Haber Detayı

Devlet tarafsız mı olmalı, yoksa çöküşe karşı sigorta mı?
Memduh bayraktaroğlu nefes.com.tr
12/01/2026 05:00 (3 saat önce)

Devlet tarafsız mı olmalı, yoksa çöküşe karşı sigorta mı?

Kapitalizm yalnızca bir ekonomik düzen değildir; siyasal, hukuksal, ideolojik ve askerî unsurlarla birlikte işleyen bir toplumsal...

Kapitalizm yalnızca bir ekonomik düzen değildir; siyasal, hukuksal, ideolojik ve askerî unsurlarla birlikte işleyen bir toplumsal bütündür...Bu yüzden kriz dönemlerinde sadece piyasalar değil, devletin tüm refleksleri devreye girer…Devletin kriz anında “tarafsız” olması gerektiği iddiası teorik olarak cazip, pratikte ise yıkıcıdır…Çünkü kriz, adaletli bir yarış değildir...Kriz, güçlüyle zayıfı aynı anda suya atan bir fırtınadır…Devlet bankaları kurtardığında, şirketleri sübvanse ettiğinde ya da üretimi desteklediğinde sıklıkla şu eleştiri yapılır:“Devlet sermayeden yana…”Doğrudur ama eksik bir doğrudur…***Devlet bu müdahaleleri sermayeyi sevdiği için değil, toplumu ayakta tutmak için yapar...Bir fabrikanın batışı sadece patronun kaybı değil, binlerce işçinin, tedarik zincirinin ve yerel ekonominin çöküşüdür...“Batan batsın” yaklaşımı, serbest piyasa ahlâkı değil, sosyal sorumsuzluk üretir…***Öte yandan liberal kapitalizmi hâlâ tek başına “emperyalizm” olarak sunmak, tarihsel gerçeklikle bağını koparmış bir ideolojik inatçılıktır…Komünist sistemlerin büyük bölümü çökmüş, ayakta kalan örnekler ise halka refah değil, yoksulluk ve baskı sunmuştur...Politbürolar ayrıcalık içinde yaşarken, eşitlik söylemi halk için bir slogandan ibaret kalmıştır...***Bu, elbette liberal kapitalizmin kusursuz olduğu anlamına gelmez ama şunu kabul etmek gerekir:Alternatif, başarısızlığı kanıtlanmış komünizm değildir…Gerçek çözüm, piyasanın mutlak egemenliği de değildir, devletin mutlak hâkimiyeti de değildir...Çözüm; devletin kriz anlarında seyirci kalmayan, ancak sürekli müdahaleci de olmayan dengeleyici bir akıl üstlenmesidir…Devlet tarafsız bir hakem değil, toplumun çöküşe karşı sigortasıdır…Ve bu, ahlâkî bir zaaf değil; modern devletin en temel sorumluluğudur.İnsanı insan yapan duygularDerin Mermerci, bu fakir ülkenin en tuzu kurularından…İstese ülkedeki yoksulluğa en rahat kulaklarını tıkayıp, gözlerini kapayacaklardan…Ama, yüce vicdanlı ve utanma duygusuna sahip olduğu için bu kahredici yoksulluğu görmezden gelememiş ve emeklilerin 20 bin lira aldığını söyleyen muhabire bakın ne demiş:“İnanın çok çok üzgünüm.

O bir kere korkunç bir şey.

Ben bazen utanıyorum artık.

Manavıma, kasabıma gidiyorum.

Ben severim kendi alışverişimi yapmayı.

Yanımdaki şoförümden utanıyorum.

Rakamlar korkunç…”***Bir yanda kendilerini seçenlerin dertlerini çözemediği için “Neden utanacakmışım?..

Hicabı olan/Utanma duygusu olan utansın” diyen sonradan görme zengin bir politik figür…Diğer yanda:İstihdam ettiği bir kişinin yanında “zengin alışverişi” yapmaya utanan, dedelerden zengin bir Hanımefendi…***İnsanı insan yapan işgal ettiği makam değil…Sahip olduğu vicdan ve merhamet duygusudur…Dünyada makam ve mevki sahibi olan pek çok canlı türü vardır ama… Vicdan ve merhamet sadece “İnsan” olanda vardır...

İlgili Sitenin Haberleri