Haber Detayı
Yılmaz: Tamamlayıcı emeklilikte henüz olgunlaşmış bir çalışma yok | Son dakika ekonomi haberleri
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, faiz indirimi tartışmalarında belirleyici unsurun reel faiz olduğunu vurgularken, enflasyon düşüşüyle birlikte TL'den çıkış beklemediklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 yılı değerlendirme ve 2026 Beklentiler Toplantısı nda ekonomik büyüme, faiz, enflasyon hedefi, emekli maaşları, BES düzenlemesi, küresel riskler ve uluslararası yatırımlar ilişkin birçok konuya dair açıklamalarda bulundu.
Cevdet Yılmaz, faizlerde olası düşüşlerin TL den çıkışı tetikleyeceği yönündeki endişelere ilişkin, belirleyici unsurun “nominal faiz” değil reel faiz olduğunu söyledi.
Yılmaz, enflasyonun düşüş eğiliminde olduğu bir ortamda faiz indiriminin reel getiriyi bozmayacağını belirterek, bu koşullarda TL den çıkış, dolara ya da altına yönelim beklemediklerini ifade etti.
Yılmaz, kamuoyunda tartışılan kıymetli maden (altın) takip sistemine ilişkin, uygulamanın içeriğinde köklü bir değişiklik bulunmadığını belirtti.
Yılmaz, düzenlemenin yalnızca parasal ödemelerin ve aktarımların bankacılık sistemi üzerinden yapılmasını öngördüğünü vurgulayarak, bunun temel amacının kayıtlılığı artırmak olduğunu, piyasalar üzerinde ilave ya da beklenmedik bir etki öngörmediklerini söyledi.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının yeni yıla ilişkin değerlendirmelerine yönelik ise Yılmaz şunları söyledi: Türkiye nin risk göstergelerinde önemli iyileşme var, cari açığında önemli iyileşme var, bütçe performansında önemli iyileşmeler, rezervlerinde önemli iyileştirmeler, dolayısıyla bunların doğal olarak kredi değerlendirmelerine de yansımasını bekliyoruz.
Enflasyon hedefi yüzde 20 nin altında Cevdet Yılmaz, enflasyon hedefi ve OVP güncellemesine ilişkin, Orta Vadeli Program da 2026 yılı için öngörülenin yüzde 16 yani yüzde 13 ila 19 aralığında olduğunu, pratikte ise yüzde 20 nin altının hedeflendiğini söyledi.
Yılmaz, mevcut görünüm itibarıyla OVP de bir güncelleme ihtiyacı görmediklerini, Ocak ayı ve izleyen aylarda enflasyon eğiliminin daha net bir tablo ortaya koyacağını ifade etti.
Enflasyon beklentilerinin hâlihazırda yüzde 23 ün üzerinde seyrettiğini belirten Yılmaz, ilk çeyrekte sağlanacak iyileşmenin beklentilere de yansıyacağını, beklentilerin sabit değil dinamik bir süreç olduğunu vurguladı.
Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: Regülasyonlar normalleşme, şimdi regülasyonlarda elbette zaman içinde finansal piyasalar rahatladıkça, belli mesafeler alındıkça düzenlemelerde daha bir normalleşmeye geçiş beklenmesi gereken bir durum, ancak bir es gibi bir şey söz konusu değil, es verme diye bir şey programımızda söz konusu değil.
Programda ince ayarlar her zaman yapılabilir.
Bütün programlar dinamiktir, gelişen şartlara göre, ihtiyaçlara göre ince ayarlar -yönetim bunun için var- her zaman yapılabilir, ama programımızın esasında hiçbir şekilde bir es verme, duraksama söz konusu değil.
Dolayısıyla programımızı biz kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz.
Enflasyonla mücadelede yaklaşık 45 puanlık bir düşüş sağlandığını belirten Yılmaz, hedeflenen seviyenin üzerinde kalınmasının temel nedenleri arasında tarım sektöründe yaşanan olumsuzluklar ile hizmet enflasyonunda eğitim ve kiralardaki artışı gösterdi.
Eğitimdeki fiyat artışı toplumun yüzde 10 unu ilgilendiriyor Özel okullardaki fiyat artışının oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Yılmaz, eğitimdeki fiyat artışlarının toplumun yaklaşık yüzde 10 unu ilgilendirdiğini belirtti.
Yılmaz, konut arzının artması ve sosyal konut projelerinin devreye girmesiyle kira kaynaklı baskıların azalacağına işaret ederken, TÜİK verilerine göre kiracı oranının 2024 te yüzde 27 ye gerilediğini, bunun da deprem konutlarının tamamlanmasıyla bağlantılı olduğunu ifade etti.
Prime dayalı belirlenmiş ücret demek kök ücret, onda enflasyon kadar artışlar oluyor Cevdet Yılmaz, en düşük emekli aylığına ilişkin artışların, SSK ve Emekli Sandığı’nda olduğu gibi otomatik ve kural bazlı bir mekanizma olmadığını belirterek, bu uygulamanın sosyal politika kapsamında 2018 de çıkarılan bir kanunla hayata geçirildiğini söyledi.
Yılmaz, prime dayalı maaşların enflasyon oranında arttığını, ancak kök ücret artışı asgari emekli aylığını aşmadığında bazı emeklilerin fiilen artış alamadığını vurguladı.
Bu sorunun giderilmesi için kanuni düzenleme kararı aldıklarını ifade eden Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın katkısıyla etki analizlerinin tamamlandığını ve çalışmaların Meclis grubuyla paylaşıldığını söyledi.
Yapılacak düzenlemenin bütçe imkanları ve mali disiplin gözetilerek, emeklilere duyarsız kalmadan ancak kamu dengelerini bozmadan makul bir denge noktasında şekilleneceğini belirten Yılmaz, sürecin nihai karar merciinin Meclis olduğunu kaydetti.
BES te devlet katkısı yüzde 20 ye düşürüldü Cevdet Yılmaz, Bireysel Emeklilik Sistemi ne (BES) ilişkin devlet katkısının yüzde 30 dan yüzde 20 ye düşürülmesinin, sistemden vazgeçildiği ya da teşvikin azaltıldığı anlamına gelmediğini, BES i desteklerini söyledi.
Yılmaz, bütçenin hazırlanma aşamasında bu varsayımla hareket edildiğini belirterek, söz konusu oranın normalleşen finansal koşullar içinde hâlâ güçlü ve cazip bir teşvik sunduğunu vurguladı.
BES in hem bireylerin emeklilik döneminde gelirlerini artırması hem de tasarruf oranlarını yükselterek makroekonomik istikrara katkı sağlaması açısından önemini koruduğunu ifade eden Yılmaz, sigortacılık sektörünün Türkiye de en yüksek gelişme potansiyeline sahip alanlardan biri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tamamlayıcı emeklilik sistemine ilişkin olarak, şu aşamada gündemlerinde olgunlaşmış bir çalışma bulunmadığını belirterek, bu tür adımların ancak kapsamlı bir etki değerlendirmesi ve hazırlık süreci sonrasında ele alınabileceğini söyledi.
Yılmaz konu hakkında şu ifadeleri kullandı: Tamamlayıcı emeklilik sisteminde gündemimizde henüz olgunlaşmış bir çalışmamız şuan için yok.
Bu tür konular ancak iyi bir etki değerlendirme, bir hazırlık yapıldıktan sonra tartışılması gereken konular diye ifade etmek isterim.
İnsanların alternatiflerini arttırmakta her zaman fayda var, alternatif tasarruf imkanlarını arttırmakta fayda var.
Yaşlanan bir nüfusuz, işte demografiden sormadınız ama, demografi her şeyi etkiliyor, sosyal güvenlik sistemini de köklü bir şekilde etkiliyor. 2025 in ilk 10 ayında 11,6 milyar dolarlık sermaye girişi oldu Cumhurbaşkanı Yardımcısı, uluslararası doğrudan yatırımlarda Türkiye ye yönelik güvenin güçlendiğini belirterek, yılın ilk 10 ayında 11,6 milyar dolarlık doğrudan sermaye girişi sağlandığını söyledi. 12 aylık doğrudan yatırım tutarının ise 14,7 milyar dolar seviyesine ulaştığını belirten Yılmaz, hedeflerinin yalnızca yatırımı artırmak değil, aynı zamanda teknolojik içeriği yüksek, bölgesel kalkınmayı ve nitelikli istihdamı destekleyen yatırımları önceliklendirmek olduğunu söyledi.
Geçtiğimiz dönemde enerji, iklim ve sağlık alanlarında önemli düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Yılmaz, 2026 yılının reformlara daha fazla odaklanılan bir yıl olacağını ifade etti.
Vergi yapılandırılması yönelik bir düzenleme yok Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, vergi yapılandırmasına yönelik yeni bir düzenlemenin gündemlerinde bulunmadığını belirterek, önceliklerinin toplum genelinde düzenli ödeme alışkanlığının güçlendirilmesi olduğunu söyledi.
Yılmaz şunları dedi: Vergi yapılandırılması gündemimizde yok.
Düzenli ödeme alışkanlığının toplumumuza yerleşmesi gerekiyor.
Bu konuda başka da bir gündemimiz yok.
Ancak firma bazında zaten mekanizmalar kanunumuzda oluşmuş durumda.
Yani bir firma zora düştüyse bununla ilgili gerek bankacılık sisteminde, gerek vergisel konularda, gerek prim konularında uzlaşma mekanizmaları var biliyorsunuz, yeniden yapılandırma mekanizmaları var.
O mekanizmaların çalışmasının daha doğru olduğuna inanıyoruz.