Haber Detayı
Emekliye bir çay bir simit
Günlerdir konuşmaktan yorulduğumuz, en düşük emekli maaşı için iktidar ağzındaki baklayı çıkardı. En düşük emekli maaşı...
Günlerdir konuşmaktan yorulduğumuz, en düşük emekli maaşı için iktidar ağzındaki baklayı çıkardı.
En düşük emekli maaşı yüzde 12.19 zamla 18.938 liraya çıkarıyordu.
Bu parayla geçinmek zorunda olan tam 4.9 milyon emekliye 1.062 lira daha verecekler.
Böylece en düşük emekli maaşı 20 bin lira olacak.
Yani bunca toplantıdan, görüşmeden, sarayda yapılan çay partisinden emeklinin payına günlük 35.4 lira düştü.
O da bir çay bir simit parası ediyor.Zaten açıklamayı AKP Grup Başkanı Abdullah Güler yapınca, ortada büyük bir hüsran olduğu belliydi.
Elle tutulabilir bir şey olsaydı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Hayırlı olsun” diye duyururdu.
Kabul edilebilir bir şey telaffuz edilecekse o zaman kabine toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan müjdeyi verirdi.
Duyurma görevi Güler’e kalınca o da “Yeterli midir?
Elbette yeterli değildir, ama ekonomimizin ve bütçemizin imkanları sonuna kadar burada zorlanmıştır.
Kaynak üretimi noktasında çok ciddi uğraşlar verilmiştir” diyerek savunmaya geçti.BİZİM PAYIMIZA NE DÜŞÜYOR?Kamuda har vurup harman savurmanın simgesi haline gelen makam aracı saltanatı için “çerez parası” diyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in hesap bilmezliğinin bedeli olarak bu yıl faiz ödemelerine 2 trilyon lira daha gitti.Ama bütçeye yükü 69.5 milyar lira olan emekli zammı için “imkanlar bu kadar” diyorlar.
Gerçek şu ki; Maliye Bakanımız bize bakmıyor.
Söz konusu çalışanlar olmadığında “Sınıf atlayıp zenginler ligine girdik”, “Dünyanın en büyük ekonomileri arasındayız”, “Türkiye Yüzyılı’nda dört nala ilerliyoruz” diye mangalda kül bırakmıyorlar.Daha dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin bu yıl 19 bin doları aşacağını söylüyordu.
Demek ki; o gelirden emeklinin payına bir şey düşmüyor.
Bu ülkede açlık sınırı 30.143 lira, yoksulluk sınırı ise 98.188 lira.
Ama aylar süren o hesaplardan sonra ortaya çıkan tablo şöyle; 7 milyon asgari ücretli 28.075 liraya razı olacak. 10 milyon emekli asgari ücret sınırında bir aylıkla geçim derdine düşecek. 4.9 milyon emeklinin eline geçen para kiraya bile yetmeyecek. 5 milyon kamu çalışanı da 58 bin liralık bir maaşla geçinmeye çabalayacak.
Tüm bunların yanı sıra sosyal yardım almadan ayakta duramayan 18 milyon vatandaşımız daha var.Yani, sonunda bütün ülkeyi yoksullukta eşitlemeyi başardılar.ADALET İSTEMELİYİZ“Geçinemiyorum, açım, pazardaki fiyatlara bak” diye feryat edenler, “Adalet istiyorum, demokrasi istiyorum” demeyi öğrenemediği sürece bize bu kukla tiyatrosunu daha çok uzun yıllar izletirler.
Emekli de pazarda feryat etmeye devam eder.
Henüz adalet istemeden, ekmek alamayacağımızı öğrenemedik.O yüzden ağanın eline bakıyoruz. “Acaba sesimizi duyar mı?” diyoruz...Ah ağam halimizi, içine düştüğümüz çaresizliği bir görsen belki o zaman vicdanın biraz sızlardı.
Ama bunun için önce vicdan sahibi olmak gerekiyor değil mi?O yoksa sızlayacak bir şey de kalmıyor.