Haber Detayı

25 Kasım Davası Öncesi Çağlayan'da Açıklama Yapan Kadınlar: Adliyelerde İyi Hal ve Haksız Tahrik İndirimle...
Güncel haberler.com
08/01/2026 12:38 (20 saat önce)

25 Kasım Davası Öncesi Çağlayan'da Açıklama Yapan Kadınlar: Adliyelerde İyi Hal ve Haksız Tahrik İndirimle...

2024 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde Tünel, İstiklal Caddesi, Karaköy ve çevresinde yaptıkları eylem sırasında gözaltına alınıp haklarında dava açılan 168 kadın İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi 25 Kasım Kadın Platformu tarafından Çağlayan'da İstanbul Adliyesi önünde yapılan açıklamada "Kadına yönelik şiddete karşı önleyici/koruyucu politikalar geliştirmesi gereken devlet, var olan yasaları bile uygulamıyor. Bu adliyelerde iyi hal ve haksız tahrik indirimleriyle cezasızlık besleniyor. Her yıl yüzlerce kadın erkekler tarafından öldürülüyor" denildi.

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN/Kamera: Altuğ EKEN(İSTANBUL) 2024 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nde Tünel, İstiklal Caddesi, Karaköy ve çevresinde yaptıkları eylem sırasında gözaltına alınıp haklarında dava açılan 168 kadın İstanbul 29.

Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.

Duruşma öncesi 25 Kasım Kadın Platformu tarafından Çağlayan'da İstanbul Adliyesi önünde yapılan açıklamada "Kadına yönelik şiddete karşı önleyici/koruyucu politikalar geliştirmesi gereken devlet, var olan yasaları bile uygulamıyor.

Bu adliyelerde iyi hal ve haksız tahrik indirimleriyle cezasızlık besleniyor.

Her yıl yüzlerce kadın erkekler tarafından öldürülüyor" denildi. 2024 yılında Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nde Tünel, İstiklal Caddesi, Karaköy ve çevresinde yaptıkları eylem sırasında gözaltına alınıp haklarında dava açılan 168 kadın İstanbul 29.

Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. "Görevi yaptırmamak için direnme" ve "Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmamak'la suçlanan kadınlar duruşma öncesi Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi açıklama yaptı.

Açıklamada "Kadına yönelik şiddete karşı önleyici/koruyucu politikalar geliştirmesi gereken devlet, var olan yasaları bile uygulamıyor.

Bu adliyelerde iyi hal ve haksız tahrik indirimleriyle cezasızlık besleniyor.

Her yıl yüzlerce kadın erkekler tarafından öldürülüyor" denildi. "Bugün 2024 yılında düzenlenen 25 Kasım eyleminde gözaltına alınan arkadaşlarımızın yargılandığı davanın ilk duruşması için buradayız" diyen kadınların açıklaması şöyle: "Her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nde yüzlerce kadın sokaklara çıkıyoruz.

Kadın cinayetlerine, erkek-devlet şiddetine, LGBTİ artı düşmanlığına karşı isyanımızı yükseltiyor, kadın dayanışmasını büyütüyoruz."168 kadın ve LGBTİ artı farklı farklı yerlerde polis şiddetiyle gözaltına alındı"Geçtiğimiz yıl, yani 2025 yılında da Taksim Tünel Meydanı'nda toplandık, İstiklal Caddesi'ne doğru yürüdük. 2024 yılında ise Taksim ve Tünel Meydanı'na çıkan bütün yollar binlerce polisle, bariyerlerle, TOMAlarla abluka altına alındı, şiddetsiz bir hayat için bir araya gelmeye çalışan kadınlar ve LGBTİ artılar engellendi.

Toplanma alanı olarak belirlenen Karaköy'e gelmeye çalışan 168 kadın ve LGBTİ artı farklı farklı yerlerde polis şiddetiyle gözaltına alındı. 7 arkadaşımız mevcutlu tutulurken, 2 göçmen arkadaşımız önce Geri Gönderme Merkezi'ne sevk edildi, orada uğradıkları psikolojik ve fiziksel işkencenin ardından sınır dışı edildiler.Haksız ve hukuksuz olan budur!

