Haber Detayı

Çanakkale'de Tuğba Yavaş Davası: Otopsi Raporundaki Çelişkiler
Asayiş haberport.com
14/01/2026 11:48 (3 saat önce)

Çanakkale'de Tuğba Yavaş Davası: Otopsi Raporundaki Çelişkiler

Çanakkale'de Tuğba Yavaş'ın 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği davada otopsi raporundaki boy-kilo tutarsızlığı ve keşif taleplerinin reddi tartışma yarattı.

Çanakkale'de Tuğba Yavaş davasında otopsi tartışması30 Ekim 2024 tarihinde Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi'ndeki bir apartmanda meydana gelen olayda, Tuğba Yavaş (39) 5'inci kattaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düşerek hayatını kaybetti.

Olay sonrası polis ve sağlık ekipleri sevk edildi; Yavaş, Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı ancak kurtarılamadı.Olay ve soruşturmanın seyriPolisin yürüttüğü soruşturmada, ölen kadının eşi Prof.

Dr.

Alptekin Yavaş ifadesine başvuruldu.

Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı tamamladı ve iddianame düzenlendi.

Prof.

Dr.

Alptekin Yavaş hakkında "başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi" suçundan Çanakkale 2.

Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3.

Ağır Ceza Mahkemesine taşındı, daha sonra yeniden asliye cezada görülmesine karar verildi.

Mahkeme, sanığın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına hükmetti.

Geçen günlerde görülen 5'inci duruşmada hakim, keşif raporu talebi ve bilirkişi raporunun yenilenmesi taleplerini reddetti.Otopsi raporundaki tutarsızlık ve avukatın itirazıDosyada sadece otopsi raporu bulunduğunu ve bu raporda yanlışlıklar olduğunu belirten İstanbul Barosu Avukatı Türkan Kara, otopsi raporunda Tuğba Yavaş'ın boyunun 1,55 olmasına rağmen raporda 1,70 olarak kaydedildiğini, kilosunun da gerçekteki değerden daha düşük yazıldığını vurguladı.

Kara, bu tür hataların dosyanın akıbetini ve verilecek kararı etkileyebileceğini söyledi.Türkan Kara: Tuğba Yavaş, Çanakkale’deki evinde gece yarısı 5. kattaki balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden bir kardeşimiz.

Dava bize göre şüpheli bir kadın ölümüdür.

Dolayısıyla titizlikle incelenmesi gereken bir dosya.

Fakat garip bir şekilde dosya en başında ’kadına karşı kasten öldürme’den açılmış olmakla beraber kısa bir süre zarfında bizim çok daha açıklayamadığımız, anlayamadığımız bir biçimde dosya ağır cezadan görevsizlikle ve ’intihara yönlendirme’ şeklinde bir suç vasfında değişiklik yapılarak asliye cezaya gönderiliyor ve dava oradan görülmeye devam ediyor.

Biz bunun hukuki olarak doğru olmadığını düşünüyoruz.

Başından beri de buna dair itirazlarımızı yaptık biz, en azından dosyayı aldığımız andan itibaren.

Ağır cezada görülmesi gereken bir dosya olduğunu vurguluyoruz.

Fakat mahkeme sürekli reddetmektedir.

Bizden önce de reddedilmiş.

Gerek tanık beyanları, gerekse Tuğba’nın yaşamı, buna ilişkin görgüler, olayın oluş şekli, düşmesine ilişkin tanık beyanının yüzüstü, kafa üstü düştüğüne dair durum, hemen düşmesinden evvel eşiyle evde yaşamış olduğu bir arbede, evde bulunan kanlı peçeteler vs. çok ciddi şüpheler söz konusuyken garip bir şekilde intihara teşvik gibi bizim de anlamlayamadığımız bir biçimde dosya asliye cezada görülüyor.

Buna itirazımızı dediğim gibi sürekli olarak yapıyoruz fakat kabul görmüyor.Keşif ve yüksekten düşme olgusuKara, yüksekten düşmelere ilişkin dosyalarda kazaya mı yoksa itilmeye mi bağlı olduğunun detaylı araştırılmasının zorunlu olduğunu belirtti ve dosyada bu yönlü yeterli inceleme yapılmadığını söyledi.Türkan Kara: Bu celse biz dosyada soruşturma aşamasından beri özellikle şüpheli yüksekten düşmeye bağlı ölümlerde mutlak surette bu düşmenin bir doğal, kazayla bir düşme mi olduğu yoksa bir itme, bir kuvvetle ileri itilmek suretiyle mi kişinin oradan düştüğünün mutlak surette araştırılması bu tip davalarda maddi gerçeğin ortaya çıkması için olmazsa olmaz bir ana delildir.

Ne gariptir ki bu dosyada hiçbir aşamada bu yapılmamış.

Biz dosyayı aldıktan sonraki duruşmalarımızda da sürekli olarak bunu talep etmemize rağmen, bir önceki celsede bu talebimiz değerlendirmeye alınacağı söylenmiş olmasına rağmen son katıldığımız duruşmada talebimiz açıkça bize göre gerekçesiz bir biçimde bu aşamada dosyaya bir faydası olmayacağı düşünüldüğünden, reddine şeklinde bir red kararı aldık.

Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Bu hukuki olarak bize göre bir garabettir.Kara, keşif talebinin ODTÜ veya benzeri kurumlardan fizik mühendisleri ve adli kriminal birimlerden gelecek bilirkişilerle balkonda işin canlandırılarak incelenmesini önerdi.Türkan Kara: Eğer maddi bir gerçeği ortaya çıkarmak ve bu kadının intihar mı ettiğini yoksa gerçekten birinci derecede şüpheli olan o an yanında bulunan eş tarafından itilip itilmediği noktasını açıklığa kavuşturmadan böyle bir dosyayı kapatamazsınız.

Bu dosyayı bu şekilde kapattığınız zaman bu tarz ölümlere ve bu tarz kadın ölümlerine diyeceğim ki giderek artış gösteriyor farkındaysanız yüksekten ölümler, düşerek ölümler.

Neden?

Çünkü intihara kaydırma ya da kaza diyerek üstünü örtme ihtimalinin çok daha yüksek olduğu bir ölüm biçimidir yüksekten düşme.

Özellikle de bir kadın ölümü ise bu.

Mutlak surette şüphelidir.

Bizim çabamız bu keşfin yapılması ODTÜ veya benzeri bir kurumdan fizik mühendisi, adli kriminal birimlerden gelecek bilirkişilerle mevcut olay yeri dediğimiz balkonda bir keşfin yapılması hatta bir canlandırma yapılmak suretiyle işin gerçeğinin açığa çıkarılması.Masumiyet karinesi ve adli güvenilirlikKara, kimseyi itham etmediklerini ve masumiyet karinesine vurgu yaptıklarını söyleyerek, ancak bilimsel ve adli yöntemlerle gerçeğin açığa çıkarılması gerektiğini belirtti.Türkan Kara: Biz kimseyi itham etmiyoruz, masumiyet karinesi esastır.

Sadece olayın gerçekte nasıl olmuş olduğunun bilimsel olarak ortaya dökülmesinin şart olduğunu ve ancak bu şekilde verilecek kararın güvenilir bir hukuk kararı olup da vicdanları rahatlatabileceğine inanıyoruz ki doğrusu da budur.

Beklentimiz bu yöndeydi fakat reddedildi talebimiz.Otopsi raporundaki çarpıcı hataKara, otopsi raporundaki boy-kilo bilgisinin dosya seyrini değiştirebileceğini vurguladı ve rapordaki verilerin tutarsız olduğunu dile getirdi.Türkan Kara: Dava dosyasında sadece otopsi raporu olduğunu, bunun da yanlışlıklar içerdiğini vurgulayan Türkan Kara, Enteresan bir şekilde pek fazla bir rapor yok.

Otopsi raporu var.

Orada da bizim müvekkilimiz vefat eden Tuğba Yavaş, 1,55 boyunda ve 81 kilo ağırlığında bir kadın olmasına rağmen raporda boyu 1.70 olarak yazılmış, kilosunu da çok daha düşük yazmışlar.

Bu bile ne kadar ciddiyetsiz bir şekilde düzenlendiğini de göstermektedir.

Bizi de şu açıdan da düşündürmektedir; Tuğba hanımın boyu 1,55 ve düştüğü iddia edilen balkondaki yükseklik de 1,30, dolayısıyla bu belki de bunun önüne geçmek için de bizim sehven diye düşünmek istediğimiz bu hata ümit ediyoruz ki bilerek yapılmamıştır.

Yani maalesef pek çok değişik durumlarla karşılaştığımız için dosyalarda ister istemez çok temkinli yaklaşıyoruz ve hiçbir hatayı da basit veya yanlışlıkla yapılmış bir hata olarak değerlendiremiyoruz.

Hukukçu olarak bu şekilde bakmamız mümkün değil çünkü o insanın dosyasının akıbetini, verilecek kararı tamamen değiştirebiliyor.

Bütün ayrıntılar bize göre çok önemli, böyle bir hatayı biz kabul etmiyoruz.

Böyle bir rapora biz nasıl güvenebiliriz? 1.55 boyundaki mütevvefayı 1.70 yazdığınız zaman o balkondan onun atlayabilme ihtimalini güçlendirmiş oluyorsunuz.Avukatın inceleme çağrısı ve toplumsal değerlendirmeKara, kadının boyu, kilosu ve balkondaki fiziksel koşullar dikkate alındığında yardım olmadan balkona çıkmasının zor olduğunu savundu ve hayatın olağan akışına uymayan iddialara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti.Türkan Kara: Oysa ki kadının bir yardım almadan ya da birisi tarafından itilmeden ya da bir şeyin üstüne basmadan o balkona çıkabilme ihtimali yok.

Boyu 1.55 çünkü ve 80 kilo bir kardeşimiz.

Dolayısıyla hani belki tırmanış sporlarıyla ilgilenenlerin o çevikliği gösterebileceği bir ortamdan bahsediyoruz.

Ben gidip kendim de olay yerini gördüm ve orada gördüğümüz o balkonun üzerindeki trabzanın balkonu olan yakınlığına baktığınız zaman hani ayağınızı bile sokamıyorsunuz ve öyle bir yapıda ki biri orada herhangi biri bugün Tuba ya da bir başkası oraya ayağını attığı anda aşağıdadır direkt.

Orada sanığın anlattığı gibi işte bir sürü orada tutulu kalması, o arada onların neredeyse sohbet etmesi, işte ellerinden kayması vesairesi hiçbir şekilde bize göre bir gerçeklik ve inandırıcılık taşımıyor.

Hayatın olağan akışına da son derece ters bir durum.Kara, kadın ölümleri davalarında ölenlerin mağduriyetinin görünmez kılınmaması gerektiğini, ölen kadınların suçlu gösterilmesine karşı mücadele ettiklerini söyledi.Türkan Kara: Bu kadar çelişki varken burada canlandırmalı bir keşfin yapılmamasını da ben sadece ailenin avukatı olduğumdan değil her türlü yüksekten düşmeye bağlı kadın ölümlerinde bunun yapılmamasını kabul etmiyorum.

Çünkü bu yapılmadan gerçeğe ulaşmak gerçekten mümkün değil.

Maalesef kadın cinayetleri dosyalarında ölen kadınlarımız hep suçlu gösterilmeye çalışılır.

Ölen kadınlar mutlak surette kötü yoldadır, istenilen gibi giyinmiyordur, istenmeyen bir saatte dışarı çıkmıştır, kesin psikolojik sorunları vardır senaryo hep bunun üzerine kuruludur.

Adeta ölmüş olan kadın olaydan suçlu çıkar ve bu ölümü hak etmiştir gibi bir manzara çıkar.

Ölen kadınlarımız özellikle sanık tarafından hep suçlu gösterilmeye çalışılarak onların yaşamı irdelenir ve adeta hakettiği dillendirilir bu son derece yanlıştır.

Biz bu algının toplumda değişmesi için mücadele ediyoruz.

AVUKAT TÜRKAN KARA

İlgili Sitenin Haberleri