Haber Detayı
Depremde 72 kişiye mezar olan İsias Otel davası: 6 kamu görevlisi için ceza talebi
Depremde 72 kişiye mezar olan İsias Otel davasında Başsavcılık 6 kamu görevlisinin ''bilinçli taksir'' suçundan cezalandırılmasını istedi.
Ad ıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat depremlerinde yıkılan İsias Otel'e ilişkin kamu g örevlilerine yönelik davada esasa ili şkin m ütalaas ını sundu.
Ba şsavcılık, d önemin Belediye Ba şkan Yardımcısı Osman Bulut'un da aralarında bulunduğu 6 sanığın bilin çli taksirle birden fazla ki şinin ölümüne ve yaralanmas ına neden olma su çundan cezaland ırılmalarını talep etti.
M ütalaada, san ıkların mevzuata yeterince uymadıklarının yanı sıra, binada ruhsatsız olarak inşa edilen katların yapımına engel olmadıkları ve inşa edildikten sonra yıkımı i çin karar almad ıkları belirtildi.
Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği ise sanıkların olası kast su çundan yarg ılanmasını talep etti. 6 Şubat depremlerinde Adıyaman'daki Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu, aralarında KKTC'li ö ğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirdi, 10 kişi yaralandı.
Otelin ilk yapım tarihi olan 1993 yılında ruhsatına onay veren d önemin Ad ıyaman Belediyesi İmar M üdürü Yusuf Gül, 2001 y ılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası bulunan İmar M üdürü Mehmet Salih Alkay ış , Ruhsat B üro Şefi Bilal Balcı, d önemin Belediye Ba şkan Yardımcısı Osman Bulut, Yapı Kontrol Birimi'nde g örevli daimi i ş çi Abdurrahman Karaaslan ve Ruhsat Büro'da görevli teknisyen Fazl ı Karakuş hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan dava aç ıldı. 19 Ocak'ta Adıyaman 1.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde g örülecek duru şma öncesinde dikkat çeken bir geli şme yaşandı.
Ad ıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı esasa ilişkin m ütalaas ını sundu.
Başsavcılık, t üm san ıklar i çin bilinçli taksirle birden fazla ki şinin ölümüne ve yaralanmas ına neden olma su çundan, vefat edenlerin ve yaralanan ma ğdurların sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarını; sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin ise ayrı ayrı devamını talep etti.
ENGEL OLMADIKLARI VE İNŞA EDİLDİKTEN SONRA YIKIMI İÇİN KARAR ALMADIKLARI GÖRÜLMÜŞTÜR Mütalaada, şu ifadelere yer verildi: Sanıkların su çtan kurtulmaya yönelik beyanlar ına tarafımızca itibar edilmediği, sanıkların s öz konusu Grand İsias Hotel isimli taşınmazın yapım s ürecinde Ad ıyaman Belediyesi yapı kontrol birimi ve belediyenin ilgili birimindeki ruhsat kontrollerinden sorumlu personel olarak g örev yapt ıkları, adı ge çen san ıkların binanın yapım tarihinde ge çerli olan ilgili mevzuata yeterince uymad ığı, d önem itibar ıyla bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davranarak binanın yıkılmasında kusurlarının bulunduğu, sanıkların s öz konusu binan ın statik projesindeki eksiklere rağmen projeyi onaylamak ve yapıya ruhsat vermek, donatı detaylandırması ve malzeme kalitesi yetersizliği, r ölöve ve projedeki ta şıyıcı sistem eleman sayısı ve boyut uyumsuzluğu, aynı zamanda binada ruhsatsız olarak inşa edilen katların inşasına engel olmamak ve inşa edildikten sonra yıkımı i çin karar almamak, Ad ıyaman Belediyesinin 22 Eyl ül 2003 tarihli Encümen Karar ı ile binanın y ükseklik bak ımından ruhsat ve eklerine aykırı olarak 24.50 metre yerine 2.50 m daha fazla olarak 27.00 metre olarak inşaa edildiği tespitine karşın s öz konusu ayk ırılığın giderildiğine dair bir tutanak veya tespit olmadan, 31 Aralık 2003 tarihli Yapı Kullanma İzin Belgesi'nin d üzenlenmi ş olması sebepleriyle; otelin yıkılmasına ve iddianamede a ç ık kimlikleri belirtilen 72 kişinin hayatlarını kaybetmelerine, 10 kişinin ise yaralanmasına neden oldukları anlaşılmıştır.
