Haber Detayı

Ümmet Âlimlerinden 'Dünya Kudüs Haftası' ilanı!
Güncel dogruhaber.com.tr
13/01/2026 16:35 (2 saat önce)

Ümmet Âlimlerinden 'Dünya Kudüs Haftası' ilanı!

13-19 Ocak tarihleri arasını "Kudüs ve Gazze… Yakın Bir Umut" sloganıyla Dünya Kudüs Haftası'nı ilan eden Ümmet Âlimleri Koordinasyonu yaptığı açıklamada Kudüs'ün ümmetin inancı, tarihi ve geleceğinin ayrılmaz bir parçası olduğu vurguladı, Gazze'deki direniş, Batı Şeria'ya yönelik saldırılar ve Filistin davasının canlı tutulması için tüm ümmete seferberlik çağrısında bulundu.

Rehber TV stüdyosunda gerçekleşen basın açıklaması çok sayıda ilmi heyet temsilcisinin katılımıyla beraber duyuruldu.

Ümmet Âlimleri Koordinasyonu adına okuyan Filistin Alimler Birliği Genel Başkanı Dr.

Nevvaf Tekruri "Kudüs ve Filistin'e Destek çerçevesinde faaliyet yürüten âlimler, ilmi kurumlar ve etkin yapılar, her yıl recep ayının son haftasında Dünya Kudüs Haftası'nı ilan etmeyi bir gelenek hâline getirmiştir.

Bu hafta, isra ve miraç gecesinin yıldönümü ile Selahaddin Eyyûbî'nin Kudüs'ü fethinin hatırasına denk gelen, sembolik bir anma olmanın ötesine geçerek; çalışma, seferberlik ve aktif çalışma dönemine dönüşen, ümmeti bir araya getiren yıllık bir durak niteliği taşımaktadır." dedi.

Dr.

Nevvaf Tekruri Dünya Kudüs Haftası'nın bu yıl "Kudüs ve Gazze… Yakın Bir Umut" sloganıyla, 13-19 Ocak tarihleri arasında icra edileceğini aktaran Tekruri, "İsra ve miraç hatırası, İslâmî bilinçte inanç ve medeniyet açısından bir kuruluş anını temsil etmektedir.

Yüce Allah, bu olayda Mescid-i Haram ile Mescid-i Aksa'yı ebedî bir bağla birbirine bağlamış, bu bağı kimliğin ve ilahî mesajın temel unsurlarından biri kılmıştır.

Nitekim Allah Teâlâ isra suresinde, 'Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulumuz Muhammedi Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir' diye buyurmuştur.

Bu ilahî yolculuk, Kudüs'ün ümmetin yürüyüşündeki merkezi konumunu, onun inancının, tarihinin ve geleceğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan eden ilahî bir bildiridir." diye konuştu. "Kudüs hiçbir zaman ikincil planda tutulan bir mesele olmamalıdır" Tekruri, "Bu yılki anma etkinliği, son derece istisnaî bir tarihî bağlamda gerçekleşmektedir.

Dünya Kudüs Haftası'nın ilanı, izzetli duruşuyla öne çıkmış Gazze'de sözde bir ateşkesin sağlandığı bir döneme denk gelmektedir.

Oysa dünya kamuoyu, Gazze halkına karşı sürdürülen vahşi soykırımın ve sistematik yıkımın boyutlarını açıkça görmüştür.

Bu yılki anma etkinliği, aynı zamanda bölgenin yaşadığı büyük dönüşümlerin ortasında ve Selahaddin Eyyûbi'nin Beytülmakdis'i özgürleştirdiği tarihî zaferin yıldönümünde idrak edilmektedir.

Tüm bunlar, Kudüs'ün hiçbir zaman ikincil planda tutulan bir mesele olmadığını; ümmetin liderleri, âlimleri ve halkları için daima merkezi bir sorumluluk teşkil ettiğini yeniden teyit etmektedir.

Kudüs'e, Gazze'ye, Batı Şeria'ya ve Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) miracgâhına yönelik saldırılar; ümmetin özüne, vicdanına ve ilahî misyonuna yöneltilmiş saldırılardır." şeklinde konuştu.

Ümmet Âlimleri Koordinasyonu'nun Kudüs ve Filistin'e destek olarak, Gazze'nin direnişinin ardından ve siyonist projenin gerçek yüzünün açığa çıkmasından sonra bu seneki Dünya Kudüs Haftası'nı ilan ettiklerini aktaran Tekruri, ümmetin üzerine düşen temel tutum ve sorumlulukları şu şekilde sıraladı: "Direnişin asli unsuru olan Gazze'deki mücahitleri selamlıyoruz" 1.

Allah Teâlâ'nın sebat verdiği ve cephelerde dimdik duran, ümmetin onurunu ve haysiyetini savunan izzet timsali Gazze'deki mücahitlere en derin saygı ve selamlarımızı sunuyoruz.

Aynı şekilde mücahitleri bağrına basan, sabır ve ribatın dayanağı olan, direniş denkleminde asli bir unsur hâline gelen Gazze halkını selamlıyoruz.

Gazze'nin yiğit evlatlarından hak ve izzetin şahidi olarak tertemiz kanlarıyla şehadet mertebesine yükselen mücahit ve sebat ehli olan şehitleri, yaralarına rağmen sebatını koruyan gazileri ve zincirler altında hür mücahitlerin sabrıyla direnen esirleri selamlıyoruz.

Hepsi, cesaretleri ve teslimiyetleriyle izzetin simgesi, onurun mihenk taşı olmuşlardır. "Gazze için tüm imkânlar seferber edilmeli" 2.

Dünya Kudüs Haftası; bireyler, kurumlar ve halklarının iradesini yansıtan hükümetler nezdinde önceliklerin yeniden belirlenmesi için stratejik bir fırsattır.

Kudüs, ilgi ve gündemlerin zirvesinde yer almalıdır.

Gazze ise, maddî, ilmî ve medya alanındaki tüm imkânların seferber edilmesini gerektiren zamanın gerekliliğini temsil etmektedir.

Bu hafta, yılın geri kalanında Kudüs ve Filistin için kesintisiz sürecek bir mücadelenin direnç kaynağı olmalı; gelip geçen bir etkinliğe indirgenmemelidir. "Tüm kurumları Kudüs haftası için etkinlikler düzenleye davet ediyoruz" 3.

Tüm kurum ve kuruluşları, her biri kendi alanında olmak üzere; Dünya Kudüs Haftası'nı fiilen sahiplenmeye; resmî açıklamalar yapmaya, etkinlikler ve programlar düzenlemeye, mensuplarını bu sürece güçlü biçimde dâhil etmeye davet ediyoruz.

Ayrıca, etkinliklerin çeşitliliğini ve kapsayıcılığını temin etmek üzere, üst komite tarafından hazırlanan Dünya Kudüs Haftası Rehberi'nden istifade edilmesini öneriyoruz.

Ateşkese rağmen gevşememe çağrısı 4.

Ümmetin âlimlerini, hatiplerini ve davetçilerini; önümüzdeki 2 cuma hutbesini Dünya Kudüs Haftası çerçevesinde ele almaya, ilk kıbleye karşı ümmetin sorumluluğunu, Gazze ve Batı Şeria'ya karşı vazifesini, ateşkes görüntüsüne rağmen gevşememenin ve sürekliliğin önemini vurgulamaya davet ediyoruz.

Zira geniş çaplı saldırı sonrası olan zaman dilimi, çalışmaya ve yeniden inşaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymaktadır. "Dünya Kudüs Haftası boyunca kitlesel halk gösterileri düzenlemeli" 5.

İslâm dünyasında ve dünya genelinde özellikle Batı ülkelerinde tatil günleri dikkate alınarak, Cuma namazlarının ardından ve hafta boyunca kitlesel halk gösterilerinin düzenlenmesini çağrısında bulunuyoruz.

Bu gösteriler, Gazze'ye destek, Batı Şeria'daki süregelen saldırılara karşı duruş ve Filistin davasının halkların vicdanında hâlâ diri olduğunun güçlü bir ifadesi olmalıdır. "Kudüs'ün merkezi konumu yeniden kökleştirilmeli" 6.

Dünya Kudüs Haftası'nda bilgi ve eğitim boyutunun önemini vurguluyor; kavramların tashihini, normalleştirme ve meşrulaştırma söylemleriyle mücadeleyi, Kudüs'ün merkezi konumunun müfredatlarda, kültürel ve medya söyleminde yeniden kökleştirilmesini gerekli görüyoruz.

Bu, davayı sulandırmaya ve unutturmaya karşı uzun soluklu bir bilinç inşasıdır. "Aksa, uykuya dalmış vicdanları uyandırmakta, cephede sebat eden mücahitler ümmetin onurunu muhafaza etmektedirler" 7.

Gazze'deki kardeşlerimiz için organize ve sürdürülebilir yardım çalışmalarının artırılmasını, ümmetin tamamını kapsayan mal ile cihad farizasının bir gereği olarak görüyoruz.

Bu çabalar; bilinçli ve sorumlu bir infak anlayışını yerleştirmeli, yardımı geçici bir duygusal tepki olmaktan çıkarıp direnişin ve sebatın kurumsal bir dayanağı hâline getirmelidir.

Bugün Kudüs ümmete seslenmektedir.

Aksa, uykuya dalmış vicdanları uyandırmaktadır.

Gazze'de enkaz altında kalan çocukların kanı ve beden parçaları, ümmeti; fedakârlıkların büyüklüğüne yakışır bir duruş sergileme sorumluluğuyla yüz yüze bırakmaktadır.

Cephede sebat eden mücahitler, ümmetin onurunu muhafaza etmekte; bugünü koruyup yarını, kanları, sabırları ve ribatlarıyla inşa etmektedirler.

Allah, emrinde mutlak galiptir ancak insanların çoğu bunu bilmez.

İlgili Sitenin Haberleri