Haber Detayı

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin dava 23 Şubat'a ertelendi
Güncel haberler.com
13/01/2026 17:21 (3 saat önce)

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin dava 23 Şubat'a ertelendi

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'ndaki usulsüzlük iddialarıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu ve diğer sanıkların duruşması Ankara'da devam etti. Sanıklar suçlamaları reddetti ve beraat taleplerinde bulundu.

CHP'nin 38.

Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 12 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.Ankara 26.

Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın öğleden sonraki celsesinde bazı sanıklar ve avukatları hazır bulundu.Duruşmaya, sanık beyanlarıyla devam edildi.Başka bir dosyadan tutuklu sanık, eski Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılarak, uzun yıllar CHP'de görev aldığını, parti içerisinde menfaat temini ya da bir delegenin iradesinin sakatlanmasının söz konusu olamayacağını söyledi.Üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen Akpolat, duruşmalardan vareste tutulmayı talep etti.Osmangazi Belediye Başkanı tutuksuz sanık Erkan Aydın da seçime hile karıştırabilecek bir konumda olmadığını savunarak, "Dosyaya konu olan ve görüştüğüm iddia edilen kişilerle HTS kayıtlarında görüşmediğim bellidir.

Bu kişilerle alakam yoktur.

Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum." dedi.CHP Bursa İl Başkanı tutuksuz sanık Nihat Yeşiltaş da söz konusu davanın CHP'nin iktidar olmasını engellemeye yönelik olduğunu ileri sürerek, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi."Siyaset dizayn ediliyor"CHP 39.

Olağan İstanbul İl Kongresi'nde CHP İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik ise iddianamede hiçbir somut delil olmadığını öne sürerek, "Ben bu yaşıma kadar hiç adliye yüzü görmedim.

Şu an birkaç farklı dosyadan 22,5 yıl ile yargılanıyorum." diye konuştu.CHP'de mahalle seçimleriyle başlayan sürecin kurultaya kadar geldiğini bu şekilde genel başkanlık seçimlerinin gerçekleştirildiğini belirten Çelik, bunu yapan tek partinin CHP olduğunu ve bu durumun parti içi demokrasinin yaşatıldığının kanıtı olduğunu beyan etti.Çelik, savunmasına şöyle devam etti: "Kurultaydan sonra itiraz süresince hiçbir itiraz yapılmamış.

Bu iddianamede şikayetçi ve tanık olarak ifade verenler bir kısmı delege bir kısmı adaylık başvurusu yapmış kişiler.

Şaibe varsa neden 1,5 yıl beklediniz?

Madem şaibe vardı neden adaylık koydunuz?

Aday gösterilen bu kişiler kazanmış olsa böyle gerçek dışı beyanlarda bulunacak mıydı acaba?

Burada amaç partinin itibarını zedelemek, genel başkanımızı ve bizleri susturmak.

İddianamede 16 tanık var, şikayetçiler içinde E.Ç.'nin beyanları yok.

Benim E.Ç.'nin beyanı üzerine ifadem alınmıştı.

Ben şu an neyle suçlanıyorum?

Delegelere dağıtıldığı iddia edilen telefonun bile kurultaydan 1 sene sonra piyasaya sürüldüğü ortaya çıktı."Mahkemelerin siyasi amaçlar uğruna karar alınan yerler olmadığını söyleyen Çelik, suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.Sanık beyanlarının ardından söz alan Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, şikayetçi olduklarını ve katılma taleplerinin bulunduğunu söyleyerek, CHP avukatı Çağlar Çağlayan'ın mağdur tarafta olduğunu, bu yüzden Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını yapmasının usule uygun olmadığını söyledi.CHP avukatı Çağlar Çağlayan da bu duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun vekili olduğunu, bu dosya özelinde CHP avukatlığından çekildiğini belirterek, iddianamede bulunan tanık beyanlarının güvenilir olmadığını ve lehe beyan toplanmadığını söyledi.Çağlayan, "Lütfü Savaş bu dosyada mağdur olamaz.

Kendisi o dönem sadece bir kurultay delegesiydi.

Nasıl zarar gördüğünü ortaya koymadı.

Belediye başkanı adayı olarak belirlenip belirlenmemesi siyasidir.

Katılma taleplerinin reddedilmesi gerekir." beyanında bulundu.Çağlayan, seçim sonucunu etkilemek amacıyla dağıtıldığı iddia edilen paraların 5 Kasım tarihli olduğunu, seçim sürecinin ise 4 Kasım itibarıyla sona erdiğini anımsatarak, İmamoğlu'nun duruşmalardan vareste tutulmasını ve müvekkili hakkında tüm sanıklarla beraber beraat kararı verilmesini istedi.Diğer sanık avukatları da iddianamede somut delillere yer verilmediğini öne sürerek, mahkemeden, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin reddini ve müvekkillerinin beraatını talep etti.Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin kabulünü, dinlenmeyen sanıkların huzurda dinlenmesini ve eksik hususların giderilmesini talep etti.Ara kararını açıklayan mahkeme, savunmaları alınan ve duruşmadan vareste tutulmayı talep eden sanıkların taleplerinin kabulüne, duruşmaya gelmeyen sanıkların davetiye ile dava ve duruşmadan haberdar edilmesine, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin kabulüne hükmetti.Duruşma, 23 Şubat'a ertelendi.

İlgili Sitenin Haberleri