Haber Detayı
Şimşek: 2026'da Enflasyonu %20 Altına Düşüreceğiz
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ilk çeyreğinde ödedikleri borçtan daha az borçlanacaklarını belirterek, "Yüzde 80 borç çevirme oranı sayesinde ilk 3 ayda yaklaşık 306 milyar TL'lik bir kaynağı bankacılık sistemi içinde tutarak reel sektörün kullanımına bırakmış olacağız.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılın ilk çeyreğinde ödedikleri borçtan daha az borçlanacaklarını belirterek, "Yüzde 80 borç çevirme oranı sayesinde ilk 3 ayda yaklaşık 306 milyar TL'lik bir kaynağı bankacılık sistemi içinde tutarak reel sektörün kullanımına bırakmış olacağız.
Yavaş yavaş öyle bir döneme gireceğiz ki, bankalar sizin kapınızı çalmaya başlayacak." dedi.Şimşek, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) "2025 Yılı Değerlendirmesi 2026 Yılı Beklentileri" programındaki konuşmasında, zayıf doların ve düşük petrol fiyatlarının dezenflasyonu desteklediğini, risk iştahının nispeten yüksek olduğunu söyledi.Hem iç hem de dış koşulların enflasyonda ilave düşüşü desteklediğini ifade eden Şimşek, "Mesele şu: Biz 2026'nın sonunda yüzde 20'nin altına düşebilecek miyiz?
Geçen sene yaşadığımız birtakım şokları yaşamazsak ben olabileceğine samimi şekilde inanıyorum.
Tabii ki inanmanın ötesinde ona göre bir politika seti, ona göre bir çaba içerisinde olacağız.
Dolayısıyla biz enflasyonu düşüreceğimize inanıyoruz." diye konuştu.Şimşek, dezenflasyonun başlamasıyla Türkiye'de gelir dağılımında sınırlı da olsa bir iyileşme yaşandığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cari açık düştü ve düşük kalmaya devam ediyor.
Yani Türkiye'nin dış kaynak ve döviz ihtiyacı azalıyor.
Ağırlıklı olarak portföy tercihleri nedeniyle ithal edilen altını bir kenara bırakırsak, Türkiye'de cari açıkta yapısal bir iyileşme var. 2024'te altın ithalatı hariç cari fazla verdik. 2025'te altın hariç açığımız sadece ve sadece yüzde 0,3.
Yani sıfıra yakın. 2026'da da benzer bir resim görüyoruz.
Bu, makro finansal istikrar açısından önemli.
Dezenflasyonu destekleyen faktörlerden bir tanesi bu.
Türkiye'nin brüt dış finansman ihtiyacı 20-22 yıllık bir perspektifle bakarsanız milli gelire oranla ortalama yüzde 20'ydi.
Yani milli gelirimiz 100 dolarsa 20 dolarlık dış kaynağa ihtiyacımız vardı. 2025'te bunu yüzde 17'nin altına çektik. 2026'da yüzde 15'in altına düşecek.""Ticaret politikası ayağında da aktivist bir yaklaşım içerisindeyiz"Bakan Şimşek, cari açık hedeflerine değinerek, "2025'te cari açık hedefimiz milli gelire oran olarak yüzde 2 idi.
Yılı yüzde 1,5'la, hatta 1,5'in altında kapatacağımızı düşünüyoruz.
Yani hedefimizi dış denge tahmininde tutturmuş oluyoruz." dedi.Şimşek, hem bankacılık sektörünün hem de reel sektörün dış finansmana erişiminin arttığından bahsederek, "Şu anda dış finansmana erişimde ve maliyetlerde sorunları önemli ölçüde çözmüş durumdayız." şeklinde konuştu.Ödemeler dengesindeki iyileşmeye işaret eden Şimşek, altın ve enerji hariç ithalatta yüzde 9'a yakın bir artış yaşandığını, bu konuda özellikle Asya'ya yönelik bir strateji üzerinde çalıştıklarını, Ticaret Bakanlığının yeni yıla önemli tedbirlerle başladığını, özellikle küçük esnafı ve KOBİ'leri koruyacak ve piyasadaki sorunlu ürünleri engelleyecek çok kritik bir adım atıldığını anlattı.Şimşek, "Ticaret politikası ayağında da aktivist bir yaklaşım içerisindeyiz.
Dünya da öyle, biz de öyleyiz.
Bu alanda gerekli çalışmaları yapıyoruz.
Nispeten rekabetçi olduğumuz hizmet ihracatında da çok iyi bir noktadayız." ifadelerini kullandı."İhracatın temel belirleyicisi dış talep"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye'nin yenilenebilir enerji payının artmasından, petrol ve doğal gaz üretimindeki artışından, enerjide dışa bağımlılığının azalmasından bahsederek, son 22 yılda enerji ithalatına 1 trilyon dolar ödediklerini, bu nedenle söz konusu gelişmelerin asla küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.Türkiye'nin yüksek ve orta yüksek teknoloji üretimi ve ihracatında ilerleme sağladığını dile getiren Şimşek, "Geçen sene tüm sektörlerde üretici fiyatları, yani üreticilerin maliyeti, avro kurunun altında kaldı.
Yine 3-4 sektör hariç neredeyse bütün sektörlerde üretici enflasyonu sepet kur artışının da altında kaldı." açıklamasında bulundu.Şimşek, ihracatın temel belirleyicisinin dış talep olduğunu kaydederek, "İhracatın dış talebe hassasiyeti, yani ticaret ortaklarımızın büyümesine olan hassasiyeti, kura olan hassasiyetinin 10 katından daha fazladır.
Dış talepte bir birimlik değişim ihracatı 2,3 birim etkiliyor.
Reel kurdaki 1 birimlik değişim ihracatı yüzde 0,2 kadar etkiliyor." diye konuştu."Reel sektörün karşı karşıya olduğu bazı sorunlar dış gelişmelerle de ilişkili"Bakan Şimşek, reel sektörün karşı karşıya olduğu bazı sorunların dışarıdaki gelişmelerle de ilişkili olduğunu ifade ederek, "Genelde programla ilişkilendirmek işin kolayıdır.
Programın yan etkileri vardır ama sadece program üzerinden bu değerlendirmeleri yaparsak teşhisimiz yanlış olacaktır.
Tedavimiz de yetersiz kalacaktır." dedi.Bütçe açığında sağlanan ilerlemeye işaret eden Şimşek, "Hedefi tutturduğumuz alanlardan bir tanesi de bütçe açığı.
Deprem nedeniyle 2023-2024'te çok yüksek bütçe açıkları verdik.
Yüzde 5 civarı. 2025 için açığın yüzde 3,1'e düşeceğini öngörmüştük ama sonuçlar açığın bunun da altında olacağını gösteriyor.
Bu iyi bir haber." değerlendirmesinde bulundu.Şimşek, harcama disiplininde yaşanan olumlu gelişmelerden bahsederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Uzun vadede, yani program öncesi 10 yıla bakarsanız, bütçe 100 liraysa 109 lira harcanmış.
Program başladıktan sonra harcamalarda büyük bir disiplin oluştu ve biz tasarrufa gittik.
Mesela 2024'te 100 liralık bütçenin sadece 96,7 lirasını harcadık. 2025'te de bunu devam ettirdik, 100 liranın altında harcadık.""İlk 3 ayda iç borç çevirme oranımız yüzde 80 olacak"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, kamuda net bir şekilde tasarruf yapıldığını, taşıt kiralamalarını ve alımlarını düşürdüklerini belirterek, şu değerlendirmeleri yaptı: "Kamunun bütçesini iyileştirmesi en çok sizin işinize yarayacak. 2023-2025 ortalamasına bakarsanız, Hazinemiz 100 TL borç öderken 136 TL borç almış.
Yani piyasadaki ilave kaynağı, likiditeyi kendisi almış. 2026'da hedefimiz 100 TL borç ödeyip 100 TL'nin altında borç almak.
Bu yılın ilk çeyreğine gelelim.
Yılın ilk çeyreğinde iç borç çevirme oranımızı yüzde 80 seviyesinde tutacağız.
Yani 100 TL'lik borcu geri öderken, yalnızca 80 TL yeni borçlanmaya gideceğiz.
Bu yaklaşım sayesinde yılın ilk 3 ayında yaklaşık 306 milyar TL'lik bir kaynağı bankacılık sistemi içinde tutarak reel sektörün kullanımına bırakmış olacağız.
Yavaş yavaş öyle bir döneme gireceğiz ki, bankalar sizin kapınızı çalmaya başlayacak.
Çünkü Hazine olarak biz kendimize çekidüzen verdik, kendimizi disipline ettik ve şimdi çekiliyoruz.
Şimdi kaynaklar size akacak.""(Büyüme) Bu sene için de hedefimiz yüzde 3,8 civarı"Bakan Şimşek, "İlk üç çeyrekte yüzde 3,7 büyüdük.
Bu sene için de hedefimiz yüzde 3,8 civarı.
İşsizlik oranları, iş gücüne katılım oranı düşük seyrettiği için 31 aydır tek hanede.
Bu dönemde büyümenin esas kaynağı, yarısından fazlası toplam faktör verimliliğinden geliyor.
Bu da aslında büyürken enflasyonun düşmesini sağlayan en önemli faktördür." diye konuştu.Şimşek, imalat sanayisinde ve sanayi üretiminde toparlanma yaşandığını ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu: "Peki, hiç mi sorun yok?
Tabii ki var.
Reel sektörün finansa erişim anlamında, finansal stres anlamında zorlukların olduğu bir dönem.
Şimdi en çok konuşulan konuların başında konkordato başvuruları geliyor.
Ancak başvuruların tamamı kabul edilmiyor; tarihsel ortalamalara bakıldığında onay oranı yaklaşık yüzde 60 seviyesinde.
