Haber Detayı

Hububat ihracatı 2025’te 12,4 milyar dolar oldu
şehir ekonomigazetesi.com
09/01/2026 11:15 (16 saat önce)

Hububat ihracatı 2025’te 12,4 milyar dolar oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü 2025 yılında 12,4 milyar dolarlık ihracata imza atarak küresel ticaretteki belirsizliklere rağmen istikrarlı büyümesini sürdürdü. Çikolata ve kakaolu ürünlerden ayçiçek yağına, bisküvi, gofret, şekerleme ile makarna ve buğday ununa kadar geniş bir ürün yelpazesini kapsayan sektör, yılı değer bazında yüzde 3,9’luk artışla tamamladı.

NİHAT DÜZGÜN / GAZİANTEP İhracat kalemleri incelendiğinde, yaklaşık 1,4 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 47,7’lik artışla çikolata ve kakao bazlı ürünler ilk sırada yer aldı.

Ayçiçek yağı, yüzde 18,9 artış ve 1,1 milyar dolarlık ihracatla ikinci sıraya yükselirken; makarna ve buğday unu ihracatında sırasıyla yüzde 1,6 ve yüzde 3 oranında sınırlı gerileme kaydedildi.

Ülke bazında bakıldığında, sektörün en büyük pazarı konumundaki Irak’a yapılan ihracat, 2025’te yüzde 18,2’lik daralma ile 1,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Buna karşın ABD pazarı, yüzde 36,3’lük güçlü artışla 885 milyon doları aşarken, Suriye’ye yapılan ihracat yüzde 35,4 artışla 700 milyon dolara ulaştı.

Bu tablo, sektörün pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. “Sektörümüz dış şoklara karşı uyum kabiliyetini kanıtladı” 2025 yılsonu verilerini değerlendiren TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, bitkisel ürünler ihracatında genel bir daralma yaşanan bir yılda hububat sektörünün pozitif ayrıştığını vurguladı.

Tiryakioğlu, temel ürün gruplarının sağladığı ölçek ve sürekliliğin, gıda sanayinin rekabet gücünü besleyen stratejik bir unsur olduğunu ifade etti.

Irak pazarındaki yaklaşık 400 milyon dolarlık kayba rağmen, sektörün yılı ihracat artışıyla kapatmasının önemine dikkat çeken Tiryakioğlu, “Bu tablo, pazar çeşitlendirme refleksimizin ve dış şoklara karşı uyum kabiliyetimizin açık bir göstergesidir” dedi.

ABD pazarında yakalanan yüksek artışın ise Türkiye’nin kalite standartlarını ve ürün güvenilirliğini daha ileri bir seviyeye taşıdığını ortaya koyduğunu belirtti. “Gıda sanayii ekonominin dayanıklılık alanlarından biri” Gıda sanayiinin 2025’te yalnızca ihracat performansıyla değil, istihdam yaratan yapısı, tedarik zinciri üzerindeki çarpan etkisi ve fiyat istikrarına katkısıyla da öne çıktığını vurgulayan Tiryakioğlu, dezenflasyon süreciyle birlikte fiyatlama davranışlarındaki dalgalanmaların azaldığını söyledi.

ISO PMI verilerinin, gıda ürünleri sektöründe Aralık ayında yeniden büyüme eğilimine işaret ettiğini hatırlatan Tiryakioğlu, üretimdeki artışın Nisan 2024’ten bu yana ölçülen en yüksek hızda gerçekleştiğini ifade etti.

Özellikle yeni ihracat siparişlerindeki toparlanmanın talebi güçlü biçimde desteklediğini belirten Tiryakioğlu, “Sanayi genelinde daralma eğiliminin sürdüğü bir yılda, gıda sanayii üretim, ihracat ve istihdam açısından en canlı alanlardan biri oldu” dedi.

Tiryakioğlu, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artıran, verimliliği yükselten ve piyasa mekanizmasına güven veren adımların devam etmesi halinde, gıda sektörünün 2026 yılında enflasyonla mücadelede daha da belirgin bir rol üstleneceğine inandığını sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri