Haber Detayı

Memet Baydur’un kült oyunu, yeni bir temsille sahnede: Bu ‘kamyon’, Türkiye!
Kültür-sanat cumhuriyet.com.tr
12/01/2026 04:00 (2 saat önce)

Memet Baydur’un kült oyunu, yeni bir temsille sahnede: Bu ‘kamyon’, Türkiye!

Türk sinemasının ve tiyatrosunun önemli isimlerinden Memet Baydur’un 1990’larda yazılan ve sahnelenmeye başlayan “Kamyon” oyunu, dünün ve bugünün Türkiye’sinin gerçekçi bir fotoğrafı.

Bir kamyon ve onun çevresinde şekillenen bir olay, ne kadar Türkiye’ye benzeyebilir?

Türk sinemasının ve tiyatrosunun önemli isimlerinden Memet Baydur’un 1990’larda yazılan ve sahnelenmeye başlayan “Kamyon” oyunu, tam da Türkiye’nin gerçekçi bir fotoğrafını yansıtıyor.

Önceki akşam, Şişli Tiyatrosu’nda prömiyerini yapan “Kamyon” oyunu da bugünün Türkiyesi’nden bakıldığında, geçmişin izinin hâlâ ne kadar etkili olduğunun altını çiziyor.

BEKLENEN KURTARICI Oyunun yazıldığı ve ilk sahnelendiği dönemde, Türkiye’deki köyden kente göç hareketi en ciddi günlerini yaşıyordu.

O günlerin birinde, Gaziantep’ten İstanbul’a giden bir nakliye kamyonu, kırsal bir alanda bozulur; şoför, muavin ve iki hamal, kendilerini kurtaracak tamirciyi bekler ve hikâye başlar.

Baydur oyunu “Bahçıvan İbrahim’e, Araç Köyü’nden Gülizar’a, oğlu Ali’ye, Gül’e, Sebzeci Ago’ya, Fatma’ya, Salih Efendi’ye, Mehmet Efendi’ye, Kalbi Delik Bacı’ya, Hatice Hanım’a ve yerinden yurdundan edilmiş bütün köylülere” adayarak bir aydın sorumluluğuyla köylü-kentli çatışması, yer yer köylülükten duyulan utanç ve kentli olma hevesi, sömürü düzeninin yarattığı adaletsizlikler ve kimlik arayışları bağlamında Türkiye’deki farklı kültürlerin bir arada yaşayabilme umudu ve inancını pekiştiriyor: Buradayız ve bir aradayız, bir kurtarıcı beklemenin anlamı yok.

Yeni temsilde “Entarisi Ala Benziyor” türküsünün Gezi direnişi günlerinde dillerimize pelesenk olan “Çapulcu musun vay vay/Eylemci misin vay vay”a dönüşmüş halinin eklenmesi bu umudu ve inancı pekiştirmeye katkı sağlamış.

ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK Şişli Tiyatrosu’nun sahnelediği oyunda, Necati’yi Mehmet Okuroğlu, Abuzer’i Selçuk Delipınar, Recep’i Oğuzhan Yörük, Şaban’ı Ümit İlban canlandırıyor.

Oyundaki “Yanbolu köylüleri” bu temsilde iki kadın olarak karşımıza çıkıyor.

Oyunun metnindeki Zeynel ve Zülfü, yeni temsilde Zeynep (Başak Kalkan) ve Zülfüye (Gülay Sütçü) olarak değiştirilmiş.

Şenol Önder’in yönetmenliğini yaptığı oyunun dramaturjisi Arzu Önder’e ait.

Zeynep olarak izlediğimiz Başak Kalkan aynı zamanda oyunun yönetmen yardımcısı.

Afiş tasarımı R.

Onur Duru’ya ait olan oyunun ışık tasarımında Önder Abi, dekor tasarımında ise Şenol Önder imzası var.

Hemen burada eklemeliyiz ki sahneyi dolduran derme çatma kamyon her ne kadar bir kamyonun temsili gibi dursa da ekonomik sorunlardan siyasal kaosa, Türkiye’nin bugünkü derme çatmalığı şeklinde okunabilir.

Işık ve ses tasarımı oyunun ruhuna uygun bir şekilde geliştirilmiş, oyunu izlerken siz de kendinizi Anadolu’nun ücra bir köşesinde mahsur kalmış dört köylüden biri gibi hissedebiliyorsunuz.

Oyun, 16-24-31 Ocak saat 20.30’da, Şişli Tiyatrosu’nda yeniden izleyiciyle buluşacak. ‘GÖÇ, SINIF FARKI, GÜVENLİK VE UMUT ARAYIŞI’ Prömiyer sonrası oyunun yönetmeni Şenol Önder’e ve “Kamyon”un şoförü Mehmet Okuroğlu’na “oyunun günümüz Türkiye’sine olan yaklaşımı”nı sorduk.

Şöyle yanıtladılar: Önder: Memet Baydur’un Kamyon oyununun teması bekleyiş ve anlam arayışı, sosyal sınıf farkları, yardımlaşma ve dayanışma, modern yaşamın çelişkileri… Bugün oyunu okurken/metni değerlendirirken bu temaları sadece bireyler arası ilişkiler bağlamında değil, günümüz Türkiye’sinde hâlâ etkili olan ekonomik eşitsizlik, göç, aidiyet ve toplumsal beklentiler açısından da yorumlamak önemlidir.

Usta yazarın zamansız yazımını 1990’larda kaleme almasına rağmen iletişimden yoksun bireylerin bir arada durma çabası, zorla bağlanan ilişkiler ve insanın “yolda kalmışlık” hali üzerine bir alegori 2026 yılında geçerliliğini maalesef hâlâ korumaktadır.

Oyun 1980–90’lar Türkiye’sinin sosyo politik atmosferinden doğmuş olabilir; bugün ise göç, sınıf farkı, güvenlik/umut arayışı gibi temalar hâlâ güncel.

Dolayısıyla oyunu sadece dönemiyle değil günümüzle de ilişkilendirerek okumak, metnin zenginliğini ortaka koyuyor.

Okuroğlu: Mehmet Baydur’un köyden kente göçün etkilerinin insanların hayatını tüm yönleriyle etkisi altına aldığı, kapitalizmin memleketin tüm kılcallarına yerleştiği bir dönemde yazdığı bir oyun olan “Kamyon” bu yönleriyle hâlâ güncel diyebiliriz.

Yolda kalmış bir kamyonun (belki de memleketin) yarattığı çaresizlikten çıkmak için umudun, gelmesi beklenen bir kahramana değil de kamyonun mürettabatının (belki de halkın) birbirlerine tutunmasına bağlanması gerektiği kısmı ise kesinlikle güncel.

İlgili Sitenin Haberleri