahvesinin hikayesi

Vietnam’da kahve, toplumsal bir ritim olarak kabul edilir. Sömürge geçmişinden savaş sonrası yokluklara, sokak taburelerinden yaratıcı kokteyllere uzanan bu hikaye; kahvenin nasıl bir ulusal kimlik ve dayanıklılık sembolüne dönüştüğünü anlatıyor.

Kahve bugün dünyanın her köşesinde bir ritüel, bir alışkanlık, kimi zaman da bir kimlik göstergesi.

İtalya’da ayakta içilen hızlı bir espresso, Senegal sokaklarında baharatlı café touba, Meksika’da tarçın ve karanfil notaları taşıyan café de olla ya da Endonezya’da köz parçasıyla hazırlanan kopi joss… Her fincan, ait olduğu coğrafyanın hikayesini anlatır.Vietnam’da ise kahve, tarihle doğrudan temas halindedir.Kahve Vietnam’a 1857 yılında Fransız misyonerler aracılığıyla geldi.

İlk yıllarda Arabica çekirdeğiyle yapılan denemeler, ülkenin iklim koşullarına uyum sağlamakta zorlandı.

Zamanla daha dayanıklı olan Robusta çekirdeği öne çıktı; Orta Yaylalar ve güney bölgeler bu çekirdeğin doğal yuvasına dönüştü.

Vietnam Savaşı’nın ardından kahve, ülkenin yeniden ayağa kalkmasında kilit rol oynayan tarımsal ürünlerden biri oldu.

Özellikle 1980’lerde devlet destekli yatırımlarla üretim hızla arttı.Bugün Vietnam, Brezilya’dan sonra dünyanın en büyük ikinci kahve ihracatçısı.

Ancak bu başarı hikayesi yalnızca rakamlardan ibaret değil; asıl mesele, kahvenin Vietnam mutfağında ve günlük yaşamda nasıl “kendine özgü” bir hal almış olması.YUMURTA, SÜT VE HİNDİSTAN CEVİZİVietnam kahvesini farklı kılan unsurlardan biri, yokluğun yaratıcılığa dönüşmesi. 1940’lı yıllarda süt bulmak zorlaştığında, Vietnamlılar kahveden vazgeçmedi; bunun yerine yumurta sarısını şekerle çırparak bugün ülkenin en ikonik içeceklerinden biri olan yumurtalı kahveyi yarattı.

Tropikal coğrafyanın sunduğu bolluk ise Hindistan cevizli kahve gibi tariflerin doğmasına imkan tanıdı.Yoğunlaştırılmış süt de bu hikayenin önemli parçalarından biri.

Savaş sonrası dönemde daha kolay ulaşılabilir olması sayesinde, Vietnam kahvesinin ayrılmaz eşlikçisi haline geldi.

Tüm bu bileşenler, kahvenin yalnızca içilen bir içecek değil; koşullara uyum sağlayan bir mutfak zekası ürünü olduğunu gösteriyor.Vietnamlı yemek kültürü içerik üreticisi Helen Le’nin sözleri bu yaklaşımı özetliyor: “Biz her zaman elimizde az olanı ya da bol olanı alıp onu unutulmaz bir şeye dönüştürdük.”PHIN FİLTRE İLE YAVAŞ AKAN ZAMANVietnam kahvesinin karakterini belirleyen bir diğer unsur ise phin filtre.

Küçük, metal ve taşınabilir bu demleme aparatı; kahvenin yavaş yavaş süzülmesini sağlar.

Ortaya çıkan içim, yoğun, kalın gövdeli ve hafif isli bir karakter taşır.

Bu yavaşlık tesadüf değildir; Vietnam’da kahve aceleye gelmez.Ho Chi Minh City’den Orta Yaylalar’a kadar, kahve içmek başlı başına bir sosyal ritüeldir.

Ünlü cà phê sữa đá (buzlu sütlü kahve) sokak köşelerinde, dar ara sokaklarda ya da alçak taburelerde içilir.

Amaç uyanmak değil; oturmak, sohbet etmek ve hayatın akışını izlemektir.Son yıllarda Vietnam’da genç girişimciler ve baristalar, kahve kültürünü küresel sahnede yeniden konumlandırmaya çalışıyor.

Nguyen Coffee Supply’ın kurucusu Sahra Nguyen’e göre, Vietnam kahvesi uzun yıllar tarihsel önyargılar nedeniyle yeterince ciddiye alınmadı.

Oysa bugün, üretimden kavurmaya, demlemeden sunuma kadar artan bir ustalık söz konusu.Hanoi’deki Capella Oteli’nde düzenlenen Coffee Trail & Cupping Experience, bu yaklaşımın iyi bir örneği.

Burada ziyaretçiler, Son La Arabica’sının parlak asiditesinden Da Lat’ın nadir typica çekirdeklerine kadar Vietnam’ın kahve terroir’ini deneyimleyebiliyor.

Baş barista Tran Duc Thang’a göre cupping, kahvenin “ruhunu” anlamanın en doğrudan yolu.Vietnam’da kahve artık yalnızca fincanla sınırlı değil.

Hanoi’deki Hudson Rooms gibi mekanlarda Robusta çekirdeği, modern miksolojiyle buluşuyor.

Dak Lak çekirdeklerinden üretilen yerel kahve likörleri, espresso bazlı kokteyllerde derinlik yaratıyor.

Soğuk demleme amaro, nitro teknikleri ve farklı dokularla kahve; geleneksel ile modern arasında yeni bir anlatıya dönüşüyor.SADELİĞİN ESTETİĞİDa Nang’da kahve kültürü daha sade ve gösterişten uzak.

Düşük tabureler, küçük bardaklar ve uzun sohbetler… Avokadolu kahve gibi yerel tarifler, bu yalınlığın bir parçası.

Hoi An ise yüzü aşkın kafe ile kahveyi yavaşlatılmış bir şehir deneyimine dönüştürüyor.

Pirinç tarlaları, fenerli sokaklar ve deniz manzarası eşliğinde içilen hindistancevizli kahve, bu kültürün doğal uzantısı.Bölgede faaliyet gösteren ThanhUyen Roastery gibi girişimler, kahveyi yalnızca bir ürün değil, sosyal sorumluluk alanı olarak da görüyor.

İşletmenin gelirinin bir kısmı yerel hayır kurumlarına aktarılıyor; Agent Orange’ın etkilediği bireyler istihdam ediliyor.Vietnam’da kahve, sömürgeyle tanıştı ama sofrada başka bir şeye dönüştü.

Her yudumda yalnızca kafein değil; savaş sonrası yokluklar, yaratıcılık, toplumsal bağlar ve kültürel hafıza da var.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri