Haber Detayı

Türkiye’ye görünmez tehdit: Dijital abluka! Reklam pastasına batı ambargosu
Gündem ahaber.com.tr
10/01/2026 14:07 (16 saat önce)

Türkiye’ye görünmez tehdit: Dijital abluka! Reklam pastasına batı ambargosu

Türkiye, savaşların gölgesinde bu kez dijital bir abluka tehdidiyle karşı karşıya... Batılı dijital platformların reklam gelirlerini tekelleştirerek yerli ve milli medyayı ekonomik baskı altına aldığına dikkat çeken uzmanlar, algoritmalarla yönlendirilen dezenformasyonun milli güvenlik riski oluşturduğunu vurguluyor. Dijital sömürü düzenine karşı acil düzenleme çağrısı yapılıyor.

Türkiye'nin çevresi savaşlar ve dinmeyen gerilimlerle sarılıyken, sınırları kestirilemeyen daha sinsi bir tehdit hayatın her alanına sızıyor: Dijital abluka.

Aile yapısından ekonomiye, kültürden milli güvenliğe kadar her koldan Türkiye'yi kuşatan batılı dijital platformlar, yerli ve milli medyanın reklam gelirlerine ambargo koyarak Türk televizyonlarını adım adım kapanmaya zorluyor.

Doğru haber alma hakkının batı güdümündeki algoritmaların eline geçmesi riskiyle karşı karşıya kalan Türkiye'de, dijital sömürü düzenine karşı uzmanlar uyarıyor.

REKLAM PASTASINDA BATI AMBARGOSU: EKONOMİK DARBE PLANI Türk medyasının can damarı olan reklam gelirleri, devasa komisyon oranları ve batılı platformların tekelci yaklaşımlarıyla yurt dışına transfer ediliyor.

Tehlikenin boyutuna dikkat çeken TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof.

Dr.

Hüseyin Yayman, 'Bir tavır almazsak, yeni bir mevzuat düzenlemezsek, maalesef yabancı medya, Türkiye'deki yerli medyayı tamamen yok edecek.' ifadelerini kullandı.

Reklam pastasındaki adaletsizliğin yerel medyayı bitirme noktasına getirdiğini belirten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ali Murat Kırık, 'Artık dijital bir işgal altındayız.

Özellikle yerel medya kuruluşlarının ciddi bir şekilde mağdur olduğunu görüyoruz.

Çünkü artık dijital platformlar Türkiye'yi kuşatmış durumda.' sözleri ile aktardı.

DİJİTAL SÖMÜRÜ DÜZENİ: DEĞER TÜRKİYE'NİN, KAZANÇ BATININ!

Türkiye'de üretilen verinin ve değerin yabancı platformlar aracılığıyla üçüncü ülkelere kaynak olarak aktarıldığı gerçeği, meselenin sadece ekonomik değil, bir egemenlik meselesi olduğunu ortaya koyuyor.

Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, 'Değer burada üretiliyor, veri burada üretiliyor, tüketici burada, reklam pastası burada ama pastadan aslan payını yabancı dijital platformlar alıyor.

Dijital sömürüye varan bir adaletsizlik durumu ortaya çıkıyor.

O nedenle bu konu aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi.' açıklamasında bulundu. 2014'te Türk medyasının %80 olan reklam payının 2024'te %26'ya gerilemesi, batılı devlerin %74'lük bir hakimiyet kurduğunu gösteriyor.

ALGORİTMA TUZAĞI VE DEZENFORMASYON SAVAŞLARI Batılı mecraların Gezi Parkı olaylarından 15 Temmuz'a, 6 Şubat depremlerinden Gazze'deki katliama kadar her kritik olayda kendi çıkarları doğrultusunda içerik pompaladığı görülüyor.

Kontrolsüz yayıncılığın tehlikesine değinen Prof.

Dr.

Ali Murat Kırık, 'Kendi algoritmik bir şekilde, kendi işlerine gelen, çıkarları neyse ona yönelik içerikleri sunuyorlar ve ön plana çıkartıyorlar.' ifadelerini kullandı.

Deprem dönemindeki kirli bilgi kirliliğini hatırlatan Prof.

Dr.

Hüseyin Yayman, '6 Şubat depreminde 'baraj patladı' denilerek büyük bir dezenformasyon yapıldı.

Tüm arama kurtarma faaliyetleri son buldu ve orada Turkuvaz Medya, A Haber gerçek habercilik yaparak bunun bir dezenformasyon olduğunu ifade etti.' sözleriyle milli medyanın önemini vurguladı.

DENETİMSİZ MECRALARDA ALGI OPERASYONU Herhangi bir norma uymayan ve denetimden uzak olan dijital mecralarda yürütülen faaliyetlerin habercilikten ziyade yorum ve manipülasyon olduğu belirtiliyor.

A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün, 'Birtakım normlara uyma zorunluluğu hissetmiyorlarsa haber mi veriliyor, yoksa izlenim mi veriliyor, yoksa sadece yorum mu yapılıyor?

Haberle yorum çok farklı olaylardır.

Önce haberiniz doğru olacak ki sonra doğru yorumu yapabilin.' ifadelerini kullandı.

Sabah Gazetesi Yazarı Yüksel Aytuğ ise durumu, 'Kontrolsüz bir yayın bence yayın değildir.' sözleriyle özetledi.

Algı operasyonlarına karşı en büyük kalkanın analog medya olduğunu savunan İletişimci Ali Saydam, 'Reklam veren şunu bilmeli; bana dijitalden saldırı olursa, tehdit olursa, beni analog medya koruyacaktır.' açıklamasında bulundu.

DÜNYA DİJİTAL TEKELE SAVAŞ AÇTI: MİLYARLIK CEZALAR KAPIDA Batılı dijital devlerin hukuk tanımaz tavrına karşı Avrupa ve dünya genelinde yaptırım zinciri devreye girmiş durumda.

Avrupa Birliği'nin Meta'ya kestiği 798 milyon dolarlık ceza ve İtalya ile İspanya'da açılan dev davalar, dijital adaletsizliğin küresel bir sorun olduğunu kanıtlıyor Türkiye'de de benzer bir şeffaflık beklendiğini ifade eden Prof.

Dr.

Hüseyin Yayman, 'Algoritmaların şeffaf olması, denetlenebilir olması ve kamuoyu önünde bütün bu bilgilerin açık bir biçimde gözükmesi gerekiyor.

Buna yönetimde 'transparency' yani açıklık ve şeffaflık diyorlar.' ifadelerini kullandı.

Eğer milli televizyonlar bu ekonomik baskı altında ezilirse, Türk kamuoyu batı güdümündeki dezenformasyon ağlarının esiri olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri