Haber Detayı

Gümrük muafiyeti kalktı, tartışma büyüdü
Güncel odatv.com
14/01/2026 17:57 (3 saat önce)

Gümrük muafiyeti kalktı, tartışma büyüdü

Haber7 yazarı Gaffar Yakınca, yurtdışından getirilen ürünlerde 30 avroluk gümrük muafiyetinin kaldırılmasının sağlık ve yerli üretici gerekçeleriyle savunulduğunu ancak uygulamanın esasen yüksek kâr marjlarıyla çalışan ithalatçıları koruduğu yönünde ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguluyor.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun bazı maddelerinin uygulanmasına ilişkin kararda değişiklik yapılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı, Resmî Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve 10813 sayılı karar ile, yolcu beraberinde getirilen ve ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyaya ilişkin muafiyet hükümleri yeniden düzenlendi.Karara göre, kıymeti 1500 euroyu geçmeyen eşyaya uygulanacak tek ve maktu vergi oranı; Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelen eşya için yüzde 30, Diğer ülkelerden gelen eşya için yüzde 60 olarak belirlendi.Haber7 yazarı Gaffar Yakınca, yurtdışından yapılan alışverişlerde uygulanan 30 avroluk gümrük muafiyetinin kaldırılmasını, son yirmi yılda büyüyen Türkiye orta sınıfı ve değişen tüketim alışkanlıkları üzerinden değerlendiriyor.Yakınca’ya göre internet alışverişinin yaygınlaşmasıyla birlikte küresel fiyatlara kolayca ulaşabilen tüketicilerin bu karara tepki göstermesi son derece doğal.Sağlık ve haksız rekabet gerekçeleri öne sürülse de, alınan kararın yerli üreticiden çok ithalatçı tüccarları koruduğu yönündeki eleştiriler, tartışmanın merkezinde yer alıyor."30 Avro İşi Ne Olacak?Yurtdışından getirilen mallardaki 30 Avroluk gümrük muafiyeti kaldırıldı.

Tartışma giderek büyüyor.Bir karara varmadan önce önümüzdeki gerçeklere bir bakalım….Son yirmi yılda Türkiye’deki orta sınıf hızla büyüdü.Kim ne derse desin, bu dönemdeki ekonomik ilerleme de insani gelişme de açık bir gerçek.Eskiye göre çok daha fazla insan yurtdışına çıkıyor, çok daha fazla insan yabancı dil konuşuyor, çok daha fazla insan internet kullanıyor.Ayrıca hayatımıza internetten alışveriş diye bir kavram girdi.

Özellikle pandemiden sonra perakende alışverişin hatırı sayılır bir bölümü internet üzerinden yapılır, eşyalar kuryeler yolu ile teslim edilir oldu.Büyüyen orta sınıfın bir özelliği daha var: Bu insanlar daha fazla özgürlük, daha fazla seçenek talep ediyor…İşte dananın kuyruğu da burada kopuyor….Tüm dünyaya perakende ürün satan sitelerin Türkiye’ye gümrüksüz teslimat yapması engellenince orta sınıftan şiddetli bir homurtu yükseliyor.

Bu sitelerden ufak tefek ihtiyaçlarını gideren genç insanlar, hayal kırıklığı içinde olayları anlamaya çalışıyor.Uygulamanın iki gerekçesi var…Biri sağlık.

Bakanlık, yurtdışında ülkeye giren malların zararlı kimyasallar içermemesi için çalışıyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre çok sayıda üründe sağlığa aykırı maddeler bulunmuş.

Bu yüzden gümrüksüz girişlerin önüne geçilmek istenmiş.İkincisi haksız rekabetin önlenmesi.

Yurtdışından çok ucuza gelen ürünler içerideki üreticiyi zor duruma düşürüyor deniliyor….Sağlık gerekçesi önemli.

Devletin görevlerinden biri de halk sağlığını korumak, sağlığa zararlı ürünlerin satışını engellemektir.

Ancak öyle sanıyorum ki bu iş komple bir yasak konulmadan da yapılabilir.

Misal, belirli ürün gruplarında sadece Türkiye’den sağlık sertifikası almış tedarikçilerin mallarının girişine izin verilir.

Bu da kargo beyanı yolu ile çok basitçe çözülür.

Devlet arada bir denetleme yaparak “kaynak yapmaya” kalkışanları yakalar, cezayı da lojistikçiye keser.

Bu geriye doğru zincirleme bir denetim anlamına gelir.

Öte yandan Türkiye’de de satışta olan tüm dünyaca bilinen markalar var.

Bunların ürünleri için ek bir sağlık kontrolüne zaten gerek olmadığı da açık.Ancak ikinci konuya, yani haksız rekabet gerekçesine gelince işler biraz karışıyor…Özellikle uzak doğu menşeli ucuz ürünlerin yerli üreticiyi zor sokma ihtimali var, bu doğru.

Ama gerçekten de sorun üreticiler mi?

Daha doğrusu yurtdışından getirilen ucuz ürünlerin ne kadarı Türkiye’de üretiliyor?

Korunan üretici mi yoksa ithalatçı tüccarlar mı orası biraz tartışmalı.Doğrusu bu sitelerde satılan ürünlerin çoğunun içeride bir üreticisi bile yok… Birebir aynı ürünlere ilişkin birkaç örnek verelim…Yurtdışındaki bir sitede 156 TL’ye satılan gözlüğü yerli satıcılar 3000 TL’ye fiyatlıyor.Yurtdışından 56 liraya alınabilen boya fırçası, Türkiye’de 750 liraya satılıyor.Yurtdışındaki sitede 59 liraya satışa sunulan gitar penası ithalatçı tarafından 2.400 liraya satılıyor, 180 liralık İngiliz anahtarı takımı, 1.300 lira fiyatla satışa sunuluyor.200-300 liralık şarj aletleri, elektronik ürünler yerli satıcılar tarafından binlerce liralara satılıyor…Makyaj malzemesinden kırtasiyeye, temizlik ürününden aksesuara, kitaptan oyuncağa her şey “bizim esnaf” tarafından on kat yirmi kat daha pahalıya satılıyor.Türkiye’deki satıcıların hiçbiri üretici değil.

Hepsi ithalatçı tüccar ve akıl almaz derecede yüksek kar oranları ile çalışıyorlar.

Ancak lobileri kuvvetli!Mesleklerini ilgilendiren pek çok sorunda kılını kıpırdatmayan esnaf odaları, ticaret odaları bu konuda pek aktifler.

Sayın oda başkanları, ortak açıklamalar yapıp “yerli ürün” kılıfı altında yeni gümrük uygulamasını savunuyorlar.

İnsan sormadan edemiyor, madem yerli sanayiyi korumaya o kadar meraklılar neden hepsi hala en lüks Alman otomobillerine binmeye devam ediyor?

Makam araçlarını TOGG ile değiştirerek işe başlayabilirler değil mi?Gerçek enflasyon %20’lerde seyrederken fahiş fiyat artışları ile hayat pahalılığını başımıza bela edenler kimlerdi?

Çinliler mi, Amerikalılar mı, yoksa bizim pamuklara sardığımız ticaret erbabımız mı?

Bu beyefendiler, bu konuda en küçük bir özeleştiri yaptılar da biz mi duymadık acaba?

Şimdi aynı filmi bir kez daha izlememiz için ısrar ediyorlar… Ancak halkın bu işe ikna olması pek zor.Tartışmaya konu olan ürünlerin hiçbiri zorunlu değil belki ama, hepsi ihtiyaç.

Özellikle çalışan genç nüfusun yaşamında önemli yerlere denk geliyor.

Ve dedim ya, eski dönemde değiliz, artık herkes her türlü bilgiye kolayca ulaşabiliyor.

Yurtdışındaki fiyatları bilen insanların buradaki fahiş fiyatları görüp kızmasından daha doğal ne olabilir?Tamam yerli sanayimizi koruyalım, tüccarımızı koruyalım… Ama ticaretin bir rekabet ve ahlak işi olduğunu, bunlar olmadan ilerlemenin mümkün olmadığını da unutmayalım.Bir de zorunlu ek yapayım….Hiç yazmayayım diyordum ama Özgür Özel de tartışmaya bir yerden dahil olmaya kalktı… Ama hep yaptığı gibi çaydanlığı kulpundan değil burnundan tuttu… Konu Çin’e konulan bir gümrük vergisi imiş gibi açıklama yaptı, işi Türkiye’nin dış politika tercihlerine falan bağlamaya kalktı!

Oysa konunun gümrük vergisi ile veya spesifik bazı ülkeler ile bir ilgisi yok, Çin’den gelen de ABD’den gelen de aynı uygulamaya tabi.

Gümrük vergisi de zaten bambaşka bir kavram.

Sayın Özel, milletin hayrına yapılacak bir tartışma varsa onu da muhalefet mantığınız ile engelliyorsunuz, gerçekten gölge etmeyin başka ihsan istemez."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri