Haber Detayı

Metalde yeni ‘derinleşme’ sahası Amerika olacak
Sektör haberleri dunya.com
09/01/2026 00:00 (17 saat önce)

Metalde yeni ‘derinleşme’ sahası Amerika olacak

İDDMİB Başkanı Çetin Tecdelioğlu, metal sektörünün Amerika standartlarını çözdüğünü belirterek, “Sadece ürün satmıyoruz, Amerika’da lojistik depolarla kalıcı olmaya gidiyoruz” dedi. Sektör için yeni iş fırsatlarına da dikkat çeken Tecdelioğlu, sadece yapay zeka, yenilenebilir enerji ve veri merkezleri alanında 1,7 trilyon dolarlık dev bir pazar oluştuğuna işaret etti.

Nurdoğan A.

ERGÜNDemir ve demir dışı me­taller sektörü, küresel krizlerin gölgesinde geçen 2025 yılını 13.5 milyar dolarlık ihracatla kapatırken, 2026 yılı için rotayı dünyanın en büyük pazarı olan ABD’ye kırdı.

İstanbul Demir ve De­mir Dışı Metaller İhracatçıla­rı Birliği (İDDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecde­lioğlu, 2026’da 15 milyar do­larlık ihracat hedefi koyduk­larını belirterek, öncelikli pa­zarlarının ise ABD olduğunu dile getirdi.

Tecdelioğlu, “Bu zamana kadar ihracatta hep Almanya ile büyüdük.

ABD’yi artık iyice öğrendik, şimdi de­rinleşeceğimiz yer ABD” dedi.Türkiye’nin ABD’ye olan ihra­catını yukarı taşımak için dev bir hamle hazırlığında olduk­larını belirten Tecdelioğlu, son 4 yılı bir “hazırlık evresi” olarak tanımlayarak, “Ame­rika’nın standartlarını, test süreçlerini ve pazar ihtiyaç­larını artık çok iyi biliyoruz.

Kalıplarımızı ve belgelerimi­zi bu dev pazara göre güncel­ledik. 2026 yılında hedefimiz Amerika’da sadece var olmak değil, lojistik depolar kura­rak pazarda derinleşmek. 533 milyon dolarlık mevcut ihra­cat rakamımızı, iki ülke baş­kanının yakaladığı uyumla çok daha ileriye taşıyacağız” diye konuştu.ABD’nin alü­minyum gibi bazı alt sektör­lerde iç üretimi korumak için getirdiği yüzde 50’lik gümrük vergisini de hatırlatan Tecde­lioğlu, şunları söyledi: “İç üre­tim talebi karşılamadığı için içerde fiyatlar artmaya başlı­yor.

Dolayısıyla bu oranlar dü­şürülmeye başlanacak, itha­lat artacak.

Biz de o noktada devrede olacağız.”Savunma sanayi ve yeşil enerji yeni sahalarDünyada son yıllarda bazı sektörlerin çok hızlı bir şekil­de geliştiğini vurgulayan Tec­delioğlu, “Bunlardan bir tane­si yenilebilir enerji sektörü. 1.7 trilyon dolarlık bir pazar­dan bahsediyoruz ve bu pa­zardan Türkiye daha fazla pay almalı.

Bunun yanında elekt­rikli otomobiller ve yan sana­yisi hızla gelişiyor.

Diğer ta­raftan elektrik şebekelerinin yenilenme işleri hızla artıyor.

Dijital dünya da aynı şekilde hızla büyüyor.

Özellikle veri merkezlerinin sayısında ciddi artış var.

Diğer bir başlığımız da savunma sanayi.

Burada da çok önemli ihracat fırsatları var.

Demir ve demir dışı metal­ler sektörü olarak tüm bu sek­törlerin ham madde sağlayıcı­sı konumundayız.

Dolayısıyla sektörün önü çok açık” dedi.“Yeniden yapılanma pazarı” oluşuyor2025’in “yüksek faiz ve dü­şük kur” baskısı altında geç­tiğini dile getiren Tecdelioğ­lu, 2026 yılı için umut veren ekonomik beklentileri pay­laştı: “2026’da düşen faizlerle birlikte işletmelerimiz nefes alacak.

Euro/dolar paritesi­nin 1.25 seviyelerine çıkması­nı bekliyoruz.Bu durum, do­lar bazlı maliyetlerimizi pari­te üzerinden tolere edecek ve kârlılığımızı artıya geçirecek.” Türkiye’nin yürüttüğü 24 Ser­best Ticaret Anlaşması’na ye­nilerinin ekleneceğini belirten İDDMİB Başkanı, Suriye pa­zarındaki canlanma ve Ukray­na-Rusya hattındaki olası yu­muşamanın Türk ihracatçısı için büyük bir “yeniden yapı­lanma” pazarı oluşturacağını kaydetti.

