Haber Detayı

Türkiye'nin basın karnesi: Git gide dibe doğru...
Güncel odatv.com
10/01/2026 12:16 (15 saat önce)

Türkiye'nin basın karnesi: Git gide dibe doğru...

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in hazırladığı 2025 Basın Özgürlüğü Raporu, Türkiye’de gazetecilerin yargı baskısı, tutuklama, gözaltı ve yayın yasaklarıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 2025 yılında Türkiye’de gazetecilere yönelik baskıları ele alan kapsamlı bir rapor hazırladı.

Gazeteci kökenli milletvekili tarafından hazırlanan 2025 Basın Özgürlüğü Raporu, basın mensuplarının yargı süreçleri, gözaltılar, tutuklamalar, kayyum uygulamaları ve yayın yasaklarıyla yoğun biçimde karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.Rapora göre, 2025 yılı boyunca gazeteciler toplam 610 kez hakim karşısına çıktı.

Aynı dönemde 95 gazeteci gözaltına alınırken, 39 gazeteci tutuklandı.Raporda, basın özgürlüğüne yönelik baskıların yalnızca adli süreçlerle sınırlı kalmadığı; kayyum atamaları, RTÜK yaptırımları, erişim engelleri ve adli kontrol uygulamalarıyla sistematik bir yapıya dönüştüğü vurgulandı.39 GAZETECİ CEZAEVİNE GİRDİOcak–Aralık 2025 dönemini kapsayan rapora göre gazeteciler, haberleri, köşe yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle yoğun biçimde yargılandı.

Aralarında Fatih Altaylı, Furkan Karabay, Ercüment Akdeniz, Elif Akgül ve Yıldız Tar’ın da bulunduğu 39 gazeteci tutuklandı.

Merdan Yanardağ ile Enver Aysever’in yeni yıla cezaevinde girdiği belirtildi.Raporda ayrıca, İstanbul’da uğradığı saldırı sonrası yaşamını yitiren gazeteci ve aktivist Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin soru işaretlerinin hâlâ giderilmediğine dikkat çekildi.Furkan Karabay’ın 201 gün, Ercüment Akdeniz’in 247 gün, Elif Akgül’ün 101 gün, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’ın ise 102 gün cezaevinde kaldığı hatırlatıldı.

Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın da 34 gün tutuklu kaldığı raporda yer aldı.EV HAPSİ, ADLİ KONTROL VE ERİŞİM ENGELLERİRaporda, 2025 yılında tutuklamaların yanı sıra ev hapsi, yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirlerinin de yaygın biçimde uygulandığı ifade edildi.

İsmail Saymaz ve Eren Öner, ev hapsi verilen gazeteciler arasında yer aldı.

Çok sayıda gazeteci hakkında ise tutuklama olmaksızın adli kontrol kararı verildi.Yıl boyunca yüzlerce haber ile gazeteci, sanatçı ve siyasetçilerin kişisel sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildiği belirtilerek, bu uygulamaların kamunun bilgiye erişimini ciddi biçimde sınırladığı kaydedildi.Murat Ağırel, Alican Uludağ, İsmail Arı, Osman Çaklı, Zeynep Durgut, Şule Aydın, Rabia Önver ve Şehriban Aslan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazetecinin haberleri ve paylaşımları nedeniyle tehdit edildiği raporda vurgulandı.Ayrıca Şirin Payzın, Yılmaz Özdil, İsmail Arı, Mustafa Bildircin, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Sedef Kabaş, Gülistan Dursun, Kayhan Ayhan, Öznur Değer, Can Uğur, Selçuk Özbek, Gökay Başcan, Candan Yıldız ve Metin Yoksu hakkında haber, paylaşım ve yorumları nedeniyle soruşturma ve davalar açıldığı aktarıldı.RTÜK’TEN REKOR CEZA, KANALLARA KARARTMARapora göre, 2025 yılında eleştirel yayınlar gerekçesiyle RTÜK tarafından dört televizyon kanalına toplam 53 yaptırım uygulandı.

Bu yaptırımların parasal karşılığının 92,7 milyon TL olduğu belirtildi.

SZC TV’ye 10 gün, Tele1’e ise 5 gün ekran karartma cezası verildi.

RTÜK yaptırımlarının özellikle protestolar ve yargı süreçlerine ilişkin yayınların ardından yoğunlaştığına dikkat çekildi.KAYYUM DÜZENİ VE TMSF ETKİSİRaporda öne çıkan bir diğer başlık ise kayyum uygulamaları oldu.

İstanbul merkezli soruşturmalar kapsamında TELE1, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi medya kuruluşlarına kayyum atanmasıyla birlikte TMSF’nin Türkiye’nin en büyük medya patronu haline geldiği ifade edildi.

Çakırözer, bu sürecin editoryal bağımsızlığı ve gazetecilerin iş güvencesini ortadan kaldırdığına dikkat çekti.TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 159’UNCU SIRADARaporda yer alan değerlendirmeye göre, yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 159’uncu sıraya geriledi.

Çakırözer, raporun sonuç bölümünde basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel unsuru olduğunu vurgulayarak, gazetecilere yönelik baskıların son bulması çağrısında bulundu.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri