Haber Detayı

İran’daki ölümlerin asıl faili Trump’tır
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
15/01/2026 04:00 (3 saat önce)

İran’daki ölümlerin asıl faili Trump’tır

İran’da paranın değerinin düşmesine tepki gösteren Tahran çarşı esnafının haklı protestosuyla başlayan demokratik eylemler, ABD Başkanı Trump’ın kışkırtmasıyla kanlandı.

İran’da paranın değerinin düşmesine tepki gösteren Tahran çarşı esnafının haklı protestosuyla başlayan demokratik eylemler, ABD Başkanı Trump’ın kışkırtmasıyla kanlandı.

Yalın gerçek budur.

Trump sözleriyle kışkırtana ve CIA-Pentagon-MOSSAD eylemleriyle müdahil olana kadar halkın protestosu haklıydı ve demokratikti.

Öyle olduğu için de İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan , halkın protesto hakkını tanıdıklarını, protestocuların taleplerini dinleyeceklerini belirtmişti.

TRUMP’IN PSİKOLOJİK SAVAŞI Ancak daha altı ay önce İran’a 12 Gün Savaşı açan ABD-İsrail ikilisi, bu haklı eylemleri İran rejimini zayıflatacak bir zemin olarak gördü ve müdahil oldu.

Bu müdahillik elbette sadece söz ile değildi, eylemliydi.

ABD’nin kullanışlı örgütleri dahil devreye sokuldu.

Trump hem İran’a “psikolojik savaş” açtıklarını ama hem de ölümlerin artması halinde İran’ı vuracaklarını söylüyor.

Hatta uluslararası hukuka aykırı olarak açık açık eylemcilerden “kurumları ele geçirmesini” istiyor.

Daha çok İranlı ölsün diye kışkırtıyor, “Geri çekilmeyin” diyor, “Dayanın, yardım yolda” diyor.

Amerikalı siyasetçiler ve medya ölümler nedeniyle İran rejimini suçluyor ama ölümlerin asıl faili Trump’tır.

Bu sadece yukarıda özetlediğim kışkırtmalar nedeniyle değil elbette, doğrudan emperyalist-Siyonist ikilinin eylemleri nedeniyle...

İranlı yetkililer, ABD’nin “kullanışlı düşmanı” IŞİD’i bile devreye soktuğunu belirtiyor.

O kadar fütursuzlar ki eski CIA Başkanı Mike Pompeo, eylemcilerin aralarındaki MOSSAD ajanlarına selam bile gönderdi sosyal medyadan.

MONARŞİ ALTERNATİF OLAMAZ Özetle halkın haklı ve demokratik eylemini, daha altı ay önce bombaladıkları İran’ı zayıflatmanın zemini yapmaya çalışıyorlar.

Böylece halkın haklı eylemini kirletiyorlar , demokratik hakkını sabote ediyorlar.

Öyle ki mesele ekonomi olmaktan çıkarılıyor, monarşiye dönüş talep ediliyor. 47 yıl önce devrilen şahın oğlunun fotoğrafları taşınıyor, oğul Pehlevi de sürgünden seslenerek “Rejim zayıfladı, sokakları terk etmeyin” diyor.

Ülkeyi şah rejimine döndürerek Pehlevi hanedanına teslim etmek, herhalde molla rejiminin alternatifi olmasa gerek!

AMERİKAN SİLAHI: AMBARGO Gelişmeleri sorduğum bir İranlı özetle şöyle dedi: “Biz de ABD’ye karşıyız ama ABD sırf eyleme destek veriyor diye ve eylemden kendi çıkarına sonuçlar umuyor diye, eylemden vaz mı geçelim?” Soru önemli ve yanıtım şu: İranlılar tepki oklarını emperyalist ABD’ye yöneltmeliler.

Doğru, eylemler ekonomik duruma tepkiyle başladı.

Doğru, paranın değeri sert düştü ve bu da alım gücünü olumsuz etkiledi.

Fakat ekonomideki sorunların esas nedeni Tahran yönetimi mi yoksa ABD’nin İran’a uyguladığı sert abluka mı?

Birçok kez işledim bu konuyu: ABD ambargoyu silah gibi kullanıyor.

Hedef ülkeleri ablukaya alarak, bu ülkelerin üretmesini engelleyerek, ürettiğini satabilmesini önleyerek, ürettiklerini taşıyan gemilere el koyarak, bu ülkelerin başka ülkelerdeki varlıklarına çökerek, ağır ambargo uyguluyor.

Washington yönetimi, hedef aldığı ülkelerin ekonomilerini bu türden ambargolarla çökerterek, kötü ekonomiden etkilenen halkın yönetime karşı ayaklanmasını kışkırtmaya çalışıyor.

Dolayısıyla ekonomik sıkıntıdaki İranlılar asıl ambargocuyu protesto etmelidir.

EMPERYALİZME KARŞI KONUMLANMAK Rejim meselesine gelince...

Her halk elbette ayaklanarak rejimini “ileriye” doğru değiştirmek isteyebilir.

Ama emperyalizmle işbirliği yapmak ve dahası molla rejiminin yerine monarşiyi koymak, elbette demokratik bir hak değildir.

Çünkü monarşiye dönüş gerilemedir.

Kaldı ki emperyalizmin demokrasi diye bir meselesi zaten yoktur, çıkarları vardır.

Washington çıkarlarına uygunsa kralları demokrat ilan eder ama çıkarlarına uygun değilse demokratik seçimlerle seçilmiş cumhurbaşkanlarını bile diktatör ilan eder.

Ve asıl önemlisi, çağımızda toplumların ilerlemesi öncelikle emperyalizme karşı konumlanmasıyla mümkündür.

İlgili Sitenin Haberleri