Haber Detayı
Ay’da tatil başlıyor: Bir gecelik konaklamanın kapora bedeli dudak uçuklatıyor
2032 yılında kapılarını açmayı planlayan Ay oteli için rezervasyon süreci resmen başladı. Ancak Dünya dışındaki bu ilk kalıcı yapıda konaklamak isteyenlerin, henüz inşaat bile başlamadan gözden çıkarması gereken rakam inanılmaz.
Dünya dışı tatil hayalleri kuranlar için artık gökyüzü bile sınır olmaktan çıkıyor.
California merkezli bir girişim olan Galactic Resource Utilization Space (GRU), Ay yüzeyinde inşa etmeyi planladığı otel için rezervasyonları resmen açtı. 2032 yılında kapılarını açması beklenen bu eşsiz konaklama deneyimi için şimdiden bir milyon dolarlık kapora yatırmak gerekiyor.Berkeley mezunu genç girişimci Skyler Chan tarafından kurulan GRU, "Ay'daki ilk kalıcı yapı" olma iddiasını taşıyan otelin mimari detaylarını paylaştı.
Şirket, Ay toprağını dayanıklı yapı malzemelerine dönüştüren özel bir teknoloji kullanmayı planlıyor.
Her şey yolunda giderse ve yasal izinler alınabilirse, Ay'daki inşaat süreci 2029 yılında start alacak.
Bu teknoloji, lojistik maliyetlerini düşürürken Ay üzerindeki yerleşimi de çok daha kalıcı bir hale getiriyor.Bu sıradışı otelin ilk misafirlerinin, daha önce ticari uzay uçuşlarına katılmış maceraperestler ve sınırları zorlayan zengin yeni evli çiftler olması bekleniyor.
Chan'e göre, Ay ekonomisinin canlanması için turizm hayati bir önem taşıyor.
Turizmin yarattığı kaynak, insanlığın gezegenler arası bir türe dönüşme sürecini hızlandıran en kısa yol olarak görülüyor.
Genç girişimci, yatırımcı desteğini ise SpaceX gibi devlerin arkasındaki isimlerden almayı başardı.Sadece 21 yaşında olan Skyler Chan, bu projeyi bir çocukluk hayalinin ötesine taşıyarak ciddi bir iş modeline dönüştürmüş durumda.
Projenin vizyonu sadece lüks bir otelle sınırlı değil; Ay'da geniş çaplı bir yerleşim yerinin kurulmasını da kapsıyor.
Chan, kendi neslinin ölmeden önce gezegenler arası yaşamı deneyimleyebileceği bir kırılma noktasında olduğumuza inanıyor.
Bu hamle, aynı zamanda NASA’nın ve ABD hükümetinin uzaydaki genişleme stratejileriyle de paralellik gösteriyor.