Haber Detayı
NATO çatırdıyor mu? | Grönland, Panama, Venezuela ABDnin yeni güç politikası dünyayı nereye sürüklüyor?
ABD Başkanı Donald Trumpın Grönland, Panama ve Venezuela üzerinden verdiği mesajlar, Washingtonun uluslararası hukuku geri plana ittiği tartışmalarını gündeme getirdi. CNN TÜRKe konuşan ABDnin eski Avrupa Kuvvetleri Komutanı Ben Hodges, Trump yönetiminin yeni ulusal güvenlik stratejisinin müttefik ilişkilerini zedelediğini, NATOnun baskı altında olduğunu ancak dağılmadığını söyledi. Hodges, Grönland meselesinin güvenlikten çok maden kaynakları ve nüfuz alanı anlayışıyla ilgili olduğunu vurgularken, ABDnin Avrupadaki güvenilirliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna savaşında Washingtonun yanlış bir tutum izlediğini ifade eden Hodges, kurallara dayalı uluslararası düzenin ciddi bir sınavdan geçtiğini ve nihai cevabın Amerikan seçmenlerinden geleceğini dile getirdi. Detaylar CNN TÜRK Dış Haberler Muhabiri Rabia Asel Atmaca'nın haberinde.
Venezuela lideri Nicolas Maduronun ABD tarafından kaçırıldığı iddiaları, ABD Başkanı Donald Trumpın Grönland öyle ya da böyle bizim olacak açıklaması ve Panama üzerinden verilen mesajlar, Washington yönetiminin uluslararası hukuku ikinci plana ittiği yönünde yorumlara neden oluyor.CNN Türk Dış Haberler Muhabiri Rabia Asel Atmaca, ABDnin eski Avrupa Kuvvetleri Komutanı Ben Hodges ile ABD yönetiminin bu politikalarını konuştu.
Hodges, Müttefiklerimiz bizi bizden korusun, Trump kendini kral sanıyor dedi.Venezuela Devlet Başkanı Maduronun ABD tarafından kaçırıldığını biliyoruz.
Ayrıca Başkan Trump, Grönland bir şekilde bizim olacak dedi.
Tüm bunlardan önce Panama meselesi vardı.
Washington yönetiminin bu tutumlarını nasıl görüyorsunuz?
Gücü elinde tutanlar, istediklerini yapabileceklerini mi düşünüyor?ABDnin eski Avrupa Kuvvetleri Komutanı Ben Hodges:Evet, gerçekten de görünen bu.
Trump yönetimi, geçtiğimiz kasım ayında yeni bir ulusal güvenlik stratejisi yayımladı.
Bu belgede, Amerika Birleşik Devletlerinin Batı Yarımkürede baskın güç olabileceğine inandıklarını ve diğer ülkelerin ya da hasımlarının hiçbir kaynağa erişimi olmaması ya da kritik coğrafyalar üzerinde kontrol sahibi olmaması gerektiğini vurguladılar.
Dolayısıyla bana göre şu anda gördüğümüz şey, bu yeni stratejiyi hayata geçirmek adına uzun yıllardır işleyen yapıları ciddi biçimde zedeleyen bir yönetimdir.
Venezuelaya yönelik saldırı, Panamaya yönelik tehditler ve Grönland hakkındaki açıklamalar bunun yansımalarıdır.Grönland NATO toprağı.
Bir başka NATO üyesi ülke burayı almak istiyor.
Peki kritik 5. madde nerede?
NATO öldü mü?Ben Hodges:NATO kesinlikle ölü değil.
Ancak Trump yönetiminin attığı adımlar nedeniyle ittifakın birlik ve bütünlüğü ciddi baskı altında.
Grönland, Danimarka toprağıdır.
Eğer ABD güç kullanarak burayı almaya kalkışırsa, bu ABD yasalarına göre de yasa dışı olur.
Washington Antlaşması, Anayasamız gereği yürürlükte olan bir yasadır.
Uluslararası antlaşmalar iç hukukumuzun parçasıdır.
Dolayısıyla böyle bir adım, kendi yasalarımızın da ihlali anlamına gelir.
Eğer Grönlanda yönelik bir güç kullanma emri verilirse, bunun hukuka aykırı bir emir olduğu değerlendirilmelidir.
Danimarkanın 4. madde kapsamında istişare talep etme, hatta 5. maddeyi gündeme getirme hakkı vardır.
Ancak şahsen bunun o noktaya varacağını düşünmüyorum.
Sağduyunun galip geleceğine inanıyorum.Bu meselenin arkasında güvenlik mi var?Ben Hodges:Bence bu, ABD hükümeti açısından son derece kötü bir politika kararı, çünkü buna gerçekten gerek yok.
Güvenilirliğimizi zedeliyoruz, ittifakımıza zarar veriyoruz.
Peki ne uğruna?
Grönlanda yönelik herhangi bir güvenlik tehdidi yok.
Eğer olsaydı, geçmişte bulunduğumuz gibi oraya yeniden asker konuşlandırırdık.
Zaten Danimarka ve Grönland, ABD askerlerinin geri gelmesine açık olduklarını söylüyor.
Bu meselenin güvenlikle ilgili olduğunu düşünmüyorum.
Bunun, yönetimin buzların altında olabileceğini düşündüğü maden kaynaklarıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.
Aynı zamanda bu, Batı Yarımküredeki her şey bize aittir anlayışına dayanan daha geniş bir stratejinin parçası.
Bu, 18. yüzyıla ait bir nüfuz alanı anlayışı ve bu yaklaşımın sürdürülmesi hâlinde Amerika Birleşik Devletlerine uzun vadede ciddi zarar vereceğini düşünüyorum.
Neyse ki Kongre üyeleri Cumhuriyetçi Kongre üyeleri de dâhil nihayet buna karşı çıkmaya ve bunun son derece akılsız bir fikir olduğunu söylemeye başladı.ABD Başkanı Donald Trumpın Avrupayı artık umursamadığı yorumları yapılıyor.
Emmanuel Macron, Trump müttefiklerini kaybediyor dedi.
Katılıyor musunuz?Ben Hodges:Bence Amerikayı son 80 yıldır güvende tutan ilişkileri zedeliyoruz.
Türkiye gibi NATO müttefiklerimiz var; bu ülkeler bize kendi topraklarında üsler sağlıyor.
Aynı şekilde İtalya, Yunanistan, İspanya, Birleşik Krallık, Almanya ve Polonya da öyle.
Tüm bu müttefikler, askerlerimizin, Hava Kuvvetlerimizin ve Donanmamızın ülkelerinde bulunmasına izin veriyor.
Buna ek olarak, tüm müttefiklerimizle yürüttüğümüz istihbarat paylaşımı bizim için son derece hayati.
Şimdi tüm bunlar risk altında.
Eğer müttefikler Amerika Birleşik Devletlerine güvenmezse, Belki de ABDnin İncirlikten uçmasına ya da Donanmasının Giritte bulunmasına gerek yok demelerini anlayabilirim.
Bu bizim için çok kötü olur.
Ancak müttefikler artık bize güvenmezse, ülkelerinde ABD varlığına karşı ciddi bir iç baskı oluşmasını da anlayabilirim.
Sorun şu ki; Başkan ve danışmanlarının çoğu Avrupayı ya da NATOyu anlamıyor ya da umursamıyor.
Kasım ayında açıklanan yeni ulusal güvenlik stratejisinde, Batılı demokratik ülkeler son derece olumsuz bir gidişat içinde ve bir tehdit olarak tanımlanıyor.
Rusyadan bir tehdit olarak söz edilmiyor, sadece Avrupa demokrasileri hedef alınıyor.
Bu nedenle bu yaklaşım yanlış ve yönsüz.
Umut ettiğim şey, müttefiklerimizin bizi kendimizden koruması.Rusya–Ukrayna savaşı sizce yakın zamanda biter mi?
ABDnin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?Ben Hodges: Başkan Trump ve ekibi, savaşın nasıl başladığını ya kavrayamadı ya da belki de umursamadı.
Rusyaya karşı hiçbir zaman gerçek bir baskı uygulanmadı.
