Haber Detayı

Onurlu yoksul!
Yaşam takvim.com.tr
14/01/2026 06:59 (5 saat önce)

Onurlu yoksul!

İnsan olanın ruhunda yoksulluğa dayanma gücü vardır. O yüzden onurlu yoksullar hayata direnirken haysiyetini yem etmez. Onurlu yoksulluğun en şerefli yanıdır bu. Onları satın almaya şerefsizliğin parası da yetmez zaten. Zengin olmak bazen çok kolaydır. Önemli olan o zenginliği nasıl kullandığındır….

İnsan olanın ruhunda yoksulluğa dayanma gücü vardır.

O yüzden onurlu yoksullar hayata direnirken haysiyetini yem etmez.

Onurlu yoksulluğun en şerefli yanıdır bu.

Onları satın almaya şerefsizliğin parası da yetmez zaten.

Zengin olmak bazen çok kolaydır.

Önemli olan o zenginliği nasıl kullandığındır.

İnsanları kullanan zenginliğin insanlık katında çöp kadar değeri yoktur.

Ama kazandığı parayı insanlık için kullanan birinin zenginliği tarihin alnına yazılır. *** Kara para kasalarının hacmi genişlerken, zengin ve yoksul arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor.

Kış gelince aradaki farkın yansıması daha şiddetli.

Kendimden biliyorum; başkalarıyla üşümek diye bir gerçeğimiz vardı komşuluk zamanları.

Şimdi ciğerleri yananların hiç üşümedikleri farz ediliyor belki de! *** Namuslu garibanlar evlerinde günlük ekmek maliyetini hesaplıyor, zenginlerin bir telefonla kapılarına geliyor siparişleri.

İşleri o biçim tıkırındayken, onların mutfaklarında her gün pirzola, bonfile pişiyor, yoksul çocukların sofrasına senede bilmem kaç köfte düşüyor.

Biliyoruz ki para zenginler için her meselede koldur kanattır.

Zenginin malının yoksulun canından önemli olduğu bir ülkede yoksulların canlı kalması bile sanattır. *** Tarihin insanları yoksul bırakan zamanları olmuştur ama bencilliğin böylesine zenginliğini hiç görmemişti bu topraklar.

Zengin züppelerin yoksullukla alay ettikleri gösterileri bile izliyoruz.

Sosyal medya görgüsüzlerin teşhir salonu.

Buna karşılık vicdanını yitirmeyen yoksulların onurlu duruşunu görünce insanlığın hala ölmediğini de görebiliyoruz. *** Bundan birkaç yıl önce tanıdığım hayırsever iki kadın gariban bir mahalleye gitti.

Bir eve girdiler.

Evin içinde tek başına yaşlı bir adam.

Evin içi rutubet evin içi astım.

Adamın yüzüne bakıp 'sanadır kastım' diye bas bas bağırıyor acımasız bir kader.

Adamın yüzü sapsarı ama hala direniyor, kendisine uzatılan yardım için başka evi işaret ediyor. 'Benden daha yoksulları var onlara gidin.' Not: Bugün sokakta hayırsever biri tarafından bedava simit dağıtılsa, emin olun ki simitlerin çoğu ihtiyacı olmayan insanlar tarafından kapışılır. *** Kış gelince onurlu yoksulların gözlerindeki mektupları iyi okumak gerekiyor.

Hele o mektupların köşelerde saklananları bulursanız bu ayaz gecelerde bile bir sıcaklık hissederseniz.

Çünkü o nostaljik mektupların güneşi batmadı, türküleri de değişmedi; 'gül ağacı değilem her gelene eğilem!' *** Nostaljiyle yaşayan, geceleri aç yatan onurlu yoksulların her türlü şartta yalana ve harama karnı toktur.

Ama hayvanlarda olmadığı varsayılan Allah korkusu, kan emici tüccarlarda ve çetrefilli yollardan milyonlarına milyon katan kansızlarda yoktur.

Nafile beklenti!

Bizler de yurtdışına gezilere gittik, o toprakların sahibi olan insanların bizlere saygı göstermesini beklerken, o saygıyı öncelikle bizlerin göstermesi gerektiğini bildik.

Yerlere tükürmedik, kimseye sarkıntılık etmedik, bir şey isterken 'lütfen' dedik, kırmızı ışıkta bekledik.

Doğaldır ki, bizler de ülkemizdeki yabancı beylerden bunları bekliyoruz!

Torbacılık yapmalarını ve çete kurmalarını değil!

İlgili Sitenin Haberleri