Haber Detayı
KESK üyeleri iş bıraktı
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK) "Geçinemiyoruz. Grevdeyiz" sloganlı bir günlük iş bırakma eylemi kararı doğrultusunda konfederasyon üyeleri Hatay ve Samsun'da da maaşlarına verilen zammı protesto etti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri, memur maaşlarına verilen zam oranını protesto amacıyla Hatay'da da bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.Hatay'da “Geçinemiyoruz, grevdeyiz” sloganıyla konteyner alanında toplanan konfederasyon üyeleri, Defne ilçesi Uğur Mumcu Meydanı’na slogan ve zılgıtlarla yürüdü.Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, burada yaptığı açıklamada, "insanca yaşam koşulları için en temel hakları olan üretimden gelen güçlerini kullanarak bugün iş bıraktıklarını" ifade etti.Yıllardır "geçinemiyoruz" diye haykırdıklarını ancak ülkeyi yönetenlerin bu haykırışa kulak tıkayarak, duymazdan geldiğini belirten Tıraş, şunları söyledi:- "TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz.
Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız.
AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor.- Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre arttırılıyor.
En son 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız ocak ayından itibaren yüzde 18,60 artacak.
Ama bununun içinde enflasyon farkı da var.
Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar.- Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar.
Oysa bu ülkenin emeği ile geçinen tüm kesimleri gibi bizler de eski günlerimizi arar hale geldik.”"ORTALAMA MAAŞLARIMIZ YOKSULLUK SINIRININ YARISINA GERİLEDİ"En düşük maaşlarıyla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken bugün 6 adet bile alamadıklarını, 10 yıl önce kiraya maaşlarının dörtte biri yeterken, bugün yarısının bile yetmediğini, 25 yıl önce emekli olduklarında ikramiyeleri ile ortalama standartlarda bir ev alabildiklerini bugün 10 yaşında ikinci el bir otomobil bile alamadıklarını anlatan Özgür Tıraş, şöyle devam etti:- "25 yıl önce ortalama emekli aylığımız asgari ücretin 2 katıydı, bugün altına inmiş durumda.
Sadece asgari ücret değil, en düşük memur emeklisi aylığı da tarihimizde ilk defa açlık sınırının altında kaldı.
Ortalama maaşlarımız yoksulluk sınırının yarısına geriledi.- Buna karşılık toplu taşımadan muayene ücretlerine, köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan zammın en az iki katı zam yapıldı.
Kiralara maaş artışımızın neredeyse üç katı, yüzde 35 zam yapıldı.”“KAPIKULU DEĞİL, KAMU EMEKÇİSİYİZ”Anti demokratik uygulamalarla, baskılarla bu düzene razı olmalarının istendiğini, kamu emekçilerinin biat eden modern kölelere dönüştürülmeye çalışıldığını söyleyen Tıraş, “Bizler kapıkulu değil kamu emekçisiyiz.
Tüm baskılara karşı emeğimizin değersizleştirilmesine ve irademizin gasbedilmesine karşı çıkıyor ve yineliyoruz; maaşlarımıza ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını 2023 Temmuz’undan itibaren hayata geçirilen ek ödemenin taban maaşlarımıza yansımasını, tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, ek ödemenin emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.Açıklamanın ardından, deprem sonrasındaki kamulaştırmalar ve beton santralleri nedeniyle mandalina üretimindeki sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla bir kasa mandalina meydandakilere dağıtıldı."İNSANCA BİR YAŞAM, İNSANCA BİR ÜCRET İSTİYORUZ"KESK Şubeler Platformu'nu oluşturan sendikaların üyeleri, Eğitim Sen Samsun Şubesi önünde bir araya gelerek yürüyüş gerçekleştirdi.Yürüyüşün ardından DSİ 7.
Bölge Müdürlüğü önünde toplanan kamu emekçileri adına basın açıklamasını KESK Samsun Dönem Sözcüsü İsmail Yavuz okudu.
Yavuz, şunları kaydetti:- "Geçinemiyoruz, yoksullaşıyoruz, sefalete mahkûm ediliyoruz.
İnsanca bir yaşam, insanca bir ücret istiyoruz.
Bugün bu nedenle hizmet üretmiyoruz.
Emeğimizin karşılığını istiyoruz.- İnsanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımız olan üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz.
Yıllardır yoksullaştık, açlığa ve sefalete mahkûm edildik. ‘Geçinemiyoruz’ diye sokaklarda haykırdık ancak ülkeyi yönetenler bu sesi duymak istemedi; kulaklar sağır, gözler kör.- TÜİK rakamlarına göre bile ülkemiz dünyada en yüksek enflasyona sahip ülkeler arasında beşinci sıradadır.
Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime kadar her alanda Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinciyiz.
Avrupa’da bir yılda yaşanan enflasyon bizde yalnızca bir ayda gerçekleşmektedir.- Ücretlerimiz Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminlerine ve TÜİK’in sahte verilerine göre artırılıyor.
Gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen artışlar, altı aylık dilimler halinde ‘enflasyon farkı’ diye maaşlarımıza yansıtılıyor.- Taban aylıklarımıza 2026 yılı için yapılacak bin liralık artışla ortalama yüzde 12,5 zam dayatılırken, 1 Ocak’tan itibaren ulaşımdan sağlığa, köprü ve otoyol geçişlerinden temel tüketim kalemlerine kadar her alanda bunun en az iki katı zam yapıldı."SORUN KAYNAK MESELESİ DEĞİL, KAYNAKLARIN KİM İÇİN HARCANDIĞIDIR"- Toplu sözleşme adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüşün faturası bizlere daha fazla yoksulluk ve güvencesizlik olarak kesiliyor.
Ülkede yaşanan yüksek enflasyon AKP-MHP iktidarının ürünü olduğu kadar, yıllardır iktidarın memur kolu gibi hareket eden yandaş sendikaların da eseridir.- Bugün içinde bulunduğumuz tablo; iktidar, yandaş konfederasyonlar ve hakem kurulundan oluşan ittifakın ortak eseridir.- Ülkeyi yönetenler her seferinde ‘kaynak yok’ diyor.
Oysa sorun kaynak meselesi değil, kaynakların kim için harcandığıdır.
Bu ülkenin kaynakları 85 milyon insana yeter.
Ancak bu kaynaklar emekçiler için değil, sermaye, rant ve yandaş müteahhitler için kullanılıyor.
Biz halk için bütçe istiyoruz.
Ekonomik krizin faturasının emekçilere kesilmesini kabul etmiyoruz.”Yüzlerce kamu emekçisinin katıldığı iş bırakma eylemine çevrede bulunan yurttaşlar da alkışlarla destek verdi."MAAŞ ARTIŞLARI GERÇEK ENFLASYONU YANSITMIYOR"Eğitim Sen Aksaray Şube Başkanı Köksal, KESK'e bağlı sendikaların bazı üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenledi.Ekonomik kriz karşısında geçinemediklerini söyleyen Köksal, insanca bir yaşam için hizmet üretmediklerini, üretimden gelen güçlerini kullandıklarını söyledi."Türkiye'nin, TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşincisi olduğunu" belirten Köksal, "AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor" dedi.Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaştıklarını ifade eden Köksal, "Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre artırılıyor.
Maaş artışları gerçek enflasyonu yansıtmıyor.
Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar” diye konuştu.Emeklerinin karşılığını istediklerini söyleyen Köksal, şöyle devam etti:- "Ülkeyi yönetenler yıllardır biz ne zaman emeğimizin karşılığını istesek ‘kaynak yok’ diyorlar.
Oysa sorun kaynak sorunu değil, kaynakların kimin için harcandığı sorunudur.
Taleplerimiz nettir; maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz.- 2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz.
Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz.
Grevli toplu pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz.- Bunun için tüm kamu emekçilerini, hepimize dayatılan yoksulluğun ortağı olmamak için mücadele alanlarına, KESK’te örgütlenmeye çağırıyoruz."