Haber Detayı
Diyarbakır'da Kamu Emekçileri Ek Zam Talebiyle Eylem Yaptı
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), ek zam talebiyle ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Diyarbakır'da toplanan emekçiler, ekonomik kayıplara ve toplu sözleşme kararlarına tepki gösterdi. Diyarbakır Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Duygu Özbay, 'Yaşadığımız gerçek enflasyon ortadayken maaşlarımızın artırılmadığını' belirtti ve ek yüzde 20 artış talep etti.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN(DİYARBAKIR) - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) ek zam talebiyle ülke genelinde gerçekleştirdiği bir günlük iş bırakma eylemi kapsamında Diyarbakır'da emekçiler, Dağkapı Meydanı'nda toplanarak açıklama yaptı.
Diyarbakır Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Duygu Özbay, "Biz kapıkulu değiliz, biz kamu emekçisiyiz.
Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır" dedi.KESK, emekçilerin yaşadığı ekonomik kayıplar, toplu sözleşme sürecine ve Hakem Kurulu kararlarına tepki göstermek amacıyla "Geçinemiyoruz" sloganıyla ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.
Diyarbakır'da da eylem kapsamında emekçiler, Dağkapı Meydanı'nda açıklama yaptı.
Kamu emekçileri adına açıklamayı yapan Diyarbakır Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Duygu Özbay, "Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz" dedi.
Emeklerinin karşılığı için ülkenin dört bir yanında iş bırakma eylemi yaptıklarını söyleyen Özbay, "Bize 'Neden iş bırakıyorsunuz?
Ne talep ediyorsunuz' diye soranlara cevabımız nettir.
Yıllardır geçinemiyoruz diye haykırıyoruz.
Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar.
Duymazdan geliyorlar.
Geçinemiyoruz.
Çünkü TÜİK'in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz.
Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız.
AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor" diye konuştu."Maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı"Ekonomi sorunlarında her yıl aynı tablo ile karşılaştıklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu: "Maaşlarımız Merkez Bankası'nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK'in sahte verilerine göre arttırılıyor.
En son 5 Ocak'ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız ocak ayından itibaren yüzde 18,60 aratacak.
Ama bununun içinde enflasyon farkı da var.
Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar.
Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar.
Dolayısıyla gerçek tablo şudur, kamu emekçileri olarak 2026'ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dahil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik.
Buna karşın 1 Ocak'tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı.""Bu tablo sadece iktidarın eseri değildir"Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memurun 25 bin lira kira ödediğini, ocak ayında ise maaşı enflasyon farkı dahil 66 bin lira olan memurun kirasının 33 bin 720 liraya çıktığına dikkat çeken Özbay, "Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti.
Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek.
Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak.
Tekrar ediyoruz.
Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz.
Toplu sözleşme adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor.
Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir.
Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır" ifadelerini kullandı."Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor"Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı olduğunu anlatan Özbay, şöyle devam etti: "Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil, bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılmaktadır.
Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor.
Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar.
Üstelik antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar.
Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar.
Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık.
Biz kapıkulu değiliz, biz kamu emekçisiyiz.
Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır.""Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz""Maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz" diyen Özbay, "2023 Temmuz'dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz.
Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz.
Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz.
Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın grevli toplu pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.
En geç haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz.
En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz" şeklinde konuştu.