Ayrıca konkordato başvurusunda bulunan firmaların toplam ekonomi içindeki payı yaklaşık yüzde 1, kredi hacmi içindeki payı ise yüzde 1,5 civarında bulunuyor."Rekabet gücünün temel bileşenlerinin, enerji ve ham madde maliyetleri, iş gücü, lojistik altyapı ve finansmana erişim olduğunu belirten Şimşek, sanayide kullanılan elektrik fiyatları açısından Türkiye'nin görece iyi bir konumda olduğunu kaydetti.Şimşek, "Buna karşılık, iş gücü maliyetlerinde rakip ülkelere kıyasla daha yukarıdayız.
Lojistik tarafında ise özellikle demir yolu yatırımlarına öncelik veriyoruz.
Bu kapsamda organize sanayi bölgelerinin limanlara ve demir yolu hatlarına entegrasyonu en kritik önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Tüm çabamız, üretim altyapısını lojistikle daha güçlü biçimde buluşturmak yönünde." dedi.Zaman zaman dile getirilen "program sadece para politikasından ibaret" eleştirisine de değinen Bakan Şimşek, "Elbette eleştirilere açığız, para politikasıyla tek başına gidilebilecek mesafenin sınırlı olduğunun da farkındayız ancak programımız yalnızca para politikasına dayanmıyor.
Arz yönlü politikalar, rekabet gücünü artıracak yapısal adımlar ve üretim kapasitesini güçlendirecek reformlar eş zamanlı olarak devrede.
Yani 'Bu program sadece para politikasından müteşekkil.' derseniz, büyük bir haksızlık yapmış olursunuz." şeklinde konuştu."Tekrar olumlu bir döngüye girdik"Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Merkez Bankasının faiz indirimlerinin ticari kredi faizlerine yansıdığını belirterek, "Tekrar olumlu bir döngüye girdik.
Şartların giderek daha elverişli hale geleceğini düşünüyoruz." dedi.Şimşek, ihracatçılara, KOBİ'lere ve yatırımcılara sağlanan desteklerden bahsederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Benim size samimi olarak bir tavsiyem var: Gelin güç birliği yapın.
YTAK kapsamında 284 tane orta ve yüksek teknoloji ürünü tespit ettik.
Bu ürünler Türkiye'nin ithal ettiği ürünler.
Bu ürünler için size 10 yıl vadeli, 2 yıl ödemesiz Türk lirası cinsinden ve piyasa faizinin üçte birine kadar düşük oranda bir faizle kredi açmaya hazırız.
Yarım trilyon lira burada kaynak var.
Talep gelirse bunu da artırırız.
Şu ana kadar 168 milyar liralık 22 tane yatırım başvurusu aldık ve yatırım başladı."İhracatçılara sunulan desteklere ilişkin örnekler paylaşan Şimşek, "2026'da da Eximbank üzerinden, reeskont kredileri üzerinden çok güçlü şekilde sizleri desteklemeye devam edeceğiz.
Bu alanda finansmana erişimi daha da kolaylaştıracağız, finansmanın maliyetini daha da aşağıya çekeceğiz." bilgisini verdi.Şimşek, tarım sektörüne ve çiftçilere sunulan finansman desteklerinden bahsederek, kredi alırken yaşanan teminat sorunlarını gidermek için hayata geçirdikleri programları anlattı.Bakan Şimşek, "Enflasyon düştükçe finansal koşullar iyileşecek ve biz devlet olarak bütçemizdeki imkanlar çerçevesinde de reel sektörümüzü çok güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz." diye konuştu.Şimşek'ten katılımcılara "daha nitelikli üretim" çağrısıHazine ve Maliye Bakanı Şimşek, dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini, teknolojinin hızla geliştiğini belirterek, "Geçmişte sanayi üretimiyle hiç alakası olmayan ülkeler şimdi o alanlara girmeye başladı.
Yakında Afrika önemli bir ortak, önemli bir rakip olabilir.
O nedenle 'ne üretiyorsak daha çoğunu üretip daha çok satalım' yaklaşımından çok, daha iyisini, daha niteliklisini, yani daha katma değerli olanını, daha yüksek kar marjı olanı üretelim." açıklamasında bulundu.MÜSİAD ailesinin işbirliğiyle bunu başarabileceğini dile getiren Şimşek, "Her şeyi devletten beklemeyin değerli arkadaşlar.
Gerçekçi olalım.
Devletin yapabileceklerinin sınırı var.
Onun için daha yüksek katma değer istiyoruz.
Daha fazla kar etmenizi, rekabet etmenizi istiyoruz. 'Verimlilik artırın.' diyoruz.
Özetle şunu söylemeye çalışıyorum: Sizden beklentilerimiz gerçekten başarılabilir şeyler." dedi.Şimşek, iş dünyasının karamsar olmaması gerektiğinin altını çizerek, "Enflasyonu düşüreceğiz, gelir dağılımını iyileştireceğiz, büyüme potansiyelimizi artıracağız.
Yapacağız biz bunları.
Bu konuda kararlıyız.
Siz de inanırsanız ülkemiz kazanır, siz kazanırsınız." ifadelerini kullandı.(Bitti)