Erkek şiddetine, kadın cinayetlerine, trans cinayetlerine, 'şüpheli' denilen kadın ölümlerine, devlet eliyle kadın bedenine yönelen şiddete karşı dünyanın dört bir yanında, aynı gün yapılan, o meydanda da yıllardır gerçekleşen eylemimiz suç değil, hakkımızdır."Her yıl yüzlerce kadın erkekler tarafından öldürülüyor"2024 yılında 'mücadelemiz birbirimiz için' demiştik.

Çünkü eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için biz kadınlar ve LGBTİ artılar birbirimizi savunmak zorundayız.

Çünkü kadına yönelik şiddete karşı önleyici/koruyucu politikalar geliştirmesi gereken devlet, var olan yasaları bile uygulamıyor.

Bu adliyelerde iyi hal ve haksız tahrik indirimleriyle cezasızlık besleniyor.

Her yıl yüzlerce kadın erkekler tarafından öldürülüyor.2025 yılında kayıtlara 'şüpheli ölüm' olarak geçen kadın cinayetleri daha fazla görünürleşti.

Siyasi iktidarın mücadelemizle kazandığımız medeni haklarımıza; boşanmaya, nafakaya, miras hakkına dönük saldırıları arttıkça, kadınlar şiddet ve emek sömürüsü dolu aileler içine hapsedilmeye çalışıldıkça, aile, ahlak diyerek kadınların ve LGBTİ artıların var oluşları, yaşamları hedef gösterildikçe şiddet hayatımızın her alanını kuşatıyor.

Erkekler bu erkek egemen sistemden, bu devlet politikalarından güç alıyor, kadınlara şiddet uygulama hakkını kendilerinde görüyor.Ayşe Tokyaz cinayetini anımsattılarYılın son 3 günü boyunca devam eden Ayşe Tokyaz cinayeti davasını hepimiz duyduk.

Görevden ihraç edilmiş bir polis olan Cemil Koç'un kız kardeşine zarar vermiş olabileceğini düşünen Esra Tokyaz'ın karakola şikayet etmeye gittiğinde failin mesai arkadaşlarının onu oyaladığını, 'duygu sömürüsü yapma' dediğini, telefonuna el koyduğunu, yaptığı şikayetin bilgisini fail Cemil Koç'a ilettiğini, hatta polislerden birinin kız kardeşini arayan bu genç kadını taciz ettiğini öğrendik.

Kadınlar bunları yaşama ihtimallerini bildikleri için şiddete maruz bırakıldığında karakollara gidemiyor, gitse de 'kocandır eve dön' sözlerini duyacağını ya da devletin kendini yeterince korumayacağını düşünerek şiddet dolu hayatlarını değiştiremiyor.Yine yılın son günlerinde 11.yargı paketiyle suç kaydı olan birçok erkek serbest bırakıldı.

Bu erkeklerden biri olan Okay Gür salınır salınmaz imam nikahıyla birlikte yaşadığı Rojda Yakışıklı'yı arayarak 'hepinizi öldüreceğim' dedi.

Rojda polise başvurdu ama yeterli önlem alınmadığı için ertesi gün Okay Gür, Rojda'yı katletti."Şiddeti önlemeyip bizleri dava eden adalet sistemini yargılayacağız"Ayşe Tokyaz'ın, Rojda Yakışıklı'nın ve adını sayamadığımız binlerce kadının yaşadıkları tesadüf değil; münferit hiç değil.

Bu cinayetler, devletin korumadığı, cezasızlıkla güçlendirdiği erkek şiddetinin sonucu.

Bugün 25 Kasım davamızın ilk duruşması var.

Birazdan arkadaşlarımızla mahkeme salonuna gireceğiz.

Erkek devlet şiddetine karşı sokağa çıkan kadınların ve LGBTİ artıların uğradığı polis şiddetini, bu şiddeti önlemeyip bizleri dava eden adalet sistemini yargılayacağız.

Bundan sonra da hem 25 Kasımlarda hem de her gün erkek egemen sisteme, erkek şiddetine, devlet şiddetine karşı sokaklarda olmaya, mücadelemizi sürdürmeye, kadın dayanışmasını büyütmeye devam edeceğiz.

Çünkü mücadelemiz birbirimiz için; mücadelemiz eşit, özgür, şiddetsiz bir yaşam için!"

İlgili Sitenin Haberleri