Haber Detayı
ABB'nin konser davasında karar verildi: Tutuklu sanık kalmadı
ABB konser davasında Mahkeme heyeti tutuklu tüm sanıklar hakkında tahliye kararı verdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2021-2024 yılları arasında yaptığı konser harcamalarında usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin 5'i tutuklu 14 kişinin yargılanmasına Ankara 34.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün devam edildi. ''BİR SES TEKNİKERİ VE SEKRETERİN YALAN İFADELERİ NEDENİYLE'' Tüm sanıklar salonda hazır bulundu.
Duruşma, tutuklu sanıklardan Festiva ve Enfest Organizasyon Şirketi ortağı Selahattin Çelikkaya'nın savunmasıyla başlandı.
Çelikkaya, üniversite öğrenciliği döneminde organizasyon işlerine başladığını, profesyonel olarak 2005 yılında bir firma kurduğunu belirterek; Bilirkişilerin yetersiz olması, yanlış ve eksik hesap yapması 19 konserimin 'fiyat üstü bedel' olarak yanlış hesaplanmasına neden olmuş.
Bir ses teknikeri ve sekreterin yalan ifadeleri nedeniyle 20 yıllık ticaretim sorgulanır hale geldi.
Bu işte önemli olan düşük bütçe değil, doğru bütçe.
Doğru iş doğru bütçeyle yapılır dedi. ''OSMAN KUMPAS KURDU BİZE'' Kimse bana iş vermedi.
Ben aldım.
Proje hazırladım, sundum, aldım diyen Çalikkaya; Osman (aleyhte ifade veren Osman Cem Taşbaş) oyun oynadı bize.
Bir konserde başkan (Mansur Yavaş) konuşmadan önce jeneratör bozuldu.
Planı, belediyenin jeneratörünü kullanmamızdı.
Bizim elimiz, ayağımız dolanacaktı...
Ama bizim kendi paramızla getirdiğimiz yedek jeneratörü devreye soktuk.
Bize kurduğu kumpaslardan biri buydu; ama ben şikayetçi değilim dedi. ''BELEDİYEDEN 18 AYDIR PARAMI ALAMIYORUM'' Bilirkişi raporuna değinen Çelikkaya; Benim açıkladığım 37 kalem var.
Bilirkişi raporu sadece 8 kalem hesaplamış.
Bu 8 kalem de gerçekçi olmayan, düşük enflasyondan belirlenmiş.
Bilirkişinin fiyat istediği firma demiş ki; 'Ben sanatçının istediği malzemeleri kullanmıyorum.
Elimdeki muadil malzemeler üzerinden fiyat verdim.' Beni fiilen bitirdiler bu kumpasla.
Belediyeden 18 aydır paramı alamıyorum. 20 yıllık emeğimi 3 ayda bitirdiler ifadelerini kullandı. ''KENDİLERİ ÜZERİNDEN FORMÜL GELİŞTİRMİŞLER'' Bilirkişi raporunda dava konusuna yetersiz firmaların temel alındığını savunan Çalikkaya; Onur Evren (tutuklu sanık, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon Şirketi sahibi) savunmasında girmedi.
Raporda ses sisteminde ona rakip firmalardan rakam alınmış ve o firmalarda daha düşük fiyat vermiş.
Bunlar kendileri üzerinden bir formül geliştirmişler.
Athena Gökhan'ın bedelinin 3 milyon olduğunu hesaplamışlar.
Bunun üzerinden iddianame yazılmış.
Kardeşim sen manejer misin?
Niye bizi zor durumda bırakıyorsun? diye konuştu.
BİLİRKİŞİ HESABINI KENDİSİ YAPTI Mahkeme Başkanı, Çelikkaya'nın bu ifadelerinin ardından duruşmaya ara verdi.
Yaklaşık 2 buçuk saatlik aranın ardından duruşmada Çelikkaya'nın savunmasına devam edildi.
Çelikkaya, salonda bilirkişi hesaplarının yanlış olduğunu savunarak, raporda belirtilen rakam ve veriler üzerinden bilirkişi hesabını tekrar yaptı.
Rapordaki Sıla konserine ilişkin hesaba değinen Çelikkaya, rapor hesabında kullanılan kalemlerin doğru toplandığında 18 milyon TL maliyetinin olacağını; ancak bilirkişinin bu konserden kamu zararının 13 milyon TL olarak belirlediğini anımsattı.
Çelikkaya, söz konusu konser hakkında bilirkişinin sunduğu kalem harcamalarının doğru hesaplandığında kendilerinin kamu yararı sağladıklarını savundu. ''BİLİRKİŞİ RAPORUNU, BİLİRKİŞİNİN HESABIYLA ÇÜRÜTECEĞİM'' Çelikkaya, bilirkişi raporundaki kamu zararı iddiasına yönelik yapılan hesapların yanlış yapıldığını söyleyedi.
Mahkeme heyeti karşısında rapordaki verileri, kalemleri temel alarak, bütün hesapları baştan yapan Çelikkaya, Bilirkişi raporunu, bilirkişinin hesabıyla çürüteceğim.
Bu hesaplar doğru yapıldığında, kamu zararına değil, kamu yararına neden olduğumuz ortaya çıkacaktır dedi.
Çelikkaya, bilirkişi raporunda toplam 19 konserin 19'unda stopajın, sanatçı kaşe fiyatlarının olmadığını, sunduğu 38 kalemin 30'unun hesaba dahil edilnediğini belirtti. ''PAYDAŞLARIMIZ AYNI ZAMANDA RAKİBİMİZDİR'' Bilirkişi raporunda sektörel paydaşlarımız çok farklı fiyat vermiştir.
Paydaşlarımız aynı zamanda rakibizimdir, sektörde siyasi ve ticari etik zayıftır diyen Çelikkaya; Hayatım boyuncaki üretimim bu iddianamede suç olarak yansıtılmış.
Sektörün en saygın kişisi ve firmasının 20 yıllık ticaretinin sekteye uğramasının nedenleri çekemeyen itirafçı ve gizli tanıkların çarpıtmaları, iftiralarındandır dedi. ''EBRU GÜNDEŞ KONSERİNİ OSMAN BASINA SIZDIRDI'' Tahliyesi ve beraatini isteyen Çelikkaya, avukatların soruları üzerine dosyada sanıklar aleyhinde ifade veren Osman Cem Taşbaş'a ilişkin şu iddiaları kaydetti: Osman'la benim iletişimim çok yoktu.
Onun sektördeki karnesi zayıftır, Kemal Sunal filimlerindeki 'Dolap Osman'a benzetilebilir.
Osman'ın belediyenin malzemelerini kullandığına yönelik benim gördüğüm, şahit olduğum bir şey yok; ama sektörden duyduğum bazı şeyler var.
Ebru Gündeş konserini Osman basına sızdırdı.
Sonra bir firma kurdu.
Bizim de burada olmamız sektörde büyük bir boşluk oluşturdu.
Bence başından beri planı buydu.
Bu belgeler 2 yıldır bunun için oluşturulmuş.
EŞ DEĞER ŞİRKETLERDEN BİLGİ TOPLANSINI TALEP EDİLDİ Çelikkaya'nın savunma avukatı, müvekkilinin beraatini, dava sürerken tutukluluk halinin zorluğu gerekçesiyle tahliyesini istedi.
Çelikkaya tarafı, mahkemeden Festiva ve Enfest Organizasyon Şirketi'ne eş değer firmalardan bilgi ve belge toplanmasını talep etti.
SAVCI TUTUKLULUKLARIN DEVAMINI İSTEDİ ABB müdafii avukatı, bilirkişinin bir usulsüzlük tespitinde bulunmadığını, mahkemenin bulacağı usulsüzlük yönünden, usulen şikayetçi olduklarını vurgulayarak, katılma talebinde bulundu.
Duruşmada mütalaasını açıklayan dosya savcısı, tutuklulular yönünden tutukluluklarının devamına, tutuksuz sanıklar yönünden yurtdışı çıkış tedbiri yönünden devamına karar verilmesini istedi.
MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI Mahkeme heyeti, duruşmanın son oturumda verdiği ara kararda tüm sanıkların tahliyesine kararlaştırdı.