Haber Detayı

'Tanrıların Arabaları'nı bir de böyle okuyun: Türkiye'de nasıl fenomene dönüştü.. Moğollar Odatv'ye anlattı.. Fikret Hakan'ın şiiri
özel odatv.com
13/01/2026 15:38 (4 saat önce)

'Tanrıların Arabaları'nı bir de böyle okuyun: Türkiye'de nasıl fenomene dönüştü.. Moğollar Odatv'ye anlattı.. Fikret Hakan'ın şiiri

"Tanrıların Arabaları" 70’li yıllarda Türkiye’nin bir başka yüzü gibiydi. Yazarı Erich Von Daniken aramızdan ayrıldı. İnsana ve geçmişine dair soru işaretlerini ilk atan yazarlardandı. Erich Von Daniken Türkiye'yi nasıl etkiledi? Moğollar kurucusu Cahit Berkay anlattı.

Erich von Daniken, 1968 yılında yayımlanan “Chariots of the Gods” (Tanrıların Arabaları) adlı kitabıyla dünya çapında tanındı.

Kitapta, Maya, Antik Mısır ve diğer eski uygarlıkların, geçmişte Dünya’yı ziyaret eden uzaylı varlıklardan ileri teknoloji bilgisi aldığı ve bu sayede piramitler gibi dev yapılar inşa edebildiği iddia ediliyordu. 1980’lerden itibaren İngilizce konuşulan ülkelerde popülaritesi azalsa da, kitapları ve fikirleri yarı-belgesel arkeoloji yapımlarını ve “The X-Files” gibi paranormal temalı televizyon dizilerini etkiledi.

Ailesi, von Daniken’in 10 Ocak 2026’da İsviçre’nin Interlaken kentindeki bir hastanede yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Peki Daniken Türkiye'yi nasıl etkiledi?TÜRKİYE'DE DURUM1970’lerin Türkiye’sinde Erich von Däniken’in "Tanrıların Arabaları" etrafında oluşan dalga, sıradan bir kitap merakının çok ötesine geçti.

Kitabın “satış rekorları kırdığı”, kısa sürede dev rakamlara ulaştığı ve yeni baskılarının ardı ardına devam ettiği haberleri, o yılların basın dilinde neredeyse bir popüler kültür zaferi gibi sunuldu.

Milliyet Kitap yayın haklarını almıştı. "5 ayda 125 bin satan” kitap olarak tanıtılıyor.

Yeni baskılarının geleceği müjdesi veriliyor ve bir uyarıda bulunuluyordu: “Taklitlerinden sakının”UZAY ARTIK MÜZİKTE HAMERİ Kitabın üne kavuştuğu zaman içinde yine zamanın en çok okunan müzik dergisi Hey’de yer alan habere göre, Däniken’in dünyamıza uygarlık bilgisinin eski çağlarda uzaydan gelen varlıklar tarafından aşılandığı iddiasını taşıyan kitaplar, bu kez bir albüme ilham oldu.Türkiye’de “Tanrıların Arabaları”, “Yıldızlara Dönüş”, “Tohum ve Evren” gibi başlıklarla yayımlanan bu popüler dalgadan esinlenen dört müzisyen, “In Search of Ancient God” (Eski Tanrıları Arayış) adlı bir LP yaptı.

Plağın ilanlarında, bu üç kitabı okuduktan sonra müzisyenlerin “başka bir dünyanın mutlaka var olduğuna inandıkları” özellikle vurgulanıyordu.Grubun adı ise tam bir 70’ler bilimkurgu-romantizmi taşıyordu: “Absolute Elsewhere” (Mutlaka Bir Başka Yer).SİNEMA NASILKitabı kadar filmi de epey ses getirdi.

Ama eleştiriler öyle söylemiyordu.

Cumhuriyet’in 20 Mart 1974 tarihli “Haftanın Filmleri” köşesinde Atillâ Dorsay, “Tanrıların Arabaları” filmine ve arkasındaki kitaba mesafeli bir çerçeve çiziyordu.

Dorsay’a göre klasik bilimkurgu, bilimsel veriden hareket edip hayal gücüne açılırken, “Tanrıların Arabaları” tam tersini yapıyordu: Hayali bir varsayımı çıkış noktası alıyor, sonra bunu örneklerle “somutlaştırmaya” çalışıp bilimi yardıma çağırıyordu.

