Haber Detayı
Yapay zekâ yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmeli
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, yapay zekâ çağında rekabetin makineler arasında değil, bireylerini bu çağa doğru hazırlayan toplumlar arasında yaşanacağını söyledi. Bahçıvan, “Yapay zekâya doğru hazırlanıldığında ve doğru kullanıldığında yüksek katma değerli bir fırsat alanı olduğuna inanıyorum” dedi.
Mehmet Hanifi GÜLEL İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Kapadokya Üniversitesi iş birliğiyle İSO Odakule’de düzenlenen “Yapay Zekânın İşgücü Piyasasına Etkileri ve İnsan Kaynağında Yeni Yeterlilikler İhtiyacı” toplantısında Türkiye sanayisinin, iş gücünün ve toplumun geleceği ele alındı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıya, eski Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Hasan Ali Karasar ile akademisyenler ve sanayiciler katıldı.Hayat boyu öğrenme dönemiİSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yapay zekânın yalnızca bir yazılım, otomasyon aracı ya da verimlilik unsuru olmadığını, iş yapma biçimlerini, karar alma süreçlerini, kurumsal yapıları ve meslek tanımlarını dönüştürmekle kalmayıp aynı zamanda bireylerin iletişim biçimlerini ve sosyal ilişkilerini de derinden etkilediğini söyledi.“Bu nedenle yapay zekâyı yalnızca; “ne kazandırır?” sorusuyla değil; “neyi dönüştürür, nasıl uyum sağlarız?” sorularıyla ele almak durumundayız” diyen İSO Başkanı Bahçıvan, “Yapay zekânın iş gücünü dönüştürücü etkisine uyum sağlayabilmek için uygulanabilecek yöntemlerin başında hayat boyu öğrenme geliyor.Yeni beceriler elde etmenin yanı sıra gelişen koşullar karşısında sürekli güncel kalabilmeyi de sağlayan hayat boyu öğrenmeyi hem şirketlerin hem de bireylerin yaşamlarının ayrılmaz bir parçası haline getirmeleri gerek.
Bu kapsamda, odamız bünyesinde kurduğumuz İSO Akademi ile uygulamakta olduğumuz eğitim modeli, hayat boyu öğrenme anlayışının sanayimizdeki kurumsal karşılığı olarak önemli bir rol üstleniyor.
Buradaki temel yaklaşımımız çok net; bugünün dünyasında rekabet gücü, sahip olunan diplomadan çok, sürekli güncellenen bilgiye, gelişen becerilere ve değişimi yönetebilme yetkinliğine dayanıyor” ifadelerini kullandı.İş dünyasının genelinde olduğu gibi sanayinin başarısı için de en önemli unsurların başında nitelikli iş gücünün geldiğine değinen Bahçıvan, İSO olarak bu gerçekten hareketle mesleki eğitimden, hayat boyu öğrenmeye ve üniversite-sanayi iş birliğine kadar birçok alanda farklı eğitim projelerini hayata geçirdiklerini iletti.CEO’ların %71’i öncelikli yatırım alanı olarak görüyorÖte yandan Bahçıvan, geçen yılsonunda yapılan ve küresel ölçekte bin 350 CEO’yu kapsayan araştırma, CEO’ların yüzde 71’inin yapay zekâyı öncelikli yatırım alanı olarak gördüğünü, yüzde 69’unun ise bütçelerinin yüzde 10 ila 20’sini bu teknolojiye ayırdığını ortaya koyduğunu hatırlattı.Milli Eğitim eski Bakanı Mahmut Özer de yapay zekâ okuryazarlığı için ülke olarak çaba sarf edilmesi gerektiğini söyledi.
Özer, “En çok çalışanları etkileyecek olan yapay zekâ, iş gücü piyasasında neleri değiştiriyor?
Sahici tehdit var mı?
Ülkemiz yapay zekâyı nasıl algılıyor ve bu konuda neler yapıyor?
Tüm alanlarda, işverenler de dahil olmak üzere ciddi manada okur yazarlığa ihtiyaç var.
Yapay zekâ çağında iş pozisyonlarını korumak için hayat boyu öğrenme, seçenek değil artık zorunluluk.
Diploma kaderini belirliyor ama yapay zekâ ile bazı iş alanları daralırken, bazıları da açılıyor.
Dolayısıyla kısa eğitimlerle öğrenmeye devam etmek gerekiyor” diye konuştu.“Yapay zekâ ile birlikte üretecek iş gücünü inşa etmeliyiz”Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Hasan Ali Karasar, yapay zekâ konusunun artık sadece bir Ar-Ge veya Ür-Ge konusu olmadığını kaydetti.
Karasar, “Bir yazılım veya belli sektörlere özgü bir yenilik değil.
Doğrudan doğruya iş yapma kültürümüzü, şeklimizi, saatlerimizi, iş yükümüzü belirleyen, kökten dönüştüren bir kırılma noktası olduğunu hepimiz yaşıyoruz.
Bu yüzden yapay zekâ ile rekabet ederek değil, yapay zekâ ile birlikte değer üretecek bir iş gücünü hep birlikte inşa etmek zorundayız” dedi.