B öylelikle san ıkların proje, yapım ve iş bitimi aşamasında üzerine dü şen y ükümlülükleri yerine getirmedi ği, öngörülen bu netice bak ımından dikkat ve özen yükümlülü ğ üne ayk ırı davranarak istenmeyen ancak öngörülebilen mevcut sonucun gerçekle şmesinde kusurlarının etkili olduğu, bu nedenle sanıklar hakkında bilin çli taksir ko şullarının oluştuğu, sanıkların üzerine at ılı 'bilin çli taksirle birden fazla ki şinin ölümüne ve yaralanmas ına neden olma' su çunu ayr ı ayrı işledikleri anlaşılmakla, sanıkların her birinin 'bilin çli taksirle birden fazla insan ın ölümüne ve yaralanmas ına neden olma' su çundan eylemlerine uyan 5237 say ılı T ürk Ceza Kanunu'nun 85/2, 22/3 maddeleri uyar ınca, vefat edenlerin ve yaralanan mağdurların sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı devamına, karar verilmesi, kamu adına talep ve m ütalaa olunur.
BU DAVA 'OLASI KAST' DAVASIDIR Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği, Başsavcılık tarafından sunulan m ütalaaya tepki gösterdi.
Dernekten yap ılan a ç ıklamada şu ifadelere yer verildi: 6 Şubat 2023'te, Grand İsias Otel'de kaybettiğimiz evlatlarımız, ö ğretmenlerimiz, velilerimiz ve rehberlerimiz i çin yürüttü ğ ümüz adalet mücadelesinde, kamu görevlileri hakk ında savcılık tarafından verilen m ütalaa taraf ımızca derin bir üzüntü ve endi şeyle karşılanmıştır.
Savcılık m ütalaas ında, sanıkların kusurunun 'bilin çli taksir' kapsam ında değerlendirilmesi, dosyada yer alan bilimsel raporlar, a ç ık mevzuat ihlalleri ve öngörülebilir riskler ile örtü şmemektedir.
Burada s öz konusu olan; basit bir denetim hatas ı, bir evrak eksikliği, ya da sıradan bir ihmal değildir.
Burada s öz konusu olan; bilerek görmezden gelinen kusurlar, bilerek verilen izinler, bilerek sürdürülen usulsüzlükler ve bilerek yarat ılan bir ölüm yap ısıdır.
Deprem ger çe ği bu ülkenin de ğişmezidir.
Ancak 72 canın tek bir binada, saniyeler i çinde ya şam şansı dahi bulamadan hayatını kaybetmesi kader değildir.
Bu sonu ç; öngörülebilir, engellenebilir ve önlenebilir bir felakettir.
Kamu görevlilerinin sorumlulu ğu yalnızca 'denetlememek' değildir.
Asıl sorumluluk; a ç ık aykırılıkları bilerek g örmezden gelmek, mevzuata ayk ırı yapılara izin vermek, bilimsel ve teknik ger çeklere ra ğmen bu yapının kullanımına g öz yummakt ır.
Bu nedenle bu dava, bilin çli taksir de ğil, olası kast davasıdır.
Çünkü burada 'sonucu istememek' de ğil, sonucu öngörmesine ra ğmen kabullenmek vardır.
BU DAVA YALNIZCA BİZİM EVLATLARIMIZ İÇİN DEĞİLDİR Bizler Şampiyon Meleklerimizin aileleri olarak şunu çok net söylüyoruz: Bu dava yaln ızca bizim evlatlarımız i çin de ğildir.
Bu dava, bir daha hi çbir anne baban ın çocu ğunu enkazdan ç ıkarmaması i çindir.
Bu dava, Türkiye’de yap ı g üvenli ğinin ger çekten ciddiye al ınması i çindir.
Bu dava, kamu gücünü kullanan herkesin sorumlulu ğunu hatırlaması i çindir.
Adalet, suçun ad ını doğru koymakla başlar.
Su çun ad ı yanlış konursa, adalet yerini bulmaz.
Şampiyon Meleklerimize verilmiş bir s özümüz var.
Bu söz; olas ı kast ger çe ği kabul edilene, t üm sorumlular hak ettikleri cezay ı alana kadar s ürecek bir mücadele sözüdür.
Bu süreçte mahkeme heyetinden beklentimiz; vicdan ın, bilimin ve hukukun birlikte konuşmasıdır.
Biz buradayız.
Susmayacağız.
Unutmayacağız.
Vazge çmeyece ğiz.