Haber Detayı

83 yaşındaki usta sanatçı Ergin İnan her gün 8 saat resim yapıyor
Kültür - sanat nefes.com.tr
09/01/2026 11:18 (15 saat önce)

83 yaşındaki usta sanatçı Ergin İnan her gün 8 saat resim yapıyor

83 yaşındaki duayen sanatçı Ergin İnan, 1964’ten günümüze uzanan eserlerini bir araya getiren ‘Zaman ve İzler Arasında’ isimli sergisini CerModern’de açtı. Her gün sabah saat 10.00 ile akşam saat 18.30 arası çalıştığını belirten İnan, “İnanın her gün çalışıyorum. Vücudumun hâlâ sağlam kalmasını, eğilip kalkabilme yeteneğimin devam etmesini buna borçlu olduğumu düşünüyorum. Bir yerde duramam zaten.” dedi.

HAŞİM KILIÇ / NEFESErgin İnan’ın Güzel Sanatlar Fakültesi eğitimine başladığı 1964 yılından bugüne ürettiği eserlerden oluşan ‘Zaman ve İzler Arasında’ isimli sergisi, CerModern’de Ankaralı sanatseverlerle buluştu.

Küratörlüğünü Marcus Graf'ın üstlendiği serginin retrospektif bir çalışma olduğunu belirten İnan, “Geçmişten bugüne yaptığım tüm resimleri bir araya koymak ve hepsini kapsayan bir retrospektif oluşturmak istedim.

Ama bu, tam anlamıyla büyük ölçekli bir retrospektiften ziyade, benim elimde kalan eserlerle, daha sınırlı bir boyutta oluşturduğum bir sergi oldu.

Daha çok geçmişteki zamanımı, o dönemlerde yaptıklarımı bir araya getirip göstermek amacıyla kurgulanmış bir retrospektif bu.

Yani küçük bir retrospektif sergi oldu” diye konuştu.OKUDUKLARINIZLA DERİNLEŞİYORSUNUZSergide dört yıllık üniversite eğitimini de kapsayan çalışmalardan son dönemde yaptığı akrilik çalışmalara kadar uzanan bir seçki bulunduğunu ifade eden İnan, yıllar içinde çalışmalarına yansıyan değişimi şu şekilde anlattı:“Aslında insan kendinde büyük bir değişiklik yaşamıyor.

Kendi kişiliğinizi muhafaza ediyorsunuz.

O kişilik, okuduklarınızla, düşündüklerinizle, duygularınızla derinleşiyor.

Derinleştikçe de yeni bir söylem buluyorsunuz.

Bu, renk olabilir ya da biçim olabilir.

Biçimler zaman zaman, farklı dönemlerde farklı şekillerde yansıyor.

O nedenle ben bunu bir gelişim süreci olarak görmüyorum.

Daha çok bir değişim süreci olarak düşünüyorum.

Değişen şeyler oluyor.

Yeni biçimler, yeni şekiller düşünüyorsunuz.

Mesela bir dönem Mevlana’yı çok okuduğunuzda, Mesnevi’yi çok okuduğunuzda, Mesnevi’deki o sözcüklerle bir şeyler yapmaya başlıyorsunuz, resimler yapıyorsunuz ve onları dile getiriyorsunuz.

Sonra okuduklarınızdan yola çıkarak başka dönemler geliyor.

Mesela Kafka için özel bir zaman ayırıp yorumladığım bir sergi oluşturmuştum.

Seneler evvel Berlin’de yaptığım sergiler vardı.

Mevlana ve Mesnevi için de Berlin’de bir sergi yapmıştım.

Bir de saygı niteliğinde sergiler yaptım.

Yani elbette okuduklarınızla derinleşiyorsunuz.”RENK VE IŞIĞIN ÖNEMİSon dönemde çalışmalarınızda renk kullanımının arttığını ifade eden sanatçı, “Bunun nedeni renge olan aşkım, ışığa olan aşkım.

Hakikaten öyle.

Derinlemesine düşündüğüm zaman, ışığın ve rengin önemini hep düşünüyorum.

Yaratılışın çok önemli bir unsuru.

Bize verilmiş bir anlatım gücü olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.Kendisini besleyen şeyin yaşadıklarından çok okudukları olduğunu anlatan İnan, “Yaşadıklarım benim için o kadar önemli olmuyor.

Okuduklarım ve kendi kendime derin düşüncelere daldığım zamanlar daha önemli.

Öbür taraf, yani yaşadıklarım, bana biraz oyun gibi geliyor” dedi.HER GÜN SEKİZ SAAT RESİM YAPIYOR83 yaşında olmasına rağmen hala her gün sekiz saat aktif olarak resim yaptığını söyleyen usta sanatçı, günlük çalışma temposunu şu şekilde anlattı:“Her gün çalışıyorum.

İnanın her gün çalışıyorum.

Vücudumun hala sağlam kalmasını, eğilip kalkabilme yeteneğimin devam etmesini buna borçlu olduğumu düşünüyorum.

Sabah 9.30’da kahvaltı yaptıktan sonra işe koyulurum.

Saat 10’da mutlaka çalışmaya başlarım.

Akşam 18–18.30 civarında çalışmayı bitiririm.

Ama sonra da durmam.

Bir yerde duramam zaten.

Otururum, yatak odamda masamın ucunda… Yine çalışırım.

Ne zaman uykum gelirse, o zaman kendimi yatağa atarım.”

İlgili Sitenin Haberleri