Haber Detayı
Anestezi orucu bozar mı? Diyanet'e göre oruçluyken anestezi olunur mu?
Sağlık sorunları ve acil müdahaleler, zaman ve mekan dinlemeden kapıyı çalabilir. Ramazan ayının manevi atmosferinde oruç ibadetini yerine getirmeye çalışan müminler için, aniden gelişen bir rahatsızlık veya planlı bir cerrahi işlem, fıkhi açıdan zihinleri kurcalayan soruları da beraberinde getirir. Diş çekimi, küçük bir cerrahi operasyon, endoskopi veya dikiş atılması gibi durumlarda uygulanan anestezi (uyuşturma) işlemi, orucun sıhhati konusunda en çok tereddüt yaşanan konulardan biridir.
Kişi, vücuduna bir ilaç girdiğini, belki bilincini kaybettiğini veya hissizleştiğini bildiği için, bu durumun yeme-içme kapsamına girip girmediğini merak eder. Özellikle Bayılmak orucu bozar mı? sorusuyla Uyuşturulmak orucu bozar mı? sorusu arasındaki ince çizgi, hastaların karar vermesini zorlaştırabilir.
En çok araştırılan Anestezi orucu bozar mı, Diyanet e göre oruçluyken lokal veya genel anestezi almak oruca zarar verir mi? soruları, ibadetin geçerliliği açısından hayati önem taşır.
İşte tıbbi müdahalelerin oruç üzerindeki etkisine dair merak edilenler...
Oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar bedeni gıdadan ve dünyevi zevklerden uzak tutarak yapılan bir ibadettir.
Orucun bozulması için temel kriter, vücuda giren maddenin besleyici veya keyif verici olması ve mideye ulaşarak sindirim sistemine dahil olmasıdır.
Anestezi ise tıbbi bir zorunluluk olup, ağrı hissini ortadan kaldırmak amacıyla sinir sistemine yapılan bir müdahaledir.
Ancak anestezinin türü (lokal veya genel), uygulama yöntemi (iğne veya gaz) ve işlem sırasında verilen ek maddeler (serum vb.), hükmü değiştirebilen detaylardır.
Bu yazımızda, lokal anestezi ile genel anestezi arasındaki fıkhi farkları, Diyanet İşleri Başkanlığı nın tedavi amaçlı işlemlere dair fetvalarını, baygınlık halinin oruca etkisini ve operasyon geçirecek hastaların dikkat etmesi gereken hususları tüm yönleriyle ele alıyoruz.
İbadet huzurunuzu koruyarak tedavinizi sürdürmenizi sağlayacak bilgiler için okumaya devam edin...
ANESTEZİ NEDİR VE ORUCU BOZAN KRİTERLERE UYAR MI?
Anestezi, kelime anlamı olarak hissizlik demektir.
Tıbbi olarak, cerrahi müdahaleler sırasında hastanın ağrı duymaması, reflekslerinin baskılanması ve kas gevşemesi için uygulanan ilaçlı bir işlemdir.
Oruç fıkhı açısından anesteziyi değerlendirirken bakılması gereken iki temel nokta vardır: Birincisi, vücuda giren maddenin niteliği (gıda mı, ilaç mı?); ikincisi ise maddenin vücuda giriş yoludur (ağız/mide mi, damar/doku mu?).
Diyanet İşleri Başkanlığı nın yerleşik içtihadına göre, tedavi amacıyla vücuda enjekte edilen, besin değeri taşımayan ve keyif verici olmayan ilaçlar orucu bozmaz.
Anestezik maddeler de tam olarak bu tanıma uyar.
Vücuda enerji vermezler, açlığı gidermezler ve susuzluğu dindirmezler.
Sadece sinir iletimini geçici olarak durdururlar.
Dolayısıyla prensip olarak anestezinin kendisi (ilaç olarak) orucu bozacak bir nitelik taşımaz.
Ancak uygulamanın detayları durumu değiştirebilir.
LOKAL VE BÖLGESEL ANESTEZİ ORUCU BOZAR MI?
Lokal anestezi, vücudun sadece küçük bir bölgesinin (örneğin diş çekilecek bölgenin, dikiş atılacak parmağın veya ben alınacak cildin) uyuşturulmasıdır.
Bölgesel anestezi (spinal veya epidural gibi) ise belden aşağısı gibi daha geniş bir alanın uyuşturulmasıdır.
Bu işlemlerde hasta uyanıktır, bilinci açıktır.
Diyanet İşleri Başkanlığı, lokal anestezi uygulamasının orucu bozmayacağını net bir şekilde belirtmiştir. Çünkü bu işlemde kullanılan ilaçlar sınırlı bir bölgeye enjekte edilir, kan yoluyla tüm vücuda yayılıp besleyici bir etki oluşturmaz ve mideye ulaşmaz. Örneğin Ramazan ayında oruçluyken diş hekimine gidip diş çektirmek veya dolgu yaptırmak için iğne ile uyuşturulmak orucu sakatlamaz.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken tek risk, işlem sırasında boğaza kan veya su kaçmasıdır.
Eğer işlem sırasında kullanılan sular veya kanama yutulursa oruç bozulur; ancak bu anesteziden değil, yutma eyleminden kaynaklanır.
GENEL ANESTEZİ VE BİLİNÇ KAYBI DURUMU Genel anestezi, hastanın tamamen uyutulduğu ve bilincinin kapandığı durumdur.
Burada konu biraz daha karmaşıklaşır ve iki açıdan ele alınır: İlacın verilme şekli ve bilinç kaybı süresi.
Birincisi, genel anestezi genellikle damar yoluyla veya solunum yoluyla (gaz) verilir.
Eğer verilen anestezi sadece uyuşturucu ve uyutucu ilaçtan ibaretse ve serum (serum fizyolojik veya şekerli su) içermiyorsa, Diyanet e göre bu işlem orucu bozmaz. Çünkü solunan gaz veya damardan verilen narkoz, gıda değildir.
İkincisi ve daha önemlisi, genel anestezi sırasında hastaya genellikle damar yolu açık kalsın veya tansiyonu düşmesin diye serum takılır.
Serum, içinde tuz, şeker veya vitamin barındıran besleyici bir sıvıdır.
Eğer anestezi ile birlikte vücuda serum verilirse, bu kesinlikle orucu bozar. Çünkü serum, damardan da olsa vücudu besler ve güçlendirir.
Bu durumda oruç bozulur ve daha sonra kaza edilmesi gerekir. Üçüncüsü ise bilinç kaybı meselesidir.
Oruçlu bir kişinin ibadet edebilmesi için niyet etmesi ve günün belli bir kısmında ayık olması gerekir.
Eğer kişi, imsak vaktinden iftar vaktine kadar bütün gün boyunca baygın veya anestezi altında uyuyor kalırsa, o günkü orucu geçersiz sayılır. Çünkü orucun rüknü olan imsak (kendini tutma) iradesi ortadan kalkmıştır.
Ancak günün bir kısmında ayılırsa orucu (serum almadıysa) geçerli sayılır.