Haber Detayı

Neden unutamıyoruz? Sevdiğimiz için mi kalıyoruz, alıştığımız için mi?
Bilgi haberturk.com
11/01/2026 09:31 (8 saat önce)

Neden unutamıyoruz? Sevdiğimiz için mi kalıyoruz, alıştığımız için mi?

Kalp artık eskisi gibi atmıyorsa ama yine de gidemiyorsak, bunun adı aşk mı yoksa alışkanlık mı? Birçok insan, mutlu olmadığı ilişkilerde kalmaya devam ediyor. Peki bizi gerçekten tutan şey sevgi mi, yoksa yalnız kalma korkusu mu? İşte detaylar...

Aşk bittiğinde gitmek neden bu kadar zor?

Alışkanlık, geçmiş anılar ve toplumsal beklentiler, insanları istemedikleri ilişkilerde tutabiliyor.

Peki unutamamak gerçekten sevgiye mi işaret ediyor?

AŞK MI, ALIŞKANLIK MI?

Aşk, insanı hayata bağlayan, içimizi titreten büyülü bir güç olmalı.

Peki ya o ilk kıvılcım zamanla sönüp yerini rutine, aşinalığa ve konforlu bir sessizliğe bıraktığında ne olur?

Hâlâ derinden seviyor musunuz, yoksa sadece bildiğiniz bir düzene mi tutunuyorsunuz?

Birçok insan ilişkilerinde kalır; çünkü kalpleri hâlâ hızlı atmasa bile değişimden korkarlar, yalnız kalmaktan çekinirler ya da nasıl bırakacaklarını bilemezler.

Eğer bu duygular size de tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz.

Derin, besleyici bir sevgiyle, sadece “işe yaradığı” için sürdürülen bir ilişki arasında büyük bir fark vardır.

Kendinize dürüstçe sorun: Bu ilişkide gerçekten istediğim için mi kalıyorum, yoksa alıştığım için mi?

KORKUYLA BESLENEN BİR BAĞ Sağlıklı bir ilişki sizi yalnızca değişimin rahatsızlığından korumaz; aynı zamanda sizi değerli, görülmüş ve güvende hissettirir.

Eğer yalnız kalma fikri, partnerinizi kaybetme fikrinden daha korkutucu geliyorsa, durup düşünmenin zamanı gelmiş olabilir.

Aşk korkuyla ayakta kalmaz.

Yalnızlıktan kaçmak için sürdürülen bir ilişki, mutluluk getirmez; sadece geçici bir sığınak olur.

DUYGUSAL BAĞ KOPTUĞUNDA Bir zamanlar kendiliğinden akan sohbetler artık zorlama ya da yüzeysel mi geliyor?

Umutlarınızı, hayallerinizi, kaygılarınızı paylaşmaktan vazgeçtiyseniz, sizi bir arada tutan duygusal köprü zayıflıyor olabilir.

Güçlü ilişkiler zor konuşmalardan kaçmaz.

Eğer tartışmalardan korkuyor, huzur bozulmasın diye sürekli tetikte yaşıyorsanız, bu bağın sağlamlığından çok kırılganlığına işaret edebilir. Çatışmanın yokluğu, her zaman sağlığın göstergesi değildir.

EV ARKADAŞI HİSSİ Her ilişki zamanla dönüşür; ancak aşk cansızlaşmamalıdır.

Partneriniz size bir sevgiliden çok bir ev arkadaşı gibi geliyorsa ve paylaşımlarınız neşeden çok alışkanlığa dayanıyorsa, gerçekten tatmin olup olmadığınızı kendinize sormanız gerekir.

Gözlerinizi kapatıp geleceğinizi hayal edin.

Partneriniz bu gelecekte aktif bir yer tutuyor mu?

Birlikte yaşlanma fikri sizi heyecanlandırmıyor ya da tamamen nötr hissettiriyorsa, kalbiniz çoktan uzaklaşmış olabilir.

NOSTALJİYE TUTUNMAK İlişkide kalma sebebiniz geçmişte yaşanan güzel anılar mı, yoksa bugünkü gerçek bağ mı?

Aşk, yaşayan ve gelişen bir deneyimdir; geçmişe saplanıp kalan bir hatıra değildir.

Sevgi sizi büyütmeli.

Eğer ilişki durağanlaştıysa, ne bireysel ne de ortak bir gelişim alanı kalmadıysa, bu durum en iyi hâlinize ulaşmanızı engelliyor olabilir.

YOKLUĞUNDA NE HİSSEDİYORSUNUZ?

Partneriniz yanınızda değilken onu özlüyor musunuz, yoksa hayatınız aynı dolulukta devam mı ediyor?

Gerçek bir bağ, yokluğunda bile iz bırakır.

Eğer eksikliği hiçbir duygu uyandırmıyorsa, aranızdaki bağ zayıflıyor olabilir.

Ayrıca kendinize şunu sorun: - Başkaları ne düşünür diye mi kalıyorsunuz? - Aileler iç içe geçtiği için mi? - Ayrılık size bir “başarısızlık” gibi geldiği için mi?

Unutmayın, sizin mutluluğunuz toplumsal beklentilerden daha değerlidir.

NETLİK KAZANMAK İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ? 1.

KENDİNİZE KARŞI ACIMASIZCA DÜRÜST OLUN Suçluluk duymadan, bahaneler üretmeden düşünün.

Gerçekten mutlu musunuz, yoksa sadece alıştınız mı?

Hissettikleriniz geçerli ve önemlidir. 2.

AÇIK VE SAMİMİ İLETİŞİM KURUN Eğer aşk yeniden canlanacaksa, bu dürüstlükle başlar.

Duygularınızı paylaşın ve birlikte yeniden bağ kurup kuramayacağınızı görün. 3.

KENDİNİZE ALAN TANIYIN Bazen mesafe, duyguların netleşmesini sağlar.

Mümkünse kısa bir süre ayrı kalmak, ne hissettiğinizi anlamanıza yardımcı olabilir. 4.

PROFESYONEL DESTEK ALIN Bir terapist ya da ilişki danışmanı, korkularınızla yüzleşmenize ve netliğe dayalı kararlar almanıza destek olabilir. 5.

DURGUNLUK YERİNE BÜYÜMEYİ SEÇİN Hayat çok kısa.

Yetinmek zorunda değilsiniz.

Eğer artık âşık olmadığınızı biliyorsanız, hem kendiniz hem de partneriniz için mutluluğu seçmeye cesaret edin.

Aşk bir yükümlülük gibi hissettirmemeli.

Bilinçli bir seçim olmalı; hayatınızı anlam, bağ ve neşeyle doldurmalı.

Eğer bir ilişkide sevgiyle değil alışkanlıkla kalıyorsanız, kendinize şu zor ama gerekli soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Gerçekten olmak istediğim yer burası mı? - Günün sonunda aşk sizi canlı hissettirmeli. - Aşkı seçin. - Büyümeyi seçin. - Kendinizi seçin.

Görsel Kaynak: shutterstock

İlgili Sitenin Haberleri