Haber Detayı

Gazetemizin yazarı Onat Kutlar’ı anıyoruz: Özlemiyle çoğalıyoruz
Kültür-sanat cumhuriyet.com.tr
11/01/2026 04:00 (8 saat önce)

Gazetemizin yazarı Onat Kutlar’ı anıyoruz: Özlemiyle çoğalıyoruz

Onat Kutlar, bugün saat 12.00’de Aşiyan’daki gömütü başında anılacak. Anmaya, Atatürkçü Düşünce Derneği Sarıyer Şubesi de katılacak.

Türkiye, ayrılıkçı terör örgütü PKK ve şeriatçı terör örgütü İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi’nin (İBDA-C) terör gölgesi altında 1995 yılına girmeye hazırlanıyordu.

Arkeolog Yasemin Cebenoyan 37’nci yaşına basmış, bir arkadaşının hediyesini almak için; gazetemizin yazarı, Türk Sinematek Derneği’nin kurucusu, öykücü, şair, denemeci ve senarist Onat Kutlar da eşi Filiz Kutlar ile evlilik yıldönümlerini kutlamak için Taksim’deki The Marmara Oteli’nin girişindeki Opera Pastanesi’nde bulunuyordu. 30 Aralık 1994 Cuma akşamı saat 18.45’te, önce Taksim’i sonra tüm Türkiye’yi sarsan bir patlama oldu.

Pastanenin boş bir masasına bırakılan el yapımı patlayıcı, Opera Pastanesi’nin cam ve mermer cephelerini tamamen yıktı, yandaki otel lobisinin vitrinlerini de kırdı, daha acısı kırdı.

Cebenoyan olay yerinde yaşamını yitirdi.

Kutlar ise ağır iç kanama nedeniyle kaldırıldığı hastanede 11 Ocak 1995’te yaşamını yitirdi.

KUTUPYILDIZI Sinema bir şenlikti Kutlar için. 1965’te Türk Sinematek Derneği’ni ve Yeni Sinema dergisini kurarak Türk sinemasında yeni bir sayfa açtı Kutlar.

Yurtiçi ve yurtdışından birçok ödülle dönen “Yusuf ile Kenan”, “Hazal” ve “Hakkâri’de Bir Mevsim” adlı filmlerin senaryolarını yazdı. 1985’te Berlin Film Festivali’nde jüri üyeliği yaptı.

İstanbul Film Festivali’nin kurucuları arasında yer aldı.

Kutlar, Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazanan “İshak” adlı kitabıyla Türk öyküsünde de farklı bir pencere açtı.

O, kültür sanat dünyamızın kutupyıldızlarından biriydi. ‘TERÖR İÇİNDE’ Baharın isyanını haykırırdı Kutlar, barışın ve kardeşliğin türküsünü söylerdi yüksek sesle, aşkın ve kavganın birleştiği noktadan bakardı yaşama.

Gazetemizdeki köşesi “Gündemdeki Konu”nun 28 Ağustos’taki yazısında konu, terördü. “Herkesin kaybettiği tek oyun” başlıklı yazıda Andre Chenier’nin ölümüyle ilgili düşüncelerini dile getirmişti.

O yazısında şöyle diyordu Kutlar: “‘Terör’ün anlamı ve kapsamı, onu kullanana göre değişmez.

Giyotinin bıçağı, kutsal kralı, vatansever ve bozulmaz Robespierre’i, hayalci ozan Chenier’yi, serseri Sans-Culottelardan birini ya da hain İsviçreliyi aynı umursamazlıkla keser.

Tıpkı Güneydoğu Anadolu’da şiddetin gencecik askerleri, küçük çocukları ve Kürt gençlerini aynı umursamazlıkla yok ettiği gibi.

Hiçbir şiddette kazanan yoktur.

Herkesin birden kaybettiği tek oyundur terör.

Korkunç bir oyundur.

Andre Chenier’nin öldürülmesi ile ilgili söylenceler vardır.

Bunlardan birine göre ünlü şair kafasını demirin aralığına koymadan önce bağırmış: “Bu kafada bir şeyler vardı!..” Evet.

Her öldürülenle bir evren yok edilir.

Hiçbir kutsal amaç, hiçbir ideoloji, hiçbir “hak”, hiçbir öfke, hiçbir yetki doğrulamaz öldürmeyi.

Kralın ve soyluların gaddar köpekleri kadar halkın temsilcileri, dağılar da düşünmelidirler bunu.

Günlerdir çıkıp İstanbul’un sessiz ve eski sokaklarında dolaşmak istiyorum.

Hava ağır ağır serinliyor.

Eylül geliyor.

İyi güz günleri.

Barış.

Ama çıkamıyorum.

Nereye yürüsem ayağıma kan bulaşıyor.

Terör içindeyim.” Kutlar, terör içinde yaşamını yitirdi.

Onu özlemle ve sevgiyle anıyor, anıları, yapıtları ve mücadelesi önünde saygıyla eğiliyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri