Haber Detayı
Üç Haftayı Aşan Öksürük Tüberküloz Belirtisi Olabilir: Dr. Remzi Karşı Uyardı
Dr. Remzi Karşı, üç haftayı geçen öksürüklerin tüberküloz belirtisi olabileceğini, erken tanı ve düzenli tedavinin önemini vurguladı.
Üç Haftayı Aşan Öksürük Tüberküloz Belirtisi Olabilir: Dr.
Remzi Karşı UyardıMedicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü, Halk Sağlığı Doktoru Dr.
Öğretim Üyesi Remzi Karşı, Veremle Savaş Haftası kapsamında yaptığı açıklamada üç haftayı geçen öksürüklerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Dr.
Karşı; veremin genetik değil, bulaşıcı bir hastalık olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin gizli enfeksiyon taşıdığını belirterek erken tanı ve farkındalığın önemine dikkat çekti.Tüberküloz nedir ve nasıl bulaşırTüberküloz etkeni mycobacterium tuberculosis olan, solunum yoluyla bulaşan bir enfeksiyondur.
Hastaların öksürmesi, hapşırması veya konuşması sırasında yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaşır.
Enfekte olan herkeste hastalık gelişmez; basiller vücutta uyur durumda kalabilir ve bağışıklık zayıfladığında aktif hastalığa yol açabilir.
Hastalığın gelişme riski enfeksiyondan sonraki ilk iki yıl içerisinde en yüksektir.Bulaşma riski ve en hassas grupHastalığın bulaşması açısından en riskli grup, veremli biriyle uzun süre aynı ortamı paylaşan kişiler olup bunların başında aile bireyleri ve yakın çalışma arkadaşları gelir.
Verem; kaşık, çatal, bardak veya giysi gibi eşyalarla bulaşmaz.
Mikrop güneş görmeyen, havalandırması yetersiz ortamlarda havada daha uzun süre canlı kalabilir; ultraviyole ışınlar ise verem mikrobunu kısa sürede etkisiz hale getirmektedir.
Bu nedenle kalabalık, kapalı ve havalandırması yetersiz alanlar bulaşma açısından en riskli ortamlardır.Küresel verilerDr.
Karşı, DSÖ 2024 verilerine göre yeni verem vakalarının yüzde 34ünün Güney Doğu Asya Bölgesi, yüzde 27sinin Batı Pasifik Bölgesi, yüzde 25inin Afrika Bölgesi nde kaydedildiğini söyledi.
Yeni vakaların yaklaşık yüzde 87si tüberküloz yükünün yüksek olduğu 30 ülkede toplanmaktadır.
Küresel toplamın üçte ikisi Hindistan (yüzde 25), Endonezya (yüzde 10), Filipinler (yüzde 6.8), Çin (yüzde 6.5), Pakistan (yüzde 6.3), Nijerya (yüzde 4.8), Demokratik Kongo Cumhuriyeti (yüzde 3.9) ve Bangladeş (yüzde 3.6) gibi ülkelerde görülmektedir.
İlk beş ülke tek başına küresel yükün yüzde 55 ini oluşturmaktadır.Sosyal ve ekonomik yükTüberküloz yalnızca sağlık sorunu olmayıp aynı zamanda ciddi bir sosyal ve ekonomik yük de getirmektedir.
Dünya genelinde tüberküloz tedavisi gören kişilerin ve ailelerinin yaklaşık %50 si hane gelirinin %20 sini aşan maliyetlerle karşılaşmaktadır.
Bağışıklık sistemi zayıf olanlarda hastalık riski daha yüksektir; DSÖ 2024 verilerine göre yeni vakalar arasında 0.97 milyon yetersiz beslenme, 0.93 milyon diyabet, 0.74 milyon alkol kullanım bozukluğu, 0.70 milyon sigara ve 0.57 milyon HIV enfeksiyonu ile ilişkilendirilmiştir.Belirtiler ve tanıTüberküloz çoğunlukla akciğerleri tuttuğu için belirtiler solunum sistemi ağırlıklıdır. 2-3 haftadan uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen öksürük, balgam çıkarma, balgamda kan, ateş, gece terlemesi, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, iştahsızlık, nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı gibi şikayetler dikkat çekicidir.
Belirtiler genellikle hafif başlar ve yavaş ilerlediği için hastalar sıkça geç başvurmaktadır.
Bu nedenle iki-üç haftayı aşan öksürüklerin göğüs hastalıkları polikliniğinde veya verem savaşı dispanserinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kesin tanı balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ve kültürle doğrulanmasıyla konur.Tedavi, direnç ve korunmaİlaçların düzensiz kullanımı mikrobun ilaca dirençli hale gelmesine yol açar ve tedavi sürecini 18-24 ay kadar uzatabilir.
En etkili yöntem doğrudan gözetimli tedavidir; DSÖ her doz ilacın sağlık çalışanı veya eğitilmiş kişi tarafından içirilmesini önermektedir.
Türkiye de tüberküloz ilaçları Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmakta, Verem Savaşı dispanserleri aracılığıyla ücretsiz verilmektedir ve hastalık takibi dispanserlerde yapılmaktadır.
Türk Toraks Derneği ne göre özel diyet, iklim koşulları veya istirahat tedavinin temel unsuru değildir; en önemli faktör ilaçların doğru, düzenli ve yeterli süre kullanılmasıdır.Aşı ve temas takibiBCG aşısı erişkinde hastalığı tamamen önlemese de çocuklarda ölümcül ve ağır formlara karşı korur.
Türkiye de BCG aşısı doğumdan sonra ikinci ayını dolduran bebeklere yaşamda bir kez uygulanmaktadır.
Tüberküloz hastasıyla temaslı kişilerin muayenesi zorunludur; temaslı muayenesi sonucu risk taşıyan ancak hasta olmayan kişilere genellikle 6 ay süreyle koruyucu tedavi uygulanır ve düzenli kullanıldığında hastalık gelişme riskini yüzde 90 a varan oranda azaltır, özellikle çocuklar için hayati önem taşımaktadır.
MEDİCANA INTERNATİONAL İZMİR HASTANESİ GENEL MÜDÜRÜ, HALK SAĞLIĞI DOKTORU DR.
ÖĞRETİM ÜYESİ REMZİ KARŞI