Haber Detayı

Halep uzlaşısı Türkiye’deki süreci rahatlattı
Deniz zeyrek nefes.com.tr
13/01/2026 05:00 (4 saat önce)

Halep uzlaşısı Türkiye’deki süreci rahatlattı

PKK’nın Suriye kolu YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle El Şara Yönetimi arasında yaşanan...

PKK’nın Suriye kolu YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle El Şara Yönetimi arasında yaşanan Halep krizi, Ankara’da yürütülen Terörsüz Türkiye Süreci’ni ciddi anlamda riske sokuyordu.

Krizin çatışmayla değil diplomasiyle çözülmesi, Ankara’ya da rahat bir nefes aldırdı.***Malumunuz, Halep Suriye’nin en büyük kentlerinden biridir.2011’de başlayan iç savaş öncesinde ülkenin adeta ticari başkenti olan Halep, ne yazık ki 13 yıl süren iç savaşta büyük bir yıkıma uğradı.Beşar Esad devrilince, iç savaş sırasında ortaya çıkan askeri tahkimat sırasında çoğunlukla Ezidi Kürtlerin yaşadığı mahalleler SDG’nin kontrolüne geçti.SDG, Rojova ismini verdiği Kuzey Doğu Suriye’de uyguladığı öz yönetim sistemini Halep’teki bu mahallelerde de hayata geçirdi.Halep’in üç mahallesinde ortaya çıkan bu yönetimin güvenlik örgütlenmesi de SDG tarafından yapılmıştı.Esad devrilince kentte kontrol büyük ölçüde Şam tarafından sağlanınca bu öz yönetim ve Suriye ordusu dışında kalan silahlı yapılanma da sorun oldu.***SDG, Halep’in Kürt nüfusunun yaşadığı mahallelerde mevcut statükoyu devam ettirmek istedi.

Ancak Şam da o mahallelerin silahlı unsurlar tarafından boşaltılması için SDG’ye süre verdi.SDG başlangıçta direnme eğilimindeydi.Bir kaynağım, SDG’nin direnme kararını Kandil’in ısrarı ve İsrail ile ABD ordusundan bazı komutanların telkiniyle aldığını söyledi.Ancak, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın devreye girmesi, Ankara’nın Halep krizinin çatışmasız çözülmesini istemesi sonuç verdi.SDG, müzakerelerde özellikle ABD desteğini de kaybedince, kalıp direnme yerine çekilme kararı verdi.Kandil’in de bu süreçte SDG yönetimiyle aynı çizgiye geldiğini öğrendim.***Şimdi gelelim, meselenin Türkiye’yle ilgili kısmına.Türkiye şu anda Suriye’yi yöneten El Şara Yönetimi’nin en büyük destekçisi.Şam ile SDG arasında yaşanacak ve büyüyecek bir askeri çatışma, doğal olarak Türkiye’nin Şam yanında yer almasıyla sonuçlanacak ve bu da Ankara’da büyük titizlikle yürütülen Terörsüz Türkiye Süreci’ne olumsuz etkileyecekti.Halep’teki SDG varlığı Şam ordusu tarafından çatışmayla sonlandırabileceği halde Ankara da sorunun diplomasiyle çözülmesinden yana tavır koydu.ABD Büyükelçisi Barack’ın hem SDG hem El Şara’yla yaptığı görüşmeler de işe yaradı.Halep’te yaşayan Kürt nüfusun hakları konusunda ABD Şam yönetiminden önemli güvenceler aldı.Bölgedeki silahlı SDG unsurlarının herhangi bir müdahale olmaksızın güvenli bir şekilde Fırat’ın doğusuna çekilmesi için gerekli lojistik sağlandı.Çekilme işlemi sorunsuz tamamlandı.***Peki benzer bir sorun uzun vadede Fırat’ın doğusu için yaşanabilir mi?İşte bütün mesele burada.Evet olabilir.El Şara otoritesini Suriye’nin tamamında sağlayıncaya kadar girişimlerini sürdürecektir.Ancak, şu da bir gerçek ki SDG’nin kontrol ettiği bölgeyle ilgili belirleyici unsur ABD olacak.Zira SDG’nin bütün silahlı gücünün temel dayanağı ABD.Eğer ABD, kişi başı dağıttığı 300 dolarlık maaşları ve silah/mühimmat desteğini sürdürürse Şam SDG’yi bir süre daha hedef alamaz.Eğer ABD desteği keserse SDG’nin silahlı kanadının önemli bölümünü oluşturan Araplar saf değiştirebilir.

Bu da SDG’nin Şam Ordusu karşısında varlığını sürdürmesini zorlaştırır.ABD’nin bu konudaki son kararını yakın zamanda vermesi beklenmiyor.Tersine SDG’yi Halep’i boşaltmaya ikna ederken de Fırat’ın doğusundaki statükoya dokunulmayacağı güvencesi de vermiş olabilir.***Türkiye’nin çıkarı Suriye’nin üniter bir devlet olmasında.Bu uzun bir zaman alabilir.Ancak kesin olan bir şey var:SDG-Şam arasında çıkacak bir çatışma, PKK’nın yeniden sahaya çıkmasıyla sonuçlanabilir.Bu da Ankara’nın büyük emek harcayarak titizlikle sürdürdüğü Terörsüz Türkiye Süreci’ne onarılmaz zararlar verebilir.İşte bu nedenle altını çizmemiz gereken bilgi şudur:Halep’te Terörsüz Türkiye Süreci açısından ciddi bir risk ortaya çıkmıştı ve tehlike Ankara ile ABD’nin doğru hamleleriyle şimdilik atlatıldı.Halep’teki çatışmasız çözüm, Terörsüz Türkiye Süreci’ne zaman kazandırdı.

İlgili Sitenin Haberleri