Haber Detayı

Öcalan’ı dinlemeyen PKK “Halep’ten çıkın” diyen Mazlum Abdi’yi takar mı...
Yazarlar hurriyet.com.tr
12/01/2026 06:00 (5 saat önce)

Öcalan’ı dinlemeyen PKK “Halep’ten çıkın” diyen Mazlum Abdi’yi takar mı...

Adı üzerinde “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” girişimi sadece Türkiye içerisinde değil, Suriye başta Irak, İran ve Avrupa yapılanmalarının da tasfiyesini içeriyordu.

Nitekim, PKK elebaşı Öcalan, 27 Şubat 2025 tarihli çağrısında “anlam yoksunluğuna düştüğünü” söylediği PKK için şu tahlili yapmıştı:“1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkârının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nın anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır.

Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.”Bölücü terör örgütünün amaçlarından hiçbirisini gerçekleştirilemeyeceğini de şu sözlerle ifade etmişti: “Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.”Bu nedenle çağrı metnini şu sözlerle bitirmişti: “Kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”PKK SİLAH BIRAKMADIÇağrı çok netti ancak PKK fesih kararını ilan etmesine rağmen silah bırakmadı. 2002 yılında Öcalan’ın talimatıyla kurulan PKK’nın İran yapılanması PJAK, çağrıya uymayacaklarını ilan ettiler. 2003’te yine Öcalan’ın talimatıyla kurulan Suriye yapılanması PYD/YPG/SDG çağrının kendilerini kapsamadığını ilan etti.Kandil merkezli PKK yönetimi çağrıya uyacaklarını ama Öcalan’ın Kongre’ye katılmasını, kongreye bağlantı yapmasını, görüntülü mesaj gibi şartlar ileri sürdüler.

Hepsi devletin ilgili kurumlarının kontrolünde gerçekleşti ve 10 Temmuz’da Irak Süleymaniye’de sembolik silah yakma gösterisi yaptılar.Ama bu adım sembolik kaldı.

Ardından TBMM’de kurulan komisyonun Öcalan’la görüşmesi şartını ileri sürdüler.

Bu görüşme de gerçekleşti ama PKK yöneticileri bu kez de Öcalan’ın serbest kalması şartını ortaya attılar.

Siyasi uzantısı DEM’lilere verdikleri talimatla Öcalan’ın serbest bırakılması için eylemler organize ettiler.ÖCALAN’IN 30 ARALIK ÇAĞRISINI DİNLEMEDİLERFesih kararı ve silah yakma gösterisi sembolik kalan PKK terör örgütü bu tutumuyla bir yandan Türkiye’yi oyalarken, diğer yandan ağırlığını Suriye’deki uzantısı PYD/YPG/SDG’ye verdi. 8 Aralık 2024 Suriye devrimi ile işbaşına gelen yeni hükümet ile ABD’nin kontrolünde 10 Mart 2025’te entegrasyon mutabakatı imzalayan PKK/PYD/SDG de Kandil’in talimatlarıyla oyalama taktiğine geçti.ABD’nin desteğini azaltması ile soykırımcı İsrail’in Suriye topraklarında, Dürziler, Aleviler yanında kendisine de destek olmasını bekleyen PKK/PYD/SDG, entegrasyon konusunda olduğu gibi 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini çatışmasız şekilde terk etmesi konusunda tek bir adım atmadı.

Aksine Kandil’in talimatıyla yığınak yaptı.

Terör örgütü bu süreçte masada zaman kazanmaya çalıştı, sahada ise Halep şehir merkezine yönelik saldırılarıyla bölgeyi istikrarsızlaştırıp ve sivilleri tehdit etmeyi sürdürdü.PKK elebaşı Öcalan’ın 30 Aralık 2025 günü mesajında, “10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması süreci rahatlatacak ve hızlandıracaktır” demesine, Türkiye Suriye hatta ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın çağrılarına rağmen PYD/YPG/SDG Kandil’den aldığı talimatla süresi 31 Aralık günü dolan mutabakat konusunda adım atmadı.HALEP’TE PKK’LILARA AĞIR DARBEEn son Suriye yönetimi ile 4 Ocak 2025 günü Şam’da yapılan görüşmelerde PKK/PYD/SDG’nin mutabakata uymayacağı kesinleşti.

Terör örgütü bunun yerine  Suriye yönetiminin boşaltılmasını istediği iki mahallede, 5 Ocak 2005 günü Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yol kontrol noktalarına saldırılar düzenledi.Bunun üzerine PKK/PYD’lilerin Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çıkarılması amacıyla başlatılan operasyonda, öncelikle siviller bölgeden çıkartıldı.

