Haber Detayı

DEM Parti'li Doğan: Meclis artık barış mesaisi yapmalı
Politika haberler.com
08/01/2026 14:40 (20 saat önce)

DEM Parti'li Doğan: Meclis artık barış mesaisi yapmalı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Meclis artık barış mesaisi yapmalı, demokrasi için mesai yapmalı, adalet için mesai yapmalı, eşitlik için mesai yapmalı. Gerekirse yeni komisyonlar kurulmalı bunun için.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Meclis artık barış mesaisi yapmalı, demokrasi için mesai yapmalı, adalet için mesai yapmalı, eşitlik için mesai yapmalı.

Gerekirse yeni komisyonlar kurulmalı bunun için.

Bundan daha önemli, bundan daha hayati, bundan daha ivedi hiçbir gündemi olamaz Türkiye'nin" dedi.DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi.

Doğan, 2026'nın adaletsizliklerin giderildiği, eşitliğin tesis edilebildiği bir yıl olmasını temennisinde bulunarak, "Antidemokratik uygulamaların artık son bulmasını istiyoruz.

Demokrasinin güçlendiği bir sene olsun istiyoruz.

Bunlar temennilerimiz; ancak biliyorsunuz, yalnızca temenni etmiyoruz.

Yıllardır bunlar için mücadele ediyoruz.

Dolayısıyla tüm bu dileklerimizin gerçekleşebilmesi ortak mücadele azmimize, dayanışmamıza ve kararlılığımıza bağlı.

Biz DEM Parti olarak kararlıyız, umutluyuz, öz güvenliyiz.

Biliyoruz ki başarmak tek seçeneğimiz.

Buna inanıyoruz ve mutlaka başaracağız.

Geçen 100 yılı aşkın bir süredir çözülememiş bir meselenin çözülebilmesi için çok önemli tarihsel bir fırsatı ortaya çıkarıldı.

Bu konuda herkes zaten mutabık.

Tarihsel bir fırsatla karşı karşıya olduğumuz konusunda.

Ancak bu fırsatın nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin çeşitli görüş ayrılıkları var.

Bu da son derece olağan.

En başından beri partimiz, bu tartışmaların olması gereken tartışmalar olduğunu söylerken bir yandan da yapılması gerekenleri hep hatırlattı. 'Somut emareye ihtiyacımız var.

Göstergeleri ortaya çıkmalı' dedik.

Çünkü içinde 'barış ve demokrasi' geçen bir süreçten bahsediyoruz.

Mesela komisyonun da adında 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' var.

İşte bunlarla uyumlu, beklenen adımların atılması gerekiyor.

Böyle olmuyor ne yazık ki ya da bu konuya dair olanlar; tartışma, söz, söylem boyutunda kalıyor.

Eyleme geçmiyor, uygulamaya geçmiyor.

Tüm bunlar da toplumsallaşması önünde ne yazık ki olan endişeleri ve kaygıları arttırmaya yarıyor" diye konuştu.'KOMİSYONA HAKSIZLIK'100 yıllık devasa bir meseleyi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tek başına çözemeyeceğini belirten Doğan, "Zaten bu kadar büyük bir sorunu, tek başına bu komisyona havale etmek, komisyona haksızlık etmektir.

Dolayısıyla biz sorunun tamamını bir komisyonun çözemeyeceğini yineliyoruz.

Bunun o komisyonun misyonunu aşan bir şey olduğunun da gayet farkındayız.

O yüzden çeşitli önerilerde bulunduk.

Hem komisyon üyelerimiz hem bizler çeşitli önerilerde bulunduk.

O yüzden diyoruz ki Meclis artık barış mesaisi yapmalı, demokrasi için mesai yapmalı, adalet için mesai yapmalı, eşitlik için mesai yapmalı.

Gerekirse yeni komisyonlar kurulmalı bunun için.

Bundan daha önemli, bundan daha hayati, bundan daha ivedi hiçbir gündemi olamaz Türkiye'nin.

Nitekim olmadığını hem içerideki gelişmelerle hem dışarıdaki gelişmelerle görüyoruz.

Bunu da tüm bu gelişmeler teyit ediyor.

Dolayısıyla bu ortak rapor yazımının bir konsensüsle tamamlanması karşılıklı müzakere ve diyalog ile yol alınması da beklentimiz.

Bu beklentimizin de gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

Yasal çerçeveye ilişkin tartışmalar nasıl olacak?

Bu yasa, bundan sonra demokratik siyaset alanının genişletilmesi, silahlarını bırakanların demokratik siyaset alanına nasıl dahil olacağı, tüm bu tartışmalarla ilgili bir mutabakatın sağlanacağını düşünüyoruz" dedi. 'NEGATİF BİR DURUM OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMELİ'Doğan, İmralı heyetinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin beklendiğini ancak henüz netleşen bir tarih olmadığını ifade ederek, "Yine Öcalan'la yapılacak görüşmenin de henüz gerçekleşmemiş olması bir olumsuzluk olarak ya da bir negatif durum olarak değerlendirilmemeli.

O da kendi rutin akışı içerisinde ilerliyor.

Halep'teki saldırılar ve saldırılardan sonraki değerlendirmeleri ne olur Öcalan'ın; onu şu anda bilmemize imkan yok.

Şam yönetimi ve SDG arasında kamuoyuna yapılan açıklamalar kadarını bizler de biliyoruz ve öyle takip edebiliyoruz zaten.

Ne oldu, nasıl değerlendirir bunları kendisi ve buna ilişkin önerileri nedir?

Bunu şu anda bilmemizin imkanı yok" dedi. 'HALEP'TE SDG YOK'Öte yandan DEM Parti TBMM grubu, Suriye ordusunun Halep'e yönelik gerçekleştirdiği operasyona ilişkin TBMM'de açıklama yaptı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Bu saldırıların bir an önce durdurulması gerekir.

Bu konuda garantör devletler, uluslararası kuruluşlar, bütün kamuoyu gerekli sorumluluğu almalı, sesini yükseltmelidir.

Bu konuda sessizliğe gömülmeye devam ederseniz, orada insanlar katledilmeye devam edecektir.

Yok efendim, 'Orada SDG varmış, onlara karşı bir operasyon düzenleniyormuş.

Suriye'nin toprak bütünlüğüymüş, tek devletmiş' bu tekçi anlayışın bir kez daha IŞİD eliyle sahnelendiğini görüyoruz.

Suriye'nin toprak bütünlüğünü tartışan yok.

Eşrefiye'de, Halep'te SDG de yok.

Orada insanlar, 10 Mart Mutabakatı'na bağlı olarak, 1 Nisan Anlaşması'na bağlı olarak yaşam haklarını savunuyorlar.

Maalesef 10 Mart Mutabakatı'nı ilerletmek ve müzakerelerin önünü açmak yerine biz Savunma Bakanlığı'ndan, Dışişleri Bakanlığı'ndan orayı dinamitleyen, toplumsal barışı yok etmeye çalışan açıklamaları duyuyoruz.

Bu kabul edilebilir bir şey değildir.

Buna bir an önce son vermek, sorumlu davranmak ve Suriye haklarının bir arada, demokrasi içinde, barış içinde yaşayabilecekleri koşulların sağlanmasına olanak sağlayacak bir siyasete ihtiyacımız var" diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri