Haber Detayı

Cevdet Yılmaz Ocak ayı enflasyon beklentilerini açıkladı
Ekonomi yeniasir.com.tr
09/01/2026 10:23 (15 saat önce)

Cevdet Yılmaz Ocak ayı enflasyon beklentilerini açıkladı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da ekonomi basını ile bir araya gelerek enflasyon beklentilerinin yüzde 20’li rakamları, yüzde 30’un altını görmek olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025'te temel makroekonomik göstergelerde öngörü ve hedeflerin önemli oranda gerçekleştiğini belirterek, 'Orta Vadeli Program'ımızın (OVP) temel hedeflerine, öngörülerine ulaştığımızı rahatlıkla ifade edebiliriz.' dedi.

Yılmaz, İstanbul'da ekonomi basını ile bir araya gelerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİR 17 BİN DOLARIN ÜZERİNDE Türkiye'nin milli gelirinin 2025'te 1,5 trilyon doları aşmasını beklediklerini vurgulayan Yılmaz, 'Kişi başına düşen gelirimiz de 17 bin doların üstünde.

OVP rakamı 17 bin 748 dolar.' diye konuştu.

Yılmaz, '2025 yılını temel olarak değerlendirirsek, temel makroekonomik göstergelerimizde öngörü ve hedefler önemli oranda gerçekleştirilmiştir.

Hedefler yüzde 100, nokta atışı tutar mı?

Böyle bakmamak lazım.

Hedefin çevresinde bir yerdeyseniz hedefinizi büyük oranda yakalamışsınız demektir.

İstikamet önemlidir.

Yani çizdiğiniz hedeflere doğru mu gidiyorsunuz?

Onlardan bir sapma mı var?

Buna bakmak lazım.' ifadelerini kullandı.

Yılmaz, zaman zaman burada 'Yüzde 12 dediniz, niye yüzde 11 oldu' gibi eleştirilerin yapıldığını anımsatarak, 'Saygıyla karşılıyoruz tabii ama gerçekten hedefe ulaşıldı mı, ulaşılmadı mı derken bence iki şeye bakılmalı.

Hedefe yakın bir seviyede miyiz ve aynı doğrultuda mı değişim var?

Bunlar varsa aslında büyük oranda hedeflerinize ulaştınız demektir.

Orta Vadeli Program'ımızın temel hedeflerine, öngörülerine de ulaştığımızı rahatlıkla ifade edebiliriz.' şeklinde konuştu. 'CARİ AÇIĞI DÜŞÜRMEMİZ OVP AÇISINDAN EN ÖNEMLİ BAŞARILARDAN' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonun öngördükleri takvim çerçevesinde ilerlediğini belirterek, 2024 Haziran'dan bu yana 44,6 puanlık düşüş yaşandığını, sadece tüketimle değil üretim, yatırım ve ihracatla sağlanan dengeli bir büyüme yakaladıklarını anlattı.

Hem enflasyonu düşürmeyi hem de büyümeyi aynı anda başardıklarını dile getiren Yılmaz, son yıllardaki en önemli gelişmelerden birisinin cari işlemler açığındaki düşüş olduğunu söyledi.

Cari açık düşünce dış finansman ihtiyacının da düştüğünü kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Türkiye bunu başardı.

Son dönemde ciddi anlamda bir cari açık düşüşü oldu ve bu yıl yüzde 1,4 civarında cari açık bekliyoruz.

Bundan sonraki yıllarda benzer seviyelerde, yüzde 1'e doğru inen bir beklentimiz var.

Bu son derece önemli.

Çünkü bizim kalkınma tarihimizin en önemli meselesi cari açık meselesidir.

Cari açığı düşürürseniz riskleri düşürmüş oluyorsunuz.

Çok daha yönetilebilir bir ortam oluşmuş oluyor.

Dolayısıyla bunu başarmamız OVP açısından en önemli başarılardan biri.' Yılmaz, işsizliğin 31 aydır tek hanede seyrettiğini, bütçe açığının son derece olumlu bir performans gösterdiğini kaydederek, makroekonomik göstergelerdeki iyileşen görünümle yatırımcıların Türkiye'ye bakışının olumlu yönde değiştiğini, 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) düştüğünü, rezervlerin arttığını anlattı.

Enflasyonda yüzde 30'un altını hedeflediklerini ancak eylüldeki hareketlilik ile tarımda yaşanan don ve kuraklığın bunu engellediğini bildiren Yılmaz, 'Aynı yıl içinde hem don hem kuraklık yaşadık.

Bu her zaman yaşanan bir durum değil.

Dönemsel konjonktürel bir durum.

Tarım sektöründe dolayısıyla yıl genelinde yüzde 6 civarında bir daralma bekliyoruz.' dedi. 'OCAKTA BEKLENTİMİZ YÜZDE 30'UN ALTINI GÖRMEK' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonun yüzde 30'un üzerine kalmasının sebeplerinden birisinin hizmet enflasyonundaki katılıklar olduğunu belirterek, 'Onları kırıyoruz ama orada daha hızlı bir şekilde kırılması gerekiyor.

Hizmet enflasyonu daha inatçı.

Eğitim, kira gibi kalemleri kastediyorum özellikle.

Yüzde 30'un üstünde kalmamıza sebep oldu ama ocak ayında beklentimiz yüzde 20'li rakamları, yüzde 30'un altını görmek şeklinde.' diye konuştu.

Enflasyonun alt kalemlerindeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, bu alandaki yıllık beklentilerin iyileşmesinin önemine işaret etti.

Yılmaz, reel sektörün ve hane halkının enflasyon beklentisinin hala yüksek olduğuna değinerek, 'Dolayısıyla önümüzdeki dönem özellikle beklentiler kanalıyla bir iyileşme sağlanması yüzde 20'nin altına inme hedefimize büyük destek olacaktır.

Reel sektör piyasa katılımcılarına biraz yakınsarsa bu durum enflasyonla mücadelemize büyük güç verecektir.

Önümüzdeki dönem beklentiler kanalına daha fazla yoğunlaşacağız, daha güçlü iletişimle beklentileri iyileştirme yönünde çaba sarf edeceğiz.' açıklamasında bulundu. 'MESLEKİ EĞİTİME DAHA FAZLA AĞIRLIK VERMEK ATIL İŞ GÜCÜNÜ AZALTACAK' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel olumsuzluklara rağmen Türkiye'nin geçen yıl 273,4 milyar dolar mal ihracatına imza attığını, bu rakamın OVP ile fazlasıyla uyumlu olduğunu belirterek, hizmet ihracatının da 123 milyar dolara ulaştığını, toplamda 396 milyar doları aştıklarını anlattı.

Gelecek yıl 410 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı hedeflediklerini dile getiren Yılmaz, cari açığın 22 milyar dolarla oldukça sürdürülebilir bir seviyede olduğunu söyledi.

Kadınların iş gücüne katılımını artıracaklarını kaydeden Yılmaz, mesleki eğitime daha fazla ağırlık vereceklerini, bunun atıl iş gücünü azaltacağını söyledi.

Yılmaz, 'Burada medyaya da görev düştüğüne inanıyorum.

Üretmenin, çalışmanın, emeğin değerini topluma daha fazla anlatmamız lazım.

Özellikle yeni kuşaklara daha fazla aktarılmalı.

İnsanlar ekonominin içinde olmayı, çalışmayı, emek harcamayı, üretmeyi daha prestijli görmeli ki iş gücü piyasasına, girişimciliğe gelip katılsınlar.

Üretim kültürünü geliştirme atıl iş gücünü azaltmada önemli bir unsur.' şeklinde konuştu. 'BÜTÇE AÇIĞINDA 2025'İ YÜZDE 3 SEVİYESİNDE KAPATMIŞ OLACAĞIZ' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, deprem harcamaları nedeniyle son yıllarda bütçe açığının arttığına değinerek, sözlerine şöyle devam etti: '2025 yılında OVP'de yüzde 3,6 olarak ifade ettik.

Ama son aylarda gelirlerde çok iyi bir performans çıktı ortaya.

Dolayısıyla bütçe açığının milli geliri oranı muhtemelen yüzde 3,6'dan çok daha düşük seviyede olacak.

Yani yüzde 3, hatta bir miktar yüzde 3'ün altında olma ihtimali bile belirdi.

Milli gelir martta netleştiğinde bu oranı net bir şekilde hesaplama imkanımız olacak.

Ama şu anki tahminimiz deprem etkisine rağmen 2025 yılını yüzde 3 seviyesinde kapatmış olacağız.

Yüzde 3,6'yı deprem etkisini çıkardığınızda yüzde 2,8 olarak hesaplamıştık.

Dolayısıyla yeni rakam yüzde 2'ye yakın.

Deprem etkisini saymazsak bütçe açığının milli geliri oranı yüzde 2'ler seviyesinde olacak.

Bu gerçekten çok ciddi, olumlu bir performans.' Yılmaz, maastricht kriterine göre yüzde 60 olan kamu borç stokunun milli geliri oranının Türkiye'de yüzde 24,5'e kadar düştüğünü belirterek, 'Dünyada şu anda devletlerin en büyük problemlerinden biri, gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere, yüksek kamu borç stoku.

Özellikle pandemi bunu daha da artırdı.

Dünyada çok ciddi bir borç sorunu, özellikle kamu borç sorunu var.

Türkiye böyle bir soruna sahip olmayan nadir ülkelerden.' diye konuştu.

Türkiye'nin toplam borçluluk oranının da ortalamanın epey altında olduğunu vurgulayan Yılmaz, Kur Korumalı Türk lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarını (KKM) ihtiyaç kalmadığı için sonlandırdıklarını, uyguladıkları program sayesinde TL'nin toplam mevduattaki payının yüzde 31,6'dan yüzde 61'e yükseldiğini anlattı. 'ÇEŞİTLİ KESİMLER İÇİN ÇOK DAHA DÜŞÜK ORANLARDA FİNANS KULLANMA İMKANI SAĞLANACAK' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 26 Aralık haftası itibarıyla TCMB rezervlerinin 194 milyar dolara yükseldiğini, CDS'nin 1 Aralık itibarıyla 2018'den sonraki en düşük seviyesine, 205 civarına düştüğünü, gelecek dönemde 200'lerin altını görebileceklerini söyledi.

Uyguladıkları programın özellikle emek yoğun sektörlerde bazı sıkıntılara yol açtığını bildiklerini anlatan Yılmaz, 'Toplamda bir sorunumuz yok.

İhracatımız artıyor, makro düzeyde sanayimiz gelişiyor, sanayi ihracatımız artıyor ama sektörel bazda birtakım etkilenmeler söz konusu.

Onlara dönük olarak da çeşitli uygulamalar yapıyoruz.' şeklinde konuştu.

Yılmaz, genel politika dışında çeşitli kesimlere ve sektörlere dönük olarak seçici finansal enstrümanlarının bulunduğunu ifade ederek, '2026 için şunu söyleyebilirim: Bir taraftan bu enflasyondaki, faizlerdeki düşüş genel finansal maliyeti aşağıya çekecek.

Diğer taraftan selektif bazda uyguladığımız programlarla da çok daha düşük oranlarda finans kullanma imkanı çeşitli kesimler için sağlanmış olacak.

Bunlar arasında ihracatçılar çok önemli.' dedi.

Cevdet Yılmaz, ihracatçılara, KOBİ'lere, esnafa, tarım sektörüne, çiftçiye, yatırımcılara, yüksek teknolojili yatırımlara, emek yoğun sektörlere sunulan desteklere ilişkin örnekler paylaştı. '2026'DA TOPLAM MİLLİ GELİRİMİZİN 1,7 TRİLYON DOLARA YAKLAŞMASINI BEKLİYORUZ' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yıla ilişkin küresel ekonomiye dair beklentilerden bahsederek, korumacılık ve belirsizlikler nedeniyle küresel ticaretin büyümeden daha hızlı düştüğünü söyledi.

Türkiye'nin ihracatının büyük kısmının ticaret ortaklarına olmasının kendisine avantaj sağladığını dile getiren Yılmaz, bu ülkelerdeki büyüme performansına ilişkin beklentilerin nispi de olsa 2025'ten daha olumlu olduğunu, bu durumun da Türkiye'yi pozitif etkileyeceğini bildirdi.

Yılmaz, ABD ve Avrupa'daki merkez bankalarının faiz indirimlerini sürdüreceğini, bu durumun gelişmekte olan ülkelere, dolayısıyla Türkiye'ye finans akımını artıracağını kaydederek, emtia ve petrol fiyatlarının daha ılımlı bir seyir içinde olmasını beklediklerini ifade etti.

Cevdet Yılmaz, 'Bu 3 faktör bize güç verecek küresel anlamda.

Ticaret ortaklarımızın nispeten daha iyi büyümesi, küresel finansal koşulların nispeten iyileşmesi, emtia fiyatlarının ılımlı seyretmesi...

Bu 3 küresel koşul büyümemizi ve enflasyonla mücadelemizi destekleyici mahiyette.' dedi.

Türkiye'nin geçen yılın 9 ayında yüzde 3,7 büyüdüğünü anımsatan Yılmaz, 'Yıl genelinde yüzde 3,3 gibi bir tahminimiz var.

Bu yıl büyüme biraz daha ivmelenecek diye bekliyoruz.

Yüzde 3,8 bir reel büyüme beklentimiz var.

Tahminlerimizin gerçekleşmesi halinde 2026'da toplam milli gelirimizin 1,7 trilyon dolara yaklaşmasını, kişi başına gelirimizin 19 bin dolarlara yükselmesini bekliyoruz.' şeklinde konuştu. 'SIKI PARA POLİTİKASINDAKİ SAĞLAM DURUŞ SÜRECEK' Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yıl enflasyonun yüzde 20'nin altına inmesini beklediklerine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: '2026'da sıkı para politikamıza devam edeceğiz.

Orada sağlam duruş devam edecek.

Enflasyonla mücadelemize finansal taraftan destek olmaya devam edeceğiz.

Nitekim biliyorsunuz yeniden değerleme oranını birtakım ürünlere tam olarak yansıtmadı Sayın Cumhurbaşkanımız.

Finansal mali politikalarla aslında enflasyonla mücadelemize destek var.

Maliye politikası tarafından enflasyonla mücadeleye daha fazla destek öngörüyoruz.

Bir taraftan da yapısal reform gündemimiz, dönüşümler, arz yönlü politikalarımız var.

Bunlar da enflasyonla mücadelemizin bir parçası.

Sadece olayı para politikasından ibaret görmüyoruz.

Hem para politikası hem maliye politikası hem yapısal dönüşümlerle bütüncül bir programa sahibiz.

Koordineli bir şekilde hareket ediyoruz.'

İlgili Sitenin Haberleri