Yani iddia tersinden kuruluyordu.Eleştirmenin filmde gördüğü tek avantaj ise görsellikti: Kitapta okuyucunun hayal gücüne bırakılan örnekler, filmde dünyanın farklı bölgelerinden görüntülerle “gösterilebilir” hale geliyordu.

Bu da izleyiciye, uzun ve renkli bir yolculuk hissi veriyordu.Ama Dorsay çok netti: Film bu görsel gücüne rağmen teze bilimsel bir “inandırıcılık” ve “ciddiyet” kazandırmıyordu.

Üstelik sinema olarak da ayrı bir önem taşımıyordu.

Ona göre film, sinema düzeyinde değil; “genel kültür düzeyinde” merak uyandırabilecek bir seyirdi.Dorsay’ın aktardığı çerçevede Däniken’in iddia dosyası da oldukça tanıdıktı: Maya piramitleri, Pîrî Reis haritaları tartışmaları, Mısır piramitlerinin hesapları, 365 gün hesabı, Sümerlere atfedilen “pil” benzeri örnekler…Bir de işin daha sansasyonel kısmı vardı: Kutsal kitaplar, eski yazıtlar, mağara veya kilise resimleri içinden “uzay gemisi” ve “astronot” çağrışımı yapılan yorumlar.

Dorsay’ın bakışı burada da temkinliydi; Däniken’in “insanlık mirasında çözülemeyen ne varsa ona sarıldığı” ve bunların üzerine iddialı teoriler kurduğu görüşündeydi.MOĞOLLARI’IN 45’LİĞİ; 'TANRILARIN ARABALARI'NI CAHİT BERKAY ANLATIYOR Moğollar "Tanrıların Arabaları" 45’liğini çıkardılar. 15 Mart 1974 çıkış tarihi.

B yüzünde ise Yeşilçam filmlerinin vazgeçilmezi olacak olan şarkı var; "Bu Nasıl Dünya"...

Cahit Abiye açıp sordum.

Bir ayrılık zamanı olduğunu söyledi.

Taner Öngür, Asit Orhan ve davulcu Ayzer Danga gruptan ayrılmışlardı.

Amerikalı flütçü Sulubika ve piyanoda Naki Ataman‘ın geldiğini söylüyordu Cahit Berkay.

İşte bu ekip ile "Tanrıların Arabaları"nı yaptılar.

Cahit Berkay o zamanlar çok etkilendiğini ve bu şarkının da bu etki ile yapıldığını söylüyor. “O zaman öyleydim hala öyleyim.

Asıl İsaac Asimov bu işin piri“ diyor.

Bütün kitapları var.

Peki bu parça nasıl çıktı?

O yıllar kitap büyük olay olmuş.

Cahit Berkay da çok etkilenmiş.

O psikoloji içinde “Öyle düşünürken aklıma bu melodi geldi.

O zamanlar elektronik olayı yok.

Analog sesler ile çözmeye çalıştık efektleri” diye ekliyor.

İsmini de tam o günlerin ruhuna uygun Tanrıların Arabaları koymuşlar. “Güzelde bir kapak yapmıştık“ diye ekliyor Berkay.TANER ÖNGÜR’ÜN ANISI; FİKRET HAKAN‘IN YAZDIĞI ŞİİRBen unutmuşum o yılları.

Önce Taner Öngür’ü aradım. “O 45‘lik kaydından ben yoktum, ayrılmıştık” dedi.

Kendisi bir grup kurmuştu.

Adı Tank. “İlk Türkçe rock söyleyen grup” diyor.

Ama kıymeti anlaşılmamış.

Hala bahsederken bu kırgınlığını dile getiriyor.

Kimler vardı?

Grup Bunalım’dan Aydın Çakuş, klavyede Kılıç Danışman ve davulda Nur Yenal.

Bu grup ile bir Fikret Hakan macerası yaşıyorlar. “Biz grubu kurduk.

O zamanlar Fikret Hakan şarkı söylemek istiyordu.

Provalar yapıyoruz.

Progresif çalışmalar.

Kendi yazdığı bir şiir vardı.

