Haber Detayı
Olumsuz duygular buzdolabını açtırır
Klinik Psikolog Dilara Büyükçelebi yazdı...
Danışanlarımdan sıkça duyduğum bir cümle var: “Aç değildim ama duramadım, aç hissetmediğim halde yine yemeklere saldırdım…” Üstelik bu cümleyi kuran insanların sayısı oldukça fazla.
Peki gerçekten aç olmadığımız halde bu sürekli yeme dürtüsü nereden geliyor olabilir?
Cevap kısa ve net bu tablolarda aç olan aslında duygularımız yani iç dünyamızdır.
Stres, yalnızlık hissi, can sıkıntısı, öfke ve ödül ihtiyacı buzdolabını kapağını farkında olmadan açtırır.
Bu anlarda beden değil duygular doymak ister ve kesinlikle fiziksel açlıktan farklıdır. 5 dk önce bile yemek yemiş olabilirsiniz.
Bu his aniden gelir, kısa vadede rahatlatır ancak geçici bir rahatlamadır ve genellikle suçlu hissetmeyle son bulur.
Olumsuz duyguları susturmak oyalamak ya da ertelemek için bilinçsizce yapılan bir davranıştır.
Duygusal yeme, çoğu zaman sanıldığı gibi bir irade sorunu değildir.
Bedensel açlıktan ziyade duygusal bir ihtiyacın ifadesidir.DUYGUYU FARK EDİN!Duygularla temas etmek çoğu zaman zorken, yemek daha kolay ve ulaşılabilir bir rahatlama sunar; ancak o an, bu seçimin ardından gelecek olan suçluluk, kendine kızma, artan öfke ve kilo alımı gibi sonuçlar çoğu zaman fark edilmez ve istemeden olumsuz bir döngünün içine girilmiş olur.
Uzun süre fark edilmeden devam eden duygusal yeme davranışı, zamanla yeme ile kurulan ilişkinin bozulmasına ve bazı yeme bozukluklarının gelişmesine de zemin hazırlayabilir.
Duygusal yeme ile baş etmenin ilk adımı, kendini suçlamak yerine durup duyguyu fark edebilmektir.
Açlıkla duyguyu ayırt etmeyi öğrenmek, alternatif baş etme yolları geliştirmek ve bu süreci yalnız yürümemek önemlidir.
Bu noktada psikolojik destek, kişinin hem duygularını düzenlemesine hem de yeme davranışıyla kurduğu ilişkiyi dönüştürmesine yardımcı olabilir.
Çünkü bazen ihtiyaç duyulan şey daha az yemek değil, daha çok anlaşılmaktır.Kln.
Psk.
Dilara Büyükçelebi