Haber Detayı

Bir ekonomistle 2026 için fikir sörfü
Yazarlar hurriyet.com.tr
13/01/2026 01:06 (9 saat önce)

Bir ekonomistle 2026 için fikir sörfü

EKONOMİST Murat Sağman ile buluştuk, bu yıl için bir fikir sörfü yaptık.

Dedi ki...“Siyasi risklerin yeniden artmaması halinde 2026 yılı Türkiye’nin yılı olabilir.”Sonra tek tek saymaya başladı.Not defterime aynen geçirdim.“Türkiye, uluslararası yatırımcıların risk algısının iyileşmesiyle birlikte daha hızlı ve güçlü sermaye girişlerinin yaşandığı bir yıla yeniden adım atabilir.”Bunu söylerken özellikle “yeniden” kelimesinin altını çizdi.Çünkü ona göre piyasa zaten riskten korkmuyor.Sürprizden korkuyor.“Merkez Bankası tarafında sıkı para politikası devam ediyor.

Kontrollü, dalgalı kur rejimi sürüyor.

Bu önemli.”Bir cümle daha ekledi.“Direksiyon şu anda merkezde.

Bu bile başlı başına bir kazanım.”Faiz konusu...“Dünyada bazı gelişmeler olmasaydı, bugün faizi 38 değil, 30’lara yakın konuşuyor olurduk.”Sonra ekledi.“Reel faizin yüksek olması, getiriden çok riskin fiyatlandığını gösteriyor.”2026 enflasyonu...“Genel beklenti 23–24 bandı.

Ben de bu beklentiye yakınım.”Faizlerin yönü...“Bu politika devam ederse 2026’da 8-10 puanlık faiz indirimi alanı var.”Dış dünya...“Petrol fiyatlarının ılımlı seyri, ABD Merkez Bankası’ndan en az iki faiz indirimi, gelişmekte olan ülkeler için ciddi destek.”Ama riskleri de sıraladı.ABD’de Merkez Bankası başkan değişimi, Trump faktörü, ABD–Çin ticaret gerilimi, jeopolitik başlıklar...“Bunlar masadan kalkmış değil.”İçerideki en büyük risk ne?Cevabı kısa ve netti.“Siyasetin tonunun piyasayı rahatsız etmesi.

Ama bir değişim beklemiyorum.”Bir cümle daha ekledi.“Öngörülebilirlik arttıkça para gelir.

Azaldıkça para bekler.”Yabancı yatırımcı...“Yabancılar Türkiye’ye gelmek istiyor.”Rakam da verdi.“2025’te 3 milyar dolar tahvile, 2 milyar dolar hisseye giriş oldu.

Bu yabancı için çok küçük ama niyet gösterir.”Yatırım sepeti...“Tek enstrümana bağlı kalmak büyük hata.”2025’te öne çıkanları hatırlattı, 2026 için ise küçük ayarlardan söz etti.- Altın ve gümüş tutulur ama oran düşer.- Endüstriyel metaller öne çıkar.- Yapay zekâ, savunma, enerji, tarım, su temaları güçlenir.- TL tarafında tahvil, bono ve faiz fonları hala işlevsel.Son cümlesi not defterimde kalın harflerle duruyor.“2026 bir sıçrama yılı değil, doğru adımların karşılığının alınacağı bir yıl olabilir.” BORSADA OYNANMAZ YATIRIM YAPILIR MURAT Sağman’ın “Borsada Oynanmaz” kitabı çok tuttu.Tesadüf değil.Çünkü Türkiye’de borsa hâlâ büyük ölçüde yanlış anlaşılıyor.Hâlâ “oynanan”, kısa yoldan zengin olunan bir yer sanılıyor.Oysa borsada aldığınız şey bir kâğıt parçası değil.Bir şirkete ortaklık; bir hisse bile alsanız, o ortaklığın bir ahlakı, bir sorumluluğu var.Finansal okuryazarlık konusunda son yıllarda önemli adımlar atıldı.Aracı kurumlar, uzmanlar, piyasa yapıcıları bu konuda ciddi emek verdi.Ama hâlâ yolun başındayız.İşte Murat Sağman’ın kitabı o yüzden sevildi.Bunun nedeni teknik analiz anlatması değil.Grafik öğretmesi hiç değil.Kitap, borsaya nasıl bakılması gerektiğini anlatıyor.Sağman bunu akademik bir dille değil, hayatın içinden örneklerle yapıyor.İlk hayal kırıklıklarını, yaşadığı şokları, yaptığı hataları saklamıyor.Ama uzun vadeli düşündüğünüzde ve doğru parametrelerle hareket ettiğinizde borsa, sabırlı yatırımcıya fırsat sunar.Piyasa uzmanlarının güzel bir tabiri vardır.“Ağaç gibi beklemek.”Bir zeytin ağacı diktiğinizde hemen meyve vermez.Ama bir kez verince onlarca yıl verir.Borsa da böyledir.O yüzden fırsat buldukça şu cümleyi hatırlatıyorum.Borsada oynanmaz.Yatırım yapılır.

ALPAMAYO BİZİM TRAFİKLE NE YAPAR BEN bu tür haberleri seviyorum.Teknolojiye, yeniliğe meraklıyım.O yüzden Nvidia’nın insan gibi düşünebilen Alpamayo’yu tanıtması beni gerçekten heyecanlandırdı.Dünyanın en büyük teknoloji sahnesinde, CES 2026’da sahneye çıkan Jensen Huang, yapay zekânın artık sadece hesaplayan değil, karar veren bir noktaya geldiğini anlattı.Sürücüsüz otomobillerin insan gibi düşünebildiği, zor durumları sezebildiği bir eşikten söz ediyoruz.İtiraf edeyim.Yeni nesil sürücüsüz otomobillerin yollara çıkacak olması bana çok ilginç geliyor.Hatta umut verici.Ama sonra durup düşünüyorum.Bu sistemler Amerika’da, Avrupa’da çalışır da; Türkiye’de nasıl olur bilemiyorum.Çünkü 18 yaşından beri direksiyon başındayım.Dikkatli, sakin, soğukkanlı bir sürücüyüm.Beni tanıyanlar bilir; trafikte bağırıp çağıranlardan değilim.Ama buna rağmen kendimi sık sık bir kaosun ortasında buluyorum.Aynaya saniyede bir bakıyorum, yine de önümde bir anda beliren motorlar, sinyalsiz şerit değiştiren araçlar, kuralsızlığın “normal” sayıldığı anlar...Biliyorum sizler de yaşıyorsunuz.O noktada insan şunu soruyor.Alpamayo bizim trafikle ne yapar?Nvidia bu sistem için Türkiye’ye özel bir yazılım mı geliştirir yoksa yapay zekâ bizden mi uyum sağlamayı öğrenir?Gerçekten bu sorunun cevabını merak ediyorum.Şunu kabul edelim.Otonom araçlar için asıl sınav teknoloji değil.Asıl sınav insan faktörü.Yine de bu gelişmeleri izlemek heyecan verici.Çünkü bir yerlerde, kurallara uyan, öngören, sakin kalan bir “yapay sürücü” ihtimali var.Belki önce yollar değişir.Belki alışkanlıklar.Belki de biz.Ama şu kesin.Gelecek geliyor...

İlgili Sitenin Haberleri