Haber Detayı
Yapay zeka regülasyonu: Neden, nasıl, ne zaman?
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Osman Gazi Güçlütürk, yapay zeka araçlarının regülasyon ihtiyacı ve devletlerin bu alanda attıkları adımları, AA Analiz için kaleme aldı.
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Ana Bilim Dalı Dr.
Öğretim Üyesi Osman Gazi Güçlütürk, yapay zeka araçlarının regülasyon ihtiyacı ve devletlerin bu alanda attıkları adımları, AA Analiz için kaleme aldı.***Yapay zekanın bazı alanlarda hız ve verimliliği önemli ölçüde artırdığı bir gerçek ancak yapay zekanın hızlı bir şekilde yayılması ve günlük hayatı da etkileyecek şekilde neredeyse her alanda kullanılmaya başlaması, yapay zekanın risklerine ve bu riskleri yönetmek için atılacak regülasyon adımlarına yönelik tartışmaları da hızlandırıyor.
Bu noktada öncelikle yapay zekanın risklerini yönetmenin tek yolunun hukuki düzenleme yapmak olmadığı vurgulanmalı.
Hukuki düzenleme yapmak, çoğunlukla uzun bir süre gerektirdiğinden yapay zeka gibi sürekli gelişmekte olan alanlarda genelde ilk tercih edilen regülasyon aracı olmayabilir hatta böyle teknolojik gelişmelerle temas eden dinamik alanlarda gerekli etki analizleri yapılmaksızın, mevcut hukuki çerçeve incelenmeksizin hızlıca yapılacak hukuki düzenlemeler, sorun çözmekten çok sorun yaratabilir ve kısa sürede uygulanamaz hale gelebilir.
Peki o zaman nasıl bir araç kullanacağız?Aslında gelişen ve değişen bir alanın regülasyonunda araçlar bakımından bir döngüden bahsetmek mümkün.
Böyle bir alan regüle edilmek istendiğinde ilk akla gelen adım, düzenlemelerle değil çerçeve niteliğinde temel ilkeler olmalı.
Bu ilkeler, çoğunlukla doğrudan bağlayıcı nitelik taşımayan ve her örneğe bir şekilde uygulanabilen, hem konunun tartışılmasına hem de risk ve sorunların görülmesine imkan tanıyan dokümanlardır.
Yapay zeka alanında da başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) [1] ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) [2] gibi uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlananlar olmak üzere çok sayıda ilke çerçevesi mevcuttur.
İlkelerin soyut niteliği ve esnekliği, teknolojinin değişimine karşı bir güvence olduğu kadar uygulanabilir bir regülasyon çerçevesi oluşturulabilmesi bakımından da eksikliktir.Örneğin, neredeyse yayımlanan tüm yapay zeka dokümanlarında yapay zekanın şeffaflığına ya da adil olmasına dair ilkelere yer veriliyor.
Bu durum, ilke bazında bir uzlaşının yerleştiğini göstermesi bakımından tabii ki oldukça önemli fakat bir yapay zeka sistemi ya da modelinin şeffaf ya da adil olması için taşıması gereken somut özellikler ve atılması gereken pratik adımların sadece ilkelere bakarak anlaşılması mümkün değil ve bu da pratikte önemli bir belirsizliğe yol açıyor.
İşte tam bu sebeple, kullanım ve uygulamanın yaygınlaşması, risklerin ve belirsizliklerin daha görünür hale gelmesi ile birlikte somut ve uygulanabilir adım ihtiyacı ortaya çıkıyor ve ilkeler yerini zamanla daha somut ve bağlayıcılığı artan düzenlemelere bırakıyor.
Yapay zeka regülasyonunda da bu trende uygun şekilde hukuki düzenleme çalışmaları mevcut.Yapay zeka regülasyonunda farklı yaklaşımlarYapay zekanın hukuki düzenleme yoluyla regülasyonunda ise temel ilkeler konusunda dahi uzlaşı bulunmamaktadır.
Hukuki düzenlemelerin hem uluslararası alanda hem de ulusal ölçekte karşımıza çıkması mümkün.
Yapay zeka alanındaki şu an için ilk ve tek uluslararası bağlayıcı hukuki çerçeve, Avrupa Konseyi çatısı altında kurulan Yapay Zeka Komitesi (CAI) tarafından hazırlanan ve imzaya açılan, Türkiye'nin de hazırlık sürecine önemli katkı sunduğu Çerçeve Sözleşme. [3] Niteliği itibarıyla devletlerin bir araya gelip oluşturduğu uzlaşı metni olduğundan Çerçeve Sözleşme, aslında tam olarak ilkelerden hukuki düzenlemelere geçiş yaklaşımının ürünü ve imzacı devletlere çoğunlukla geniş ifadelerde yapay zekaya dair bazı adımlar atma, önlemler alma yükümlülüğü yüklüyor ancak yeteri kadar devlet onaylamadığı için sözleşme henüz yürürlükte değil.Ulusal ölçekteki hukuki düzenlemelerde ise gerçek anlamda bir somutlaşma ve farklılaşma görmek mümkün.
Bu noktada hukuk sistemlerinin genel nitelikli düzenlemeler içerdiği ve yapay zekanın hiçbir devlette sırf hukuki düzenleme eksikliği sebebiyle hukuki bir boşlukta bulunmadığını vurgulamak önemli.
Halihazırda hiçbir hukuki düzenleme içerisinde açıkça yapay zekaya atıf yapılmasa da bazı genel nitelikli düzenlemeler uygulama alanı bulabileceğinden yapay zekaya uygulanacak hukuki düzenlemenin bulunmadığını söylemek doğru değil.
Örneğin ifade özgürlüğüne ilişkin düzenlemeler, yapay zeka ile ilgili ifade özgürlüğü sorunlarına, kişisel verilere ilişkin düzenlemeler yapay zekada kişisel verilerin kullanılmasına, sözleşmelere ilişkin temel hukuki çerçeve ise yapay zeka ile ilgili sözleşmelere uygulanacak.Fakat bu genel nitelikli düzenlemeler, yapay zeka göz önünde bulundurularak hazırlanmadığından bu düzenlemelerle yapay zekaya yönelik tüm regülasyon ihtiyacının karşılanabileceğini söylemek de doğru olmaz.
İşte bu noktada ya ikincil düzenleme ve rehber ya da özel düzenleme ihtiyaçları gündeme geliyor.
Bununla birlikte özel düzenlemeler, doğrudan yapay zekaya yönelik hukuki düzenlemeler olarak her ne kadar ilkelere ya da genel nitelikli düzenlemelere göre daha somut ve uygulanabilir gözükseler de bunların da zamana karşı dayanıklı olabilmek için esnek ve yoruma açık ifadeler içerebileceği unutulmamalı.
Bu kısımlar da yine detaylı ve dinamik şekilde çıkarılabilen yönetmelik gibi ikincil düzenlemelerle, teknik standartlarla ya da doğrudan uygulama rehber veya önlemleriyle dolduruluyor.Devletlerin özel düzenleme ihtiyaçları da ilgili devletin mevcut hukuk sistemi, yapay zeka ekosistemindeki gücü ve hedefleri, diğer devletlerle ve hukuk sistemleriyle ilişkisi gibi birçok husustan etkileniyor.
Örneğin Avrupa Birliği (AB), yapay zeka regülasyonunda genelde temel hak ve özgürlük odaklı, daha somut ve ilk bakışta kısıtlayıcı görünebilen düzenlemeleriyle öne çıkarken ABD'nin yaklaşımının daha yumuşak, özgürlükçü ve girişimlere alan tanıyan bir düzlemde olduğu ifade ediliyor.
AB'nin bu alandaki önemli düzenlemesi, 2024 Ağustos ayında yürürlüğe giren ancak bazı kısımları hala uygulanmaya başlamamış olan 2024/1689 sayılı Yapay Zeka Tüzüğü'dür. [4] Bu düzenleme, aslında genel kanının aksine yapay zekanın tüm alanlarını düzenleyen tek bir "yapay zeka yasası" niteliğinde değil yapay zekaya bir ürün muamelesi yapan bir düzenleme.
AB'nin bu yaklaşımı, hem tarihsel süreçte regülasyon yapma ve uygulama alanındaki kaslarının daha güçlü olmasıyla hem de yapay zeka alanındaki temel üretici aktörlerin AB kökenli olmamasıyla ve bununla bağlantılı olarak pazar yönetimi yapma ihtiyacı duyulmasıyla alakalı.
AB, üreticisi konumunda olmadığı ama pazarında yoğun bir kullanıma sahip olan yapay zeka uygulamalarını ve aktörlerini regülasyon yoluyla kontrol etmeyi hedefliyor.
ABD ise bu alandaki en büyük geliştiricilere ev sahipliği yapan devlet olarak bunları kısıtlamaya değil kullanımını dünyada kolaylaştırmaya yönelik regülasyon politikası güdüyor.
Diğer yandan önemli bir rakip olan Çin'e karşı da bu yaklaşımdan ayrılacak şekilde önemli kısıtlayıcı adımlar atılıyor.
Diğer bir deyişle devletlerin regülasyon yaklaşımları, statik ve ezbere dayalı olmayıp aslında ulusal ihtiyaç ve önceliklerle birlikte değişiyor.Türkiye'de yapay zeka regülasyonuTürkiye'de yapay zeka regülasyonu, uluslararası alandaki gelişmelere genel olarak paralel şekilde ilerlemekte.
Türkiye, hem OECD ve UNESCO ilkelerinin hazırlık ve uygulama adımlarına hem de Avrupa Konseyi CAI Çerçeve Sözleşmesi'nin hazırlık sürecine aktif şekilde katıldı.
Ulusal ölçekte 2021 yılında temel ilkeleri de içeren ve bu alanda Türkiye'nin ilk ulusal stratejisi olan Ulusal Yapay Zeka Stratejisi 2021-2025 (UYZS) [5] ve 2024 yılında UYZS Eylem Planı [6] yayımlandı.
UYZS ve Eylem Planı, hukuki düzenleme gibi doğrudan hukuki bağlayıcılık taşımasa da her ikisi de ulusal alanda özellikle kamunun yapay zeka adımlarını ortaya koyması ve şekillendirmesi bakımından önemli belgeler.Türkiye'de henüz doğrudan yapay zekayı merkezine alan hukuki düzenleme mevcut değil ancak yine uluslararası trendlere paralel olarak bu alanda iki temel çalışma devam etmekte.
Türkiye, her ne kadar AB üyesi olmasa da AB ile arasındaki Gümrük Birliği Antlaşması sebebiyle ticari ilişkilere olası etkileri göz önünde bulundurularak Türk hukukunun AB Yapay Zeka Tüzüğü ile uyumlu olmasına dair çalışmalar yürütülüyor ve en son Orta Vadeli Program'da bu uyum sürecinin 2026'nın 3. çeyreğinde tamamlanması öngörülüyor. [7] Bunun yanında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde yapay zekanın risklerini ve sağladığı kazanımları, ayrıca mevcut hukuki çerçevenin yeterli olup olmadığını ve yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulup duyulmadığını incelemek üzere kurulan araştırma komisyonu da çalışmalarını tamamladı ve raporun yayımlanması bekleniyor. [8] Bu rapor, doğrudan bir hukuki düzenleme olmamakla birlikte TBMM nezdinde ileride yapılacak bir yasama çalışmasına temel teşkil etmesi muhtemeldir.Türk hukukunda halihazırda özel yapay zeka düzenlemesinin bulunmaması, uygulanabilir hiçbir düzenleme olmadığı anlamına gelmiyor.
Belirtildiği üzere 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gibi düzenlemeler, genel nitelikleri itibarıyla yapay zekaya da uygulanabiliyor.
Dahası Kişisel Verileri Koruma Kurumu, doğrudan yapay zeka ile ilgili iki adet rehber yayımlayarak bu uygulamayı yönlendiriyor. [9] Benzer şekilde kamu kurumları ve üniversiteler başta olmak üzere pek çok kuruluşta yapay zeka özelinde kurumsal rehberler ve politika belgeleri hazırlanıyor.
Bu belgeler, ilgili kurum ve sektörlerde güvenli yapay zeka kullanımı için önem taşımakla birlikte ulusal bir çerçeve gerekliliğini ortadan kaldırmıyor.Türkiye'deki yapay zekanın bundan sonraki regülasyon çerçevesi ise 25.12.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 191 ve 192 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile yapay zeka yönetişimi, mevzuat, politika ve strateji oluşturma konusunda yetkilendirilen T.C.
Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ve yeni adıyla T.C.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji ve Yapay Zeka Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak olan mevzuat, politika belgeleri, stratejiler ve uygulama adımları ile şekillenecek.[1] OECD, AI Principles, https://www.oecd.org/en/topics/sub-issues/ai-principles.html (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[2] UNESCO, Ethics of Artificial Intelligence Recommendations, https://www.unesco.org/en/artificial-intelligence/recommendation-ethics (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[3] The Council of Europe, The Framework Convention on AI, https://www.coe.int/en/web/artificial-intelligence/the-framework-convention-on-artificial-intelligence (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[4] Regulation (EU) 2024/1689 of the European Parliament and of the Council of 13 June 2024 laying down harmonised rules on artificial intelligence and amending Regulations (EC) No 300/2008, (EU) No 167/2013, (EU) No 168/2013, (EU) 2018/858, (EU) 2018/1139 and (EU) 2019/2144 and Directives 2014/90/EU, (EU) 2016/797 and (EU) 2020/1828 (Artificial Intelligence Act), https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2024/1689/oj/eng (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[5] Ulusal Yapay Zeka Stratejisine İlişkin 2021/18 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/08/20210820-22.pdf (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[6] Ulusal Yapay Zeka Stratejisi 2024-2025 Eylem Planı, https://www.sanayi.gov.tr/assets/pdf/UlusalYapayZekaStratejisi2024-2025EylemPlani.pdf (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[7] T.C.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Orta Vadeli Program (2026-2028), https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2025/09/Orta-Vadeli-Program-2026-2028.pdf (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[8] Hatice Özdemir Tosun, "TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu raporunu tamamladı", 30.11.2025, Anadolu Ajansı, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tbmm-yapay-zeka-arastirma-komisyonu-raporunu-tamamladi/3758009 (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[9] Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Üretken Yapay Zeka ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi, https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/8547/uretken-yapay-zeka-ve-kisisel-verilerin-korunmasi-rehberi-15-soruda (Erişim Tarihi: 13.01.2026).[Dr.
Osman Gazi Güçlütürk, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi'dir.]*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.