Haber Detayı

Bitki bazlı beslenme zamanı: Veganuary
Dünya+ dunya.com
09/01/2026 00:00 (17 saat önce)

Bitki bazlı beslenme zamanı: Veganuary

İçinde bulunduğumuz ay Vega­nuary başka deyişle veganlığa adanmış bir ay. Adını vegan ve İngi­lizcede ocak ayı anlamına gelen ja­nuary kelimelerinin birleşiminden alıyor.

Aydil DURGUNaydil.durgun@dunya.comBir zamanlar yalnızca vegan ve vejetaryenlerin etik değerler nedeniyle benimsediği bitki baz­lı beslenme artık bundan çok daha fazlası.

Giderek daha fazla insan bu beslenme şeklini benimsiyor; da­ha da fazla sayıda insan hayvansal ürünleri tamamen hayatından çı­karmasa da tüketimini önemli öl­çüde azaltmış durumda.

Özellikle son yıllarda ivme kazanan sağlık­lı yaşam ve iklim kriziyle mücade­le hareketi aynı yöne işaret ediyor: Bitki bazlı beslenme.Giderek büyüyen bitki bazlı gıda pazarında rakamlar da bunu göste­riyor.

Küresel pazarın 2025 yılında 13-50 milyar dolar arasında oldu­ğu tahmin ediliyor.

Aralığın bu ka­dar geniş olmasının nedeni fark­lı ürünlerin bitki bazlı gıda çatısı altında değerlendirilmesi.

En ge­niş tanımıyla et, süt ürünleri alter­natifleri olanlar dahil olmak üzere tüm bitkisel ürünler bu pazara da­hil edildiğinde rakam yükseliyor.Pazarın geleceği ise parlak görü­nüyor.

Bloomberg Intelligence’ın projeksiyonuna göre 2030’a gelin­diğinde bitki bazlı gıdalar pazarın yüzde 7,7’sini oluşturacak ve pazar büyüklüğü 162 milyon doları bula­cak.

Bir başka projeksiyon ise Pre­cedence Araştırma’ya ait; 2034 için tahmini 103 milyar dolar.GFI raporuna göre 2024 yılın­da, bitki bazlı et ve deniz ürünle­rinin küresel perakende satışları yaklaşık 6,1 milyar dolara ulaşır­ken, sütün başı çektiği bitki bazlı süt ürünleri alternatiflerinin satışı 22,4 milyar doları buldu.

Yine aynı rapora göre bitki bazlı gıda pazarı pastasında badem, soya, yulaf sü­tü gibi alternatifler en büyük dili­min sahibi.Sağlığını düşünenler de bu vagondaBu büyümenin ardında sağlık nedenleriyle hayvansal ürün tüke­timi azaltanlar veya tamamen ha­yatından çıkaranların da payı var elbette.

Yine verilere bakalım: Ge­çen yıl Cambridge Üniversitesi’nin yayınladığı bir araştırmaya göre et tüketenlere kıyasla, vejetaryen­ler ve veganlar genellikle daha dü­şük vücut kitle endeksi, kolesterol, LDL, TAG ve kan şekeri seviyeleri­ne sahip.

Bu kardiyovasküler has­talıklar, diyabet, obezite, kronik böbrek yetmezliği ve çeşitli kan­serler de dahil olmak üzere pek çok hastalığın gelişme olasılığının da­ha düşük olduğu anlamına geliyor.

Saygın tıp dergisi NLM’de yayın­lanan geniş çaplı araştırmaya göre yeterli miktarda protein tüketimi sağlıklı yaşlanmaya yardımcı olu­yor; kronik hastalık riskini azaltı­yor ve hem mental hem fiziksel ola­rak daha sağlıklı olmak anlamına geliyor.

Tüketilen protein türleri açısından bakıldığında ise bitki te­melli olanlarda söz konusu olumlu etkilerin daha yüksek olduğu gö­rülüyor.Ancak burada bir parantez aç­makta fayda var; özellikle et ürün­lerine alternatif olarak geliştirilen bitki bazlı ürünlerin birçoğu aşırı işlenmiş gıda sınıfına giriyor.

Bit­ki bazlı ya da değil; aşırı işlenmiş gıdaların sağlığa olumsuz etkileri ise başka bir yazının konusu olabi­lecek kadar kapsamlı.

Kısacası bit­ki bazlı besin eşittir sağlıklı demek mümkün değil.Tüm dünya bitki bazlı beslense ne olur?Gezegenimize etkisine ge­lince… Oxford Üniversite’sin­den Marco Spring­man’ın aktardığı araştırma verilerine göre 2050’ye kadar tüm dünya nüfusu vegan olursa gıda kaynaklı emisyon­lar yüzde 75 ora­nında azalabi­lir.

Bu biraz faz­la dramatik bir projeksiyon ol­du diyorsanız dünya nüfusu­nun 2050’ye ka­dar vegan veya ve­jetaryen olduğu se­naryoya bakalım… Gıda kaynakları emisyonların yüzde 63-70 oranında düşebileceği ön­görülüyor.

Haftada maksimum üç porsiyon kırmızı et tüketildiği senaryoda ise emisyon yüzde 29 oranında düşüyor.Rakamların da söylediği gi­bi bitki bazlı beslenmeye ilgi gi­derek artıyor.

Vegan burgerin çok ötesine geçen ürün çeşitleriyle artık ton ba­lığından karidese pek çok hayvansal ürünün bitki bazlı alternatifinin olması işleri kolay­laştırıyor.

Geçmişte, dünya nüfu­suna oranla bir avuç veganın aç­tığı bu dikenli yol 2026 yılı gelin­diğinde gül bahçeleri vadediyor.

Veganuary’yi bahane edip ayın geri kalanını bitki bazlı beslen­meyle tamamlayabilirsiniz.

Kim bilir belki hoşunuza gider…

İlgili Sitenin Haberleri