O yıllarda işte Erik Von Daniken etkisi şiire de yansımış.

Maymun olmak istiyorum gibi sözler”.CEM KARACA NE DİYORDUTaner Öngür de etkilendiğini söylüyor yazardan.

Dönemde etkilenmeyen yok gibi.

O günlerin bir başka özelliğinin de altını çiziyor; “Sol da yükseliyordu o yıllarda.

Onlar biraz kızıyordu bu fikirlere.

Hatta Cem Karaca da öyle bakıyordu.

Ama Von Daniken güzel bir kapı açtı diyebilirim“ diye ekliyor Öngür.KİTABIN DÜNYA ÇAPINDAKİ ETKİSİ VE YAZARIN HAYATIİnsanlığın Ay’a ilk kez ayak basmaya hazırlandığı bir dönemde yayımlanan eser, gizemli ve açıklanamayan olgulara yönelik ilgiyi artırdı.

Kitap, bilim çevrelerinden sert eleştiriler almasına rağmen geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Uluslararası kaynaklara göre von Däniken, “Tanrıların Arabaları”nın ardından benzer temalarda 20’den fazla kitap kaleme aldı.

Tarihsel ve bilimsel verilerle uyuşmadığı yönünde yoğun eleştiriler alan bu eserler, 32 dile çevrildi ve yaklaşık 60 milyon adet satıldı.

Bu kitaplar, “antik astronot teorileri” olarak bilinen akımın yaygınlaşmasında belirleyici rol oynadı.TARTIŞMALAR VE HUKUKİ SORUNLAR1935 yılında İsviçre’nin Schaffhausen kentinde doğan von Däniken, katı Katolik bir ailede büyüdü.

Yatılı okulda aldığı dini eğitime karşı, yaşamın kökenine ilişkin İncil anlatılarına alternatif fikirler geliştirdiği biliniyor. 1950’li yıllardan itibaren garson ve barmen olarak çalışan Von Däniken, bu dönemde dolandırıcılık ve mali usulsüzlük suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı ve kısa süreli hapis cezaları aldı.

İlk kitabının büyük ticari başarısının ardından da vergi kaçırma suçlamaları nedeniyle yeniden cezaevine girdi.PARANORMAL ARAŞTIRMALAR VE SEYAHATLERHapisten çıktıktan sonra elde ettiği maddi imkânlarla von Däniken, paranormal konulara yoğunlaştı. 1970’li yıllar boyunca Mısır, Hindistan ve Latin Amerika’da saha gezileri düzenledi, konferanslar verdi ve teorilerini yaymak amacıyla dernekler kurdu.

Video ve multimedya araçlarını kullanarak geniş kitlelere ulaşmayı başardı.

Bilim insanları tarafından ortaya konan çelişkiler ve eleştiriler, ne von Däniken’i ne de takipçilerini, Dünya’nın geçmişte uzaylılar tarafından ziyaret edildiği inancından vazgeçirebildi.IG NOBEL ÖDÜLÜVon Däniken, 1991 yılında “şüpheli iddia ve deneylerle bilime olan farkındalığı artırdığı” gerekçesiyle Ig Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.

Bazı belgesellerde kanıt olarak sunduğu eserlerin yeni üretim olduğunun ortaya çıkmasına rağmen, teorilerinin temelinin doğru olduğunu savunmayı sürdürdü.1980’lerden itibaren İngilizce konuşulan ülkelerde popülaritesi azalsa da, kitapları ve fikirleri yarı-belgesel arkeoloji yapımlarını ve “The X-Files” gibi paranormal temalı televizyon dizilerini etkiledi.SON YILLARIVon Däniken’in kitaplarından esinlenerek kurulan “Mystery Park” adlı tema parkı, beklenen ilgiyi görmedi ve birkaç yıl içinde kapandı.

Parkın yapıları bugün büyük ölçüde atıl durumda bulunuyor.Erich von Däniken, 65 yıldır evli olduğu eşi Elisabeth Skaja ile birlikte yaşamını sürdürüyordu.

Yazarın bir kızı ve iki torunu bulunuyor.

Von Däniken, ardında büyük tartışmalar yaratan teoriler ve milyonlarca okura ulaşan eserler bırakarak hayatını kaybetti.Sina KoloğluOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri