Haber Detayı
Petrol yeniden Hürmüz riskine odaklanıyor
ABD’nin İran’a olası müdahalesi, Tahran’ın dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birini sekteye uğratma riskini artırdığı için Hürmüz Boğazı bir kez daha gündeme geldi.
EVRİM KÜÇÜK Venezuela’nın petrol ihracatına yeniden başlama olasılığı petrol fiyatlarını dengeliyor ancak piyasalar, İran’da tırmanan iç karışıklıklar ve Hürmüz Boğazı’na yönelik arz risklerini göz ardı etmiyor.
Geçen haftayı güçlü bir kapanışla tamamlayan petrol fiyatları bu hafta Ortadoğu’daki sorunları da gündemine aldı.
İran’da protestoların şiddetlenmesi ve Tahran yönetiminin ABD ile İsrail’e yönelik sert uyarıları, piyasada “arz kesintisi” senaryolarını yeniden canlandırdı.
Günde yaklaşık 3,2 milyon varil ham petrol üreten ve bunun yaklaşık 2 milyon varilini ihraç eden İran, OPEC’in dördüncü büyük üreticisi konumunda.
Olası bir askeri veya siyasi tırmanmanın, yalnızca İran üretimini değil, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı da etkileyebileceği endişesi fiyatlara yansıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik “müdahale seçeneklerini” değerlendirdiğine dair haberler, tansiyonu yükseltti.
Brent petrolünün varil fiyatı dün 64 dolara doğru hareketlendi.
Amerikan ham petrolünün (WTI) fiyatı da 60 dolar sınırında hareket ediyor.
Lipow Oil Associates Başkanı Andy Lipow’a göre, boğazın kapanma ihtimalinin gündeme gelmesi petrol fiyatlarını birkaç dolar yukarı taşıyabilir; düşük ihtimal olarak görülen tam kapanma senaryosunda ise varil başına 10–20 dolarlık artış gündeme gelebilir.
Rus enerjisine yönelik saldırılar Piyasalar, böyle bir senaryonun Tahran’ı Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatlarını sekteye uğratacak adımlara itip itmeyeceğini sorguluyor.
Basra Körfezi ile Arap Denizi’ni birbirine bağlayan bu dar su yolu, deniz yoluyla taşınan küresel ham petrolün yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapıyor.
Bu arada, Ukrayna Rus enerji altyapısını hedef almaya devam ediyor.
Hafta sonu, güçler Hazar Denizi’nde Lukoil’e ait üç platformu hedef aldı.
Ukrayna, Rus petrol tedarik zincirinin tüm kısımlarını hedef alıyor; üretim altyapısından boru hatlarına, limanlardan rafinerilere kadar.
Rus tedariki, hem bu devam eden saldırılar hem de ABD’nin Rus enerjisine yönelik daha sert yaptırımlara bir adım daha yaklaşması nedeniyle risk altında.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Hürmüz Boğazı’ndan günde yaklaşık 13 milyon varil ham petrol geçiyor.
Bu miktar, küresel deniz yoluyla taşınan petrol akışının yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.
Boğazda yaşanacak kısa süreli bir aksama bile fiyatlarda sert dalgalanmalara yol açabiliyor.
Uzmanlara göre tam kapanma senaryosu düşük olasılık olsa da, risk priminin hızla yükselmesi kaçınılmaz.
İran köşeye sıkışmış hissederse bu kozu kullanabilir Enerji analistleri, askeri bir çatışmanın İran’ı “son çare” olarak Hürmüz Boğazı’nı hedef almaya teşvik edebileceği uyarısında bulunuyor.
MST Marquee enerji araştırmaları başkanı Saul Kavonic’e göre, özellikle rejimin kendisini köşeye sıkışmış hissettiği bir ortamda atılacak yanlış bir adım, küresel bir petrol ve doğalgaz krizini tetikleyebilir.
Rapidan Energy Group Başkanı Bob McNally ise İran’a yönelik sınırlı ABD saldırılarının olasılığını yüzde 70 olarak değerlendirirken, böyle bir senaryonun Venezuela örneğine kıyasla çok daha yüksek küresel risk taşıdığına dikkat çekiyor.
Düşük olasılıklı bir senaryo Bununla birlikte analistlerin büyük bölümü, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanmasının hâlâ düşük olasılıklı bir senaryo olduğunu vurguluyor.
ABD Donanması’nın bölgedeki yoğun varlığı ve İran’ın boğazı uzun süreli kapatabilecek kapasiteye sahip olmaması, bu görüşü destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Kpler analistlerine göre İran, tankerleri taciz etmek veya geçici aksamalara yol açmak gibi adımlarla piyasayı huzursuz edebilir; ancak bunun fiziksel arz üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir.