Haber Detayı
İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan yapay zeka uyarısı! 'Asla özne olmamalı!'
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijital dönüşümün gazetecilikte hız–doğruluk dengesini tehdit ettiğini belirterek, yapay zekâ ve algoritmaların hakikatin yerine geçemeyeceğini vurguladı. Dezenformasyon, deepfake ve küresel şirketlerin algoritmik tahakkümüne dikkat çeken Duran, dijital egemenliğin milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Basın İlan Kurumu tarafından düzenlenen “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” panelinde konuştu.Burhanettin Duran, dijital dönüşümün hayatımıza soktuğu kavramların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, hız ve doğruluk arasındaki dengenin önemine işaret etti.DİJİTALLEŞME VE HIZDijitalleşmenin gündeme getirdiği en önemli konulardan birinin hız olduğunu belirten Duran, bu hızın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla birlikte ciddi riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi.
Duran, "Bunun en önemli yanı doğru ile yanlış arasındaki bulanıklaşmadır.
Çizgi daha belirsiz hale gelmektedir.
Tek değer ölçüsünün hız olduğu durumlarda teyit ve bağlam gibi temel ilkelerin geri plana atılma riski oluşmuştur" ifadelerini kullandı. "CİDDİ BİR TEHDİT"Konuşmasında algoritmaların yönetimi konusuna da değinen Duran, belirli şirketler tarafından yönetilen algoritmaların ciddi riskler taşıdığını vurguladı.
Deepfake teknolojileri, otomatik içerik üretimi ve sahte hesap ağlarının iletişimin en değerli unsuru olan doğru bilgiyi zehirleyebileceğini belirten Duran, "Bu aslında dezenformasyon ve manipülasyon dediğimiz iletişim arızalarının hızla yayılmasına ve birtakım organize gruplar tarafından bile yapılabilmesine imkan vermektedir.
Bunun sonucu da güven bunalımının derinleşmesidir" dedi.Bilgi düzensizliği olarak kavramlaştırılan bu durumun, hakikatin ne olduğuna dair ciddi bir tehdit oluşturduğunu sözlerine ekledi.YAPAY ZEKA UYARISIHakikatin korunması noktasında gazetecilere yepyeni sorumluluklar düştüğünü ifade eden Duran, ilkeli ve etik değerlere dayalı gazeteciliğin en önemli güvence olduğunu belirtti.
Dijitalleşmenin veri analizi, otomatik haber yazımı ve eğilim tespiti gibi kolaylıklar sağladığını kabul eden Duran, ancak bu sürecin yönetiminin gazetecinin elinde olması gerektiğinin altını çizdi.Duran, "Bizi yönlendiren şey yapay zekalar olmamalı.
Hızlı erişim iyi bir imkan ama sağlıklı ve doğru bilgiyi ortaya koyabilmek için gazetecinin aktörlüğü eskisinden daha da önemli hale geldi" değerlendirmesinde bulundu."SORUMLULUĞU YAPAY ZEKAYA BIRAKAMAYIZ"Yapay zekanın gazetecilikte faydalanılması gereken bir imkan olduğunu ancak asla bir özne olamayacağını vurgulayan Duran, şunları kaydetti: "Yapay zekaya sorumluluğu bırakamayız.
Yapay zekaya bazı komutları vererek bilgiyi alıyoruz ama yine de bu bilgi sonuçta belirli verilerden yönlendirmelerle geliyor.
Bunu biz bir sonuç olarak görmemeliyiz.
Yani insanın, gazetecinin bağımsızlığı, mesleki etiği ve ilkeleri ve kamu yararı hepsinin önünde gelmeli.
Bu konular algoritmalara bırakılamaz."Küresel şirketlerin iletişim ekosistemini domine etmesinin bir tahakküm oluşturduğunu belirten Duran, bu durumun kabul edilemeyeceğini söyledi.
Duran, "Bu da bizi dijital egemenlik konusuna getirir.
Dijital egemenlik, Türkiye açısından baktığımızda milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır.
Kendi dijital egemenliğimizi nasıl koruyacağımız hususu önemlidir" dedi.Burhanettin Duran, dijital dönüşümün hayatımıza soktuğu kavramların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, hız ve doğruluk arasındaki dengenin önemine işaret etti.DİJİTALLEŞME VE HIZDijitalleşmenin gündeme getirdiği en önemli konulardan birinin hız olduğunu belirten Duran, bu hızın bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla birlikte ciddi riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi.
Duran, "Bunun en önemli yanı doğru ile yanlış arasındaki bulanıklaşmadır.
Çizgi daha belirsiz hale gelmektedir.
Tek değer ölçüsünün hız olduğu durumlarda teyit ve bağlam gibi temel ilkelerin geri plana atılma riski oluşmuştur" ifadelerini kullandı. "CİDDİ BİR TEHDİT"Konuşmasında algoritmaların yönetimi konusuna da değinen Duran, belirli şirketler tarafından yönetilen algoritmaların ciddi riskler taşıdığını vurguladı.
Deepfake teknolojileri, otomatik içerik üretimi ve sahte hesap ağlarının iletişimin en değerli unsuru olan doğru bilgiyi zehirleyebileceğini belirten Duran, "Bu aslında dezenformasyon ve manipülasyon dediğimiz iletişim arızalarının hızla yayılmasına ve birtakım organize gruplar tarafından bile yapılabilmesine imkan vermektedir.
Bunun sonucu da güven bunalımının derinleşmesidir" dedi.Bilgi düzensizliği olarak kavramlaştırılan bu durumun, hakikatin ne olduğuna dair ciddi bir tehdit oluşturduğunu sözlerine ekledi.YAPAY ZEKA UYARISIHakikatin korunması noktasında gazetecilere yepyeni sorumluluklar düştüğünü ifade eden Duran, ilkeli ve etik değerlere dayalı gazeteciliğin en önemli güvence olduğunu belirtti.
Dijitalleşmenin veri analizi, otomatik haber yazımı ve eğilim tespiti gibi kolaylıklar sağladığını kabul eden Duran, ancak bu sürecin yönetiminin gazetecinin elinde olması gerektiğinin altını çizdi.Duran, "Bizi yönlendiren şey yapay zekalar olmamalı.
Hızlı erişim iyi bir imkan ama sağlıklı ve doğru bilgiyi ortaya koyabilmek için gazetecinin aktörlüğü eskisinden daha da önemli hale geldi" değerlendirmesinde bulundu."SORUMLULUĞU YAPAY ZEKAYA BIRAKAMAYIZ"Yapay zekanın gazetecilikte faydalanılması gereken bir imkan olduğunu ancak asla bir özne olamayacağını vurgulayan Duran, şunları kaydetti: "Yapay zekaya sorumluluğu bırakamayız.
Yapay zekaya bazı komutları vererek bilgiyi alıyoruz ama yine de bu bilgi sonuçta belirli verilerden yönlendirmelerle geliyor.
Bunu biz bir sonuç olarak görmemeliyiz.
Yani insanın, gazetecinin bağımsızlığı, mesleki etiği ve ilkeleri ve kamu yararı hepsinin önünde gelmeli.
Bu konular algoritmalara bırakılamaz."Küresel şirketlerin iletişim ekosistemini domine etmesinin bir tahakküm oluşturduğunu belirten Duran, bu durumun kabul edilemeyeceğini söyledi.
Duran, "Bu da bizi dijital egemenlik konusuna getirir.
Dijital egemenlik, Türkiye açısından baktığımızda milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır.
Kendi dijital egemenliğimizi nasıl koruyacağımız hususu önemlidir" dedi.
İletişim Başkanlığı, TRT, Anadolu Ajansı ve Basın İlan Kurumu gibi kurumların gazetecilerin dijital yetkinliklerini artırmaları konusunda her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirten Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde iletişim camiasının yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.DİJİTAL EGEMENLİK MİLLİ EGEMENLİĞİMİZİN PARÇASIDIRİletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşmenin getirdiği hızın yanında dezenformasyon riskine dikkat çekti.
Yapay zekanın gazeteciliğin yerine geçemeyeceğini belirten Duran, "Dijital egemenlik, milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır" dedi.YERLİ VE MİLLİ SÖYLEMGazetecilerin dijital dünyada pasif bir izleyici değil, etkin aktörler olması gerektiğini vurgulayan Duran, yerli ve milli bir dil ve anlatı inşa etmenin önemine değindi.
Duran, "Nesillerimizi, kendi milli değerlerimizle ve medeniyet değerlerimizle, onların hafızalarını geleceğe aktarmak mümkün olmayabilir.
Böylesi bir risk karşısında yüksek bir bilincin gerekli olduğunu düşünüyorum" dedi.Basın İlan Kurumu'nun yerel ve ulusal ölçekte medya organlarına verdiği desteğin önemine de değinen Duran, kurumun gazetecilere sağladığı maddi altyapı ve imkanların kamusal görevin yerine getirilmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.