Haber Detayı
Dr. Mahfi Eğilmez'den enflasyon için kritik uyarı
İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, yeni yazısında "enflasyon nasıl düşürülür?" sorusuna cevap verirken, kritik noktalara değindi, önemli mesajlar verdi. 2026'nın ilk 4 ayında görülecek baz etkisinin yanıltıcı olabileceğine işaret eden Eğilmez, enflasyonda kalıcı düşüş için güven ortamına işaret etti.
İktisatçı Dr.
Mahfi Eğilmez, kendi blog sayfasında yeni bir yazı kaleme aldı. "Enflasyon Nasıl Düşürülür?" başlıklı yazısında önemli noktalara değinen Eğilmez, 2026'nın ilk dört ayında yıllık enflasyonda ciddi düşüş görüleceğini belirtti.Bunun nedenini '2025’in aynı döneminde enflasyonun olağanüstü yüksek seyretmesine' bağlayan Dr.
Eğilmez, "Eğer bu yılın ilk dört ayında aylık ortalama enflasyon yüzde 1,5 civarında gerçekleşirse, Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 22–23 bandına gerilemesi mümkündür" dedi.Ancak bunun bir başarı hikâyesi olmadığının altını çizen Mahfi Hoca baz etkisinin doğal sonucu olduğunu ve fazla anlam yüklememek gerektiğini ifade etti.
Enflasyonda düşüşün kalıcı olup olmadığının sorgulanması gerektiğini ifade eden Dr.
Eğilmez, enflasyonun kaynağı ve onu etkileyen hareketlere dikkat çekti.Enflasyon, kendi kendini besleyen kısır döngüdeTürkiye’de açık biçimde karma enflasyon yaşandığını vurgulayan Mahfi Eğilmez, "Faizlerin ve vergilerin yüksekliği, kur artışları, ücret zamları ve enerji gibi temel girdilerin pahalanması maliyetleri yukarı çekiyor.
Faiz, ücret, kira ya da kâr geliri elde edenler bu gelirleri harcadıkça talep canlı kalıyor; bu kez talep enflasyonu devreye giriyor.
Böylece enflasyon, kendi kendini besleyen bir kısır döngüye dönüşüyor" ifadelerini kullandı.Bu döngüyü kırmak için faiz ve vergi artışlarının gerekli olsa da yeterli olmadığını savunan Dr.
Eğilmez, bu araçların talebi frenlerken, maliyetleri de artırarak sorunu başka bir kanaldan büyütebileceğine dikkat çekti.Faizi doğru düzeye getirmek ekonomiyi kurtarmazTürkiye’nin son yıllardaki deneyiminin bunu açık ça göterdiğini ifade eden usta iktisatçı, "Yanlış faiz politikası ekonomiyi hızla krize sokabiliyor; ancak sonradan faizi “doğru” düzeye getirmek, tek başına ekonomiyi kurtarmaya yetmiyor" dedi.Asıl meselenin beklentiler olduğunu, bununda güvene dayalı olduğunu vurgulayan Dr.
Eğilmez şu ifadeleri kullandı:"Hükümetin ve Merkez Bankası’nın 2026 yılsonu için enflasyon tahmini yüzde 16 iken; fiyatları belirleyen reel sektör temsilcilerinin beklentisi yüzde 35, hane halklarının beklentisi ise yüzde 50 dolayındadır.
Daha açık bir ifadeyle ne reel sektör ne de tüketiciler, enflasyonun hedeflenen düzeylere düşeceğine inanıyor.Enflasyonla mücadele yalnızca para politikası ya da vergi politikası meselesi değildir.
Açıklanan hedeflerin toplum tarafından ciddiye alınması gerekir.
Bunun ön koşulu ise güvendir.
Güven yalnızca faizle inşa edilmez.
Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, demokratik kurumların sağlıklı işlemesi, kamuda liyakat, kaliteli eğitim ve sosyal