Haber Detayı
SDG’nin siyasi aklı yok
SDG’de bir siyasi akıl olsaydı...
Akıl yürütmesini şöyle yapardı:*- Suriye’de artık bir devlet var.- Bu devleti ABD destekliyor, Avrupa destekliyor.- Bu devleti Türkiye destekliyor.- Hem ABD hem Avrupa hem de Türkiye istikrar istiyor Suriye’de.- Devletlerin ortaya çıktığı bir ortamda örgütlere yer kalmaz.- Biz iç savaşın ürünüydük.- ABD için bir araçtık biz.- Uyanalım: Bizim işlevimiz bitti ABD açısından.- Çatışmayla, güçle elde edebileceğimiz bir şey yok.- Ama mutabakatla bir şeyler elde edebiliriz.*SDG, Halep’te akıl yürütmesini böyle yapmadı ve masada elini süper zayıflattı.Bu kafayla devam ederse...Masaya oturması bile mümkün olmayabilir.ABDİ’Lİ, ÖCALAN’LI BİR SORUSon Halep olayında tablo şöyleydi:*İlham Ahmed ve Mazlum Abdi uzlaşmaya açıktı.Kandil ise uzlaşmaz, çatışmacı, savaş yanlısıydı.*E hani Öcalan Kandil’i hallederdi, önemli olan Suriye’ydi?İKİ MAHALLESon günlerde dilimde iki mahallenin adı var:Eşrefiye ve Şeyh Maksud.
Eşrefiye ve Şeyh Maksud.*İstanbul’dan iki mahalle adı söyleyemiyorum ama Halep’ten iki mahallenin adını ezber ettim.
TRUMP’IN DOBRALIK EŞİĞİ İNANILMAZ Eskiden ABD, herhangi bir yeri işgal ettiğinde hep şu türden gerekçeler sunardı:- Demokrasi getirmek.- Kimyasal silahları yok etmek.- Halkı kurtarmak.- Terörizmle savaş.*Biz de hep şöyle derdik:*“Bunlar hep bahane abi.
Adamların tek derdi petrole konmak.”*Öyle dobra çıktı ki Trump...Artık işgallere cicili bicili mazeretler bulmaya tenezzül etmiyor.Doğrudan söylüyor adam:“Petrole konmak için yaptık.
Tek derdimiz petrol.
Petrollerini alacağız.
Petrollerini satacağız.”*Ne güzel bilmiş bilmiş “Bunlar hep bahane abi.
Adamların tek derdi petrole konmak” diyorduk.Kahrolası “Sarı Kafa”, bunu da aldı elimizden.BANA MARŞ SÖYLETEN HAVA Değişik versiyonları olan bir marş vardır.Şöyle bir marş:*“Kar, bora, fırtına sükun bulacak / Sana siyonistler selam duracak”.*Kar?
Geliyor.
Fırtına?
Ezip geçiyor.
Bora?
En yamanından var.*O zaman marşımızı söyleyebiliriz:*“Kar, bora, fırtına sükun bulacak / Sana Trump ağa selam duracak”.HALKIMIZIN HİSSİYATI- İRAN: Rejimine bayılmaz.
Mollalara güvenmez.
Vekalet savaşları sürecinde yaptıklarını benimsemez.
Ama İsrail’in kışkırtmalarıyla çökertilmesine de net karşıdır halkımız.- MADURO: Uluslararası ilişkilerde hep yenilenden, hep ezilenden, hep mağdurdan yanadır bizim halkımız.
Maduro da mağdur olduğuna göre...
Maduro’dan yanadır.- GRÖNLAND: Grönland kimin olsun?
Danimarka’da mı kalsın?
Trump’ın mı olsun?
Danimarka’da kalmasını asla istemez halkımız. “Trump alsın, yeter ki Danimarka’da kalmasın” bile diyebilir.- NATO: Eskiden bu kurumu önemser, bu kuruma güvenirdi halkımız.
Ancak yeni dönemde “Aman ha!
Dağılır falan, perişan oluruz” diye bir hissiyatı yok halkımızın.- İSRAİL: Sadece şu kadarını söyleyeyim: Halkımız birine küfür edeceği zaman “İsrail” sözcüğünü kullanır.
Birine “Netanyahu” dendiğinde kavga çıkar halkımız arasında.- TRUMP: Karmakarışık hisler içinde halkımız bu adama karşı.
Şöyle özetleyebiliriz halkımın hissiyatını: Şovlarıyla eğlenir, Türkiye’yi övünce memnun olur ama kendisine bir dirhem olsun sempati beslemez.- UKRAYNA: İlk zamanlar “Helal olsun Zelenski Paşa / Ukrayna’dan çıkmam diyor” diye karşılıyordu bu adamı.
Ancak eziklik oranı arttıkça halkımız da bezdi kendisinden.- RUSYA: Putin’e karşı azıcık sempatisi vardır halkımızın.
Mesafeli bir sempati ama.
Her an antipatiye dönmeye hazır bir sempati.
Acayip kırılgan bir sempati.- ÇİN: ABD ile savaşı kazansın ister.
Rusya’yı dengelesin ister.
Fakat gelecekte dünyaya hükmetmeleri ihtimalinden de ürker halkımız. - YUNANİSTAN: Yaramaz bir çocuk gibi görür bu ülkeyi halkımız. “Bak şimdi kulağını çekeceğim senin” ile “Oğlum bak git” arası bir yerdedir bu ülkeye karşı.- AVRUPA: Nobran, üstenci, kibirli hallerine oldum olası ısınamamıştır halkımız.
Bu nedenle ABD / Avrupa savaşını keyifle ve çekirdek çitleyerek izler.TANRI DÜŞMANI Bir haber sitesinde haber okuyorum.Şöyle yazmışlar:*“İran Başsavcısı, protestoya katılanların ‘Tanrı’ya düşman’ sayılacağını ve bunun idam cezası gerektirdiğini açıkladı.”*Sadece şu kadarını söyleyeyim:İran Başsavcısı’nın Türkçeye “Tanrı” diye çevrilecek bir sözcüğü kullanma ihtimali sıfırın bile altındadır.KEYİF VEREN SAÇMA ŞEYLER - Uzaktan sevdiğin birinin testinin negatif çıkması.- İran’daki sokak gösterilerini İran devrim marşları eşliğinde izlemek.- Günde 23 saat uyuyan kedim Sekter’i uyurken rahatsız etmek.- Aşırı soğukta kafenin önüne atılan masada oturup kahve içmek.- Tom Hanks’in gençlik döneminde çektiği komik filmleri peş peşe izlemek.- Kürt stand-upçıların videolarına takılmak.DEVLET SU İŞLERİ BIRAK BU İŞLERİErman Toroğlu, sinirlendiğinde söylerdi bunu Maraton programında.*Ben Devlet Su İşleri Genel Müdürü olsam...Mansur Yavaş’a Erman Toroğlu gibi seslenirim:*“Devlet Su İşleri / Bırak bu işleri.”