Sadece iki günlük aktif operasyon süresinde PKK/PYD/SDG’liler ağır kayıplar vererek bölgeden çıkartıldı.Gelen bilgiler; Suriye ordusunun operasyonuyla çok sayıda PKK/PYD/SDG’li terörist öldürüldü.

Kalanlar da silahlarını bırakarak terör örgütünün işgal ettiği Fırat Nehri’nin doğusuna yollandı.

Bu arada ilginç bir bilgi kamuoyuna yansıdı.

Buna göre; gerek 10 Mart Mutabakatı’na gerekse 1 Nisan tarihli iki mahallenin boşaltılmasına yönelik SDG tarafıyla çeşitli kanallardan irtibat kuruldu.

PKK/YPG/SDG elebaşı Mazlum Abdi ve örgütün dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed ve bazı isimler uzlaşıya açık bir tavır sergiledi.MİT DİYALOG İÇİN UĞRAŞTIMilli İstihbarat Teşkilatı da olayların başladığı ilk andan itibaren uzlaşı ve diyalog yolu ile çatışmaların sonlanması için yoğun çaba gösterdi.

Operasyonun ilk aşamalarında Şeyh Maksud’un dış mahalleleri ciddi bir çatışma olmadan YPG unsurlarından temizlendi.

Ancak sivillerin zarar görmeden bölgeden ayrılması için oluşturulmaya çalışılan uzlaşı ise PKK tarafından engellendi.

Eşrefiye Mahallesi boşaltıldıktan, Şeyh Maksud Mahallesi ise kuşatıldıktan sonra Kandil yönetiminden bölgede sıkışan örgüt üyelerine “kalın ve savaşın” talimatı geldiği tespit edildi.Kandil’in “çatışın” talimatı üzerine PKK/PYD/SDG’li teröristler, Kürtlerin yaşadığı mahallelerde yaşayan insanları canlı kalkan ve atış mevzisi olarak kullandı.Şehir merkezindeki konutları, hastane ve sağlık kuruluşlarını, okulları, kamu binalarını hedef alan saldırılar gerçekleştirdi.

Sivilleri canlı kalkan olarak kullanan teröristler, “Suriye yönetiminin sivil katliam yaptığı” algısı yaratmak için uğraştı.PKK TERÖR ÖRGÜTÜ MAŞADIRNeredeyse 48 saat içinde bölge PKK/PYD/YPG’lilerden temizlendi.

Halk evlerine dönerken, geride önemli bir tartışma bıraktı: Acaba Kandil merkezli PKK ile Suriye kolu PYD/YPG’nin ana gövdesini oluşturduğu SDG yönetimi arasında görüş ayrılığı mı var?

Mazlum Abdi’nin “Uluslararası tarafların arabuluculuğuyla” PYD/YPG’lilerin Halep’ten çıkartılarak Fırat’ın doğusunda işgal ettikleri bölgelere getirildiğini açıklaması, bu görüş ayrılığının yansımasından çok Suriye ordusunun son derece iyi planlanmış operasyonel başarısı sayesindedir.

Yani Halep’ten çıkmamışlar, arkalarında ağır kayıplar vererek çıkartılmışlardır.Öte yandan Halep’teki mahallelerin boşatılması konusunda PKK yönetimi ile Suriye yapılanması PYD/YPG/SDG arasında görüş ayrılığı olsa da çatlak yaratmaz.

PKK/KCK yapılanması SDG’yi oluşturan PYD/YPG’nin üzerindedir.

Tıpkı Türkiye’de DEM Parti’nin PKK’nın, İran’da PJAK’ın çıkamadığı gibi SDG’yi oluşturan PYD/YPG de PKK’nın sözünden çıkamaz.

Mazlum Abdi ya da İlham Ahmed her ne kadar kendisine “diplomat” süsü verse de sonunda PKK’ya bağlı teröristlerdir.

Onlar ne derse desin, kurucusu elebaşı Öcalan’ı bile dinlemeyen, göstermelik fesih kararı alan, sembolik silah yakan, belki de kısa süre sonra yeniden PKK adına dönebilecek olan ve varlık sebebi olan silahı bırakmayan PKK ne Mazlum Abdi’yi ne de İlham Ahmed’i dinler.

Gerekirse onların yerine başkalarını oturtur birilerinin maşası olarak bölücü teröre devam eder.

İlgili Sitenin Haberleri