Haber Detayı

Meta, Google, TikTok ve dahası nasıl bir 'milli güvenlik sorunu' yaratıyor? Uzman isim açıkladı: Kişisel verilerimiz toplanıyor
Gündem gazetevatan.com
14/01/2026 09:20 (4 saat önce)

Meta, Google, TikTok ve dahası nasıl bir 'milli güvenlik sorunu' yaratıyor? Uzman isim açıkladı: Kişisel verilerimiz toplanıyor

Meta, Google ve TikTok gibi sosyal medya platformlarının, kullanıcı verilerini nasıl ve ne ölçüde kullanıldığına dair ciddi soru işaretleri mevcut. Ülkemizde ve diğer bölgelerde reklam işleyişi ve toplumsal yapıyı zedeleyen içerik kullanımıyla da sık sık gündeme gelen bu platformlar, kapsamlı bir veri gizliliği yasasının olmamasının açığından yararlanıyor. Uzmanlar aynı zamanda bu tarz platformların veri politikalarının ciddi bir dijital tehdit oluşturduğunun da altını çiziyor ve mevcut durumun milli güvenlik sorunu yarattığını ifade ediyor.

Sosyal medya platformları ve ülkemizde faaliyet gösteren birçok global şirket, özellikle hız kazanan yapay zeka yarışı sebebiyle çok daha agresif bir tutum içerisine girmeye başladı.

Başta veri gizliliği olmak üzere reklam işleyişi ve uygunsuz içeriklerle tartışılan bu platformlar, akıllardaki en büyük soru işaretini tekrar gündeme getiriyor: Kişisel verilerim güvende mi?Milliyet'te yer alan habere göre; uzmanlara göre asıl problem, şirketlerin ve tüm bu platformların veri kullanımı konusunda yeterince şeffaf olmaması.

Örneğin siber güvenlik konusunda bir araştırma analisti olan Krystyna Sikora, bu belirsizliğin yanlış bilgilendirme ve panik ortamını beslediğini söylüyor.

Sikora’ya göre kullanıcıların haklarını gerçekten anlayabilmesinin tek yolu kullanım koşullarında gizli.

Firmaların bu açığı iyi kullandığını ifade eden Krystyna Sikora, ABD'de bile teknoloji şirketlerini kapsayan bütüncül bir veri gizliliği yasasının hala olmadığını vurguluyor.KİŞİSEL VERİLERİMİZ TOPLANIYORInstagram, Facebook, X ve Google platformlarında her ne kadar içeriklerin yapay zeka eğitimi ve izinsiz reklam için kullanmadığı söylense de, işin aslı tam olarak öyle değil.

Herkese açık paylaşımlar başta Meta ve Google olmak üzere birçok firmanın ana veri kaynağını oluşturuyor.

Fotoğraflar, gönderiler, Reels içerikleri ve buralara attığınız mesajlar bu kapsama giriyor.Daha da önemlisi bu platformlar hesabı olmayan kişilerin bile verilerine dolaylı olarak ulaşabiliyor.

Örneğin bir kullanıcı, hesabı olmayan bir kişiyi herkese açık bir gönderide etiketlerse, bu mesaj bile veri olarak kullanılabiliyor.

Bir diğer örnek ise Gmail’deki “akıllı özellikler” kısmı.

Bu özellik kullanıldığı bölgelerde varsayılan olarak açık geliyor ve bu durum, e-posta içeriklerinin yapay zeka destekli özellikler için analiz edilmesine kapı aralıyor.Google, 13 yaş altı kullanıcıların verilerinin yapay zeka eğitimi için kullanıldığını söylüyor.

Ancak California'da açılan bir dava, Ekim ayında yapılan bir politika değişikliğiyle Gemini’ın özel e-posta ve ek dosyalara varsayılan ayarla erişim kazandığını iddia ediyor.

Bu dava, Google’ın 1967 tarihli California Gizliliğin İhlali Yasası’nı ihlal edip etmediğini tartışmaya açmış durumda.Diğer taraftan bölgesel olarak bakıldığında da sosyal medya platformlarının kullanımı ile ilgili birçok dava ve karar süreci gündemde.

Geçtiğimiz günlerde Avustralya 16 yaş altındaki kullanıcılar için sosyal medya kullanımını tamamen yasakladı ve ebeveyn kontrolüne aldı.

Danimarka ve Malezya gibi ülkelerin yanı sıra ABD'nin en büyük eyaletlerinden biri olan Texas ve Utah’ta sosyal medyanın küçük yaştaki kullanıcılara yasaklanması gündemde.Malezya İletişim Bakanı Fahmi Fadzil, internetin hem güvenli hem de erişilebilir olması gerektiğini vurgularken ülkede hâlihazırda sekiz milyonun üzerinde yerel kullanıcıya sahip tüm sosyal medya ve mesajlaşma platformlarına lisans şartı getirilmesi ve denetimlerin artması gerektiğini ifade etmişti.

DİJİTAL MEDYA MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELDİÖlçeği biraz daraltıp Türkiye'ye geldiğimizde ise tüm bu problemlerin yanında daha mühim detaylar da ortaya çıkıyor.

Ülkemizde yasal mevzuatlara tam olarak uyum sağlamayan yabancı dijital platformlar, son dönemde hiç olmadıkları kadar tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Türkiye'den milyarlarca lira kazanan, ancak istihdam, veri güvenliği ve vergi konusunda yerel medyayla eşit şartlarda olmayan birçok yabancı sosyal medya platformu bulunuyor.

Yapılan son analizlere göre, sadece 2024 yılında Türkiye'den yabancı medya platformlarına reklam yoluyla aktarılan para 158 milyar TL'yi buldu.Uzmanlar, bu platformların sadece ekonomik bir kayıp yaratmadığını, aynı zamanda algoritmalar yoluyla ülkenin iç dinamiklerine müdahale ettiğini vurguluyor. “Savaşlar artık sadece barut kokusu, top sesi ya da sınır hatlarındaki mevzilerden ibaret değiller.

Günümüzdeki cephe hattı avucumuzun içindeki ekranlara, evimizdeki bilgisayarlara ve zihnimizin en mahrem uçlarına taşınmış durumda” diyen Prof.

Dr.

S.Tunay Kamer adeta geleneksel orduların yerini artık algoritma ve verilerin aldığını belirtti.

Yabancı dijital platformların artık sadece birer iletişim aracı olmaktan çıktığını belirten Kamer, sözlerine şöyle devam etti:“Bu sessiz ama derinden ilerleyen süreci, tek bir kurşun atılmadan gerçekleştirilen ‘dijital işgal’ olarak değerlendiriyoruz.

Bu işgalin boyutlarını anlamak için sadece rakamlara bakmak bile yeterli.

Biz aslında bizi kuşatan o duvarın tuğlalarını kendi paramızla örüyoruz. kendi kaynaklarımızla bizi içerden kuşatan bir sistemi adeta finanse etmiş oluyoruz.

Bu platformlara aktardığımız her kuruş, bizi daha iyi analiz etmelerini, zaaflarımızı ölçmelerini ve toplumsal reflekslerimizi manipüle etmelerini sağlayan o devasa algoritma çarklarına dökülen bir yakıta dönüşüyor.

Verilerimizin Türkiye’nin kontrolündeki sunucularda, örneğin İsrail gibi aktörlerin ulaşabileceği yerlerde depolanması, sadece bir gizlilik sorunu olarak değerlendirilemez.

Bu doğrudan milli bir beka meselesidir.”Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ali Murat Kırık ise bu şirketlerin faaliyetlerini bir milli güvenlik sorunu olarak değerlendirdi.

Konuyla ilgili CNN Türk’e açıklamalarda bulunan Ali Murat Kırık, yabancı platformların Türkiye'deki faaliyetlerini sert bir dille eleştirdi.

Platformların denetimsizliğine dikkat çeken Kırık, mevcut durumu yeni bir saldırı alanı olarak tanımlıyor.

İLGİLİ HABER Türkiye’nin kaybı tam 158 milyar lira!

Uzman isim en önemli tehlikeye dikkat çekti: ‘Tüm veriler o şirket tarafından depolanıyor’ PAYLAŞIMLAR TOPLUMUN ALGI YAPISINI ŞEKİLLENDİRİYORBu platformlar toplumların algı yapısını şekillendirebiliyor, siyasi ve sosyal gerilimleri tetikleyebiliyor ve ülkelerin iç dengelerine doğrudan müdahale edebiliyor diyen Kırık, sözlerine şöyle devam etti; Yabancı medya platformlarında paylaşılan her video, her görsel ve her içerik, bugün Gazze’de sadece bir paylaşım olarak kalmıyor.

Doğrudan ya da dolaylı biçimde bir silaha, bir finansman kaynağına ve bir propaganda aracına dönüşüyor.

Bu platformlar çatışma görüntülerinden insanlık dramına kadar her içeriği algoritmalar üzerinden tıklanma, izlenme ve reklam gelirine çevirirken, ortaya çıkan ekonomik değer emperyal güçlerin kasasına akıyor.Uzmanlara göre yabancı sanal medya ve dijital platformlar uzun yıllardır bulundukları bölgelerde sessiz bir işgal gerçekleştiriyor.

Türkiye'ye yatırım yapmadıkları gibi istihdam da sağlamıyorlar.

Ancak bu ülkeden kazandıkları milyarlarca doları doğal olarak ülkelerine götürüyorlar.YEREL MEDYA KAN KAYBEDİYOR: DİJİTAL KAPİTÜLASYONAnaliz edilen verilere göre, yerel ve geleneksel medyanın reklam pastasındaki payı ise dramatik şekilde düşüyor. 2014 yılında reklam harcamalarının neredeyse tamamı yerel medyada kalırken, dijitalin payı yüzde 20 seviyesindeydi. 2019 yılında ise yabancı dijital platformlar pastadan yüzde 48 pay almaya başladı. 2024 yılında ise yabancı platformların payı yüzde 74'e kadar yükseldi.Uzmanlara göre bu tablo, yerel medyanın ayakta kalmasını zorlaştırırken, haksız rekabet ortamı yaratıyor.

Yabancı şirketlerin vergi ve içerik sorumluluğu konusunda yerli şirketler kadar yükümlülük altına girmemesi dijital kapitülasyon benzetmelerine neden oluyor.

İlgili Sitenin Haberleri