İhracatçıların en sı­kıntılı olduğu konulardan bi­ri olan yüksek faiz düşük kur makasına da değinen Tecdeli­oğlu, ihracatçının 2026 yılın­da düşen faizlerle birlikte pa­raya daha kolay ulaşabilir hale geleceğine dikkat çekti.

Bu du­rumun ihracatta hareketliliğin önünü daha da açacağını ifa­de eden Tecdelioğlu, “2025’te yüksek faizle çok zorlanıyor­duk, kârımızı faize veriyorduk, hatta zarar ediyorduk.

İşlet­meler ciddi anlamda zarar yılı yaşadı.2026’nın ise zarardan kurtulup artıya geçtiğimiz bir yıl olacağını umuyoruz” değer­lendirmesini yaptı.

İhracat­çılar olarak her dönem Türk ürünlerini dünyanın her tara­fına taşımak için yoğun bir şe­kilde çalıştıklarını kaydeden Tecdelioğlu, bu anlamda dev­letten şu anda yüzde 3 olarak uygulanan kur desteğinin ar­tırılmasını istediklerini vur­guladı.

Bunun yanından ham maddeler üzerindeki vergile­rin de tekrar gözden geçiril­mesini isteyen Tecdelioğlu, kendi sektörleri adına hurda ithalatında da kolaylık bekle­diklerini sözlerine ekledi.“E-ihracat için firmaları teşvik ediyoruz”Firmaların ürün çeşitliliği konusunun da çok önemli ol­duğunun altını çizen Tecdeli­oğlu, üye firmaları ürün çeşidi­ni artırmaları yönünde teşvik ettiklerini ve onlara yol göster­diklerini belirtti.

Bu anlamda e-ihracatın da çok önemli ol­duğunu kaydeden Tecdelioğ­lu, “Dünyada e-ticaret hacmi her geçen gün artıyor.

Ticaret Bakanlığımızın da çok güzel bir çalışması var. 40’tan fazla ülkeyi inceleyip nasıl ve han­gi kanallar üzerinden satış ya­pılacağını gösteren bir rehber hazırladılar.

Böylesi bir kanalı ve hazır reçeteleri kullanarak dünyada pazar payımızdaki artışı devam ettirebileceğimi­ze inanıyoruz” diye konuştu.Alt sektörlerle ilgili de bilgi veren Tecdeelioğlu, alümin­yum sektörü ihracatının geç­tiğimiz yıl yüzde 8,77 artış ile 5,36 milyar dolara, bakır sek­törünün yüzde 25,3 artışla 2,79 milyar dolara, hırdavat sektö­rünün yüzde 2,4 artış ile 11,9 milyar dolara, metal ambalajın yüzde 4,6 artışla 517,6 milyon dolara, döküm sektörü ihraca­tının yüzde 2,3 artış ile 11,51 milyar dolara, yapı malzeme­lerinin yüzde 6,15 artışla 31,6 milyar dolara, armatür sektör ihracatının da yüzde 1,4 artış ile 4 milyar dolara yükseldiği­ni belirtti.

Tecdelioğlu, genel mutfak sektörü ihracatının ise anti-damping belirsizlikle­ri sebebiyle yüzde 3,3 azalışla 5,47 milyar dolara gerilediğini aktardı.İhracat Koçluğu ile firmalara ihracat desteğiSektörde ihracat yapan firma sayısını artırmayı en önemli hedeflerinden biri olarak gördüklerini söyleyen Çetin Tecdelioğlu, bunun için İhracat Koçluğu adı altında bir program başlattıklarını belirtti.

Üniversite destekli bu programda üç ay boyunca firmalara mentörlük yaptıklarını ve onları ihracat rotasına soktuklarını belirten Tecdelioğlu, böylece Türkiye’nin ihracat havuzunda bulunan firma sayısını artırmak istediklerinin altını çizdi.

Tecdelioğlu, tek koşulun ise yabancı dil bilen bir personel çalıştırma zorunluluğu olduğunu belirtti.“Mısır’a da Suriye’ye de gidemeyiz”Üretim şartlarının zorlaşması ve maliyet yükü nedeniyle tekstil ve hazır giyim gibi bazı sektörlerin yurt dışı yatırımlara yöneldiği hatırlatılan Çetin Tecdelioğlu, “Üretimden hizmete kayış var.

Ama biz ağır sanayiyiz.

Bizi besleyen yan sanayi olmadan ne Mısır’a ne de Suriye’ye gitmemiz mümkün değil” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri