Haber Detayı
Diyarbakır ekonomisi 2026’ya belirsizlikle girdi
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2025 değerlendirme toplantısında konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, ihracatta artışa rağmen ekonomik krizin derinleştiğini belirterek, barışın sağlanması ve sınır kapılarının açılmasının bölge ve Türkiye ekonomisi için kritik olduğunu vurguladı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) tarafından düzenlenen “2025 Ekonomik Değerlendirme ve 2026 Beklentiler” toplantısında DTSO Başkanı Mehmet Kaya, DTSO’nun 26 bini aşkın üyesiyle kentin en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu söyledi.
Kaya, odanın temel misyonunun Diyarbakır’ın ekonomik ve toplumsal gelişimine katkı sunmak olduğunu ifade etti.“Sınır kapıları açılmalı" Diyarbakır’ın ithalatı düşük, ihracatı yüksek; ithalata dayalı değil, imalata dayalı ihracat yapan bir kent olduğunu belirten Kaya, konuşmasına şöyle devam etti: “İhracatımızın yüzde 50’den fazlası Irak’a, özellikle Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne yapılmaktadır.
Bunun yanı sıra Suriye’ye ihracatımızda 2025 yılında yüzde 99’luk bir artış yaşanmıştır.
Suriye’de kalıcı barışın sağlanması ve sınır kapılarının açılması halinde, Türkiye’nin Irak’ta yakaladığı 13 milyar doları aşan ihracat hacmine Suriye’de de kısa sürede ulaşabileceğimize inanıyoruz.
Diyarbakır’da beş Organize Sanayi Bölgemiz bulunmaktadır.
OSB başkanlarımız birazdan kendi bölgeleriyle ilgili detaylı bilgilendirme yapacaklardır.
Ben kısaca şirket verilerine değinmek istiyorum. 2025 yılında ilk kez kapanan şirketlerin, açılan şirketlere oranı yüzde 40 seviyelerine ulaşmıştır.
Önceki yıllarda bu oran, şirket dönüşümleri nedeniyle yaklaşık yüzde 20 civarındaydı.
Bu durum, yaşadığımız ekonomik krizin derinliğini açıkça göstermektedir.
Özellikle tekstil sektöründe, ticarette ve beyaz eşya satıcılarında ciddi kapanmalar yaşanmıştır.
Son beş yıldaki konkordato verilerine baktığımızda ise 2025 yılında 9 firmamız konkordato ilan etmiş; bu sayı, önceki beş yılın toplamını aşmıştır.
Bunun temel nedenleri; finansmana erişimde yaşanan zorluklar, yüksek faiz oranları ve ekonomik belirsizliklerdir.
Enflasyon düşüş eğiliminde olsa da faizlerin aynı hızda düşmemesi, 2026 için endişelerimizi artırmaktadır.”“Firmalar merkezlerine batıya taşıyor” Bir diğer önemli sorun da firmalarının merkezlerini batı illerine taşıması olduğuna değinen Kaya, “2025 yılında bu sayı 104 firmaya ulaşmıştır.
Bunun iki temel nedeni vardır: Birincisi, Diyarbakır merkezli firmaların finansmana erişimde bankalar nezdinde dezavantajlı konumda olmaları; ikincisi ise bölge firmalarının batıdaki ihalelerde ayrımcılığa uğradıklarını ifade etmeleridir.
Sanayi sicili ve kapasite raporu başvurularındaki artış, kentimizin güçlü bir sanayi dinamiğine sahip olduğunu göstermektedir.
Tekstil, metal, gıda, mobilya, maden, pamuk, çırçır, yem ve plastik sektörleri öne çıkmakta; bu ürünler Diyarbakır’da üretilerek hem yurt içine hem de yurt dışına ihraç edilmektedir” dedi.Türkiye’de yürütülen çözüm sürecinin önemine dikkat çeken Kaya, “Barış ve demokrasi, ekonomik kalkınmanın olmazsa olmazıdır.
Kürt sorunu çözülmeden, güvenlikçi politikalar sona ermeden bu bölgede sürdürülebilir bir ekonomik gelişmeden söz etmek mümkün değildir.
Geçmiş çözüm sürecinde Diyarbakır’ın ihracatı 400 milyon dolara ulaşmıştı.
Bugün hâlâ o seviyeyi yakalayabilmiş değiliz.
Aynı şekilde Türkiye, 2014 yılında Irak’ın en büyük ticaret ortağıyken bugün üçüncü sıraya düşmüştür.
Güvenlik merkezli politikalarla pazar kaybediyoruz.
Suriye’de çoğulcu, barışçıl bir yönetimin oluşması; Nusaybin ve Ceylanpınar sınır kapılarının açılması hem bölge hem Türkiye ekonomisi için büyük bir fırsattır.
Ayrıca Diyarbakır Havalimanı’ndaki uçuş sorunları, sisli havalarda iniş sistemlerinin yetersizliği kentimize yakışmamaktadır.
Ulaştırma Bakanlığı’nı bu sorunu acilen çözmeye davet ediyoruz. 2026 hedeflerimiz arasında; Karacadağ’da GES Endüstri Bölgesi kurulması, lisanslı depoculuğun hayata geçirilmesi, küçük sanayi sitelerinin kent dışına taşınması, lojistik merkezinin tamamlanması, hızlı tren ve otoyol projelerinin hızlandırılması yer almaktadır” ifadelerini kullandı.“Yatırımcılar Diyarbakır’a güveniyor”Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Fidan ise 370 fabrikanın üretim yaptığı OSB’de 23 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi.
OSB’nin artık yalnızca Diyarbakır’ın değil, bölgenin ekonomik kalkınmasında lokomotif rol üstlenen güçlü bir sanayi merkezi olduğunu belirten Fidan, “5.
Etap’ta bulunan 188 parsel için 250 firmadan başvuru aldık.
Bu rakam, yatırımcıların Diyarbakır’a ve OSB’mize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir.
Sanayiciye özel bir banka yapısının oluşturulması, sanayiye özgü, uzun vadeli ve uygun faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi bir tercih değil, açık bir zorunluluktur.
Ülkemizde ve bölgemizde kalıcı barış ortamının güçlenmesi ise yatırım iştahını artıracak, üretimin önünü açacak ve sanayinin daha sağlam temeller üzerinde büyümesini sağlayacaktır.
Barış, istikrar ve güven ortamı; sanayi yatırımlarının en güçlü teminatıdır” dedi.