Tüm baskı sürekli olarak Devlet Başkanı Zelenskiyye yöneltildi; Ukraynalılara, toprak vermek zorundasınız denildi.
Peki neden?
Neden müzakerelerin başlangıç noktası Ukraynanın toprak vermesi oluyor?
Saldırgan olan Rusyadır.
Bu nedenle bu durum, hem Biden yönetimi hem de şimdi Trump yönetimi açısından, Avrupanın on yıllar boyunca karşı karşıya kalacağı büyük bir güvenlik tehdidinin çözümüne katkı sunmak adına kaçırılmış bir fırsattır.
Bunun yerine Rusyanın, her gece masum Ukraynalıları öldürmeye devam etmesine göz yumuluyor.Dünya nereye gidiyor?
Uluslararası hukuk ve diplomasi önemini mi yitiriyor?Ben Hodges:Kurallara dayalı düzenin ve uluslararası kurumların artık saygı görmediği farklı bir döneme girdiğimiz hissi var.
Ancak şunu söyleyebilirim ki uzun vadeli düşünmemiz gerekiyor.
Amerika Birleşik Devletleri, diğer tüm ülkeler gibi, geçmişte de pek çok zorluktan geçti.
Bu yılın sonunda seçimlerimiz var ve şimdi ile kasım ayı arasında çok şey yaşanacağını düşünüyorum.
Yıl sonuna geldiğimizde bambaşka bir noktada olabiliriz.
Açıkçası seçmenlerin üzerlerine düşeni yapacağı konusunda iyimserim.Üçüncü Dünya Savaşının içinde miyiz?
Bu savaş kapıda mı?Ben Hodges:Kesinlikle şunu söyleyebilirim ki Rusya aslında hepimizle savaş halinde.
İnsansız hava araçlarıyla yaptıkları saldırılar, sabotaj faaliyetleri, dezenformasyon kampanyaları, altyapıyı tahrip etmeleri; Avrupalı sivilleri, masum insanları öldürmeye devam etmeleri ve Karadeniz üzerinden enerji ve gıda tedarikini sekteye uğratmaları bunun göstergesi.
Bükreşe, İstanbula ya da Berline Kinzhal füzeleri fırlatmıyor olsalar bile, yaptıkları açıkça bize karşı bir savaş niteliği taşıyor.
Bu eylemler hukuka aykırı ve son derece tehlikeli.Trumpın NATOnun etkilenmesi umurumda değil sözlerini nasıl yorumluyorsunuz?Ben Hodges:Evet, gerçekten de kulağa öyle geliyor ve bir Amerikan başkanının böyle bir şey söylemesi beni dehşete düşürüyor.
Çünkü başkan olduğunda, elbette ABD Anayasasını destekleyeceğine ve savunacağına dair yemin etti.
Dolayısıyla yaptığı şey aslında bu yemin hiçbir şey ifade etmiyor demek.
Anayasaya saygım yok.
Başka kimseye de saygım yok.
İstediğimi yaparım demiş oluyor.
Ancak bir noktada bir sınıra çarpacak ve o mesajı Kasım ayında Amerikan seçmenleri verecek.
Başkan Trumpın partisinin çok sayıda yenilgi alacağı, Temsilciler Meclisindeki kontrolü ve belki daha fazlasını kaybedeceği bir tablo ortaya çıkacak.Çok teşekkür ederim.
Eklemek istediğiniz bir şey var mı?Ben Hodges:Biliyorsunuz, NATO Kara Kuvvetleri Komutanı olarak iki yıl boyunca İzmirde yaşama ayrıcalığına sahip oldum ve Türk halkına, tarihinize, kültürünüze ve coğrafyanıza çok büyük bir saygı duyuyorum.
Ayrıca, ABD hükümetinin Türkiyenin karşı karşıya olduğu güvenlik zorluklarını daha iyi anlamasını umuyorum.
Böylece Türkiye-ABD 2.0, yani bu ilişkinin yeniden başlatıldığı yeni bir dönem mümkün olabilir.
İLGİLİ HABER DÜNYA Trump ısrarcı, Avrupa alarmda: Grönland krizi Beyaz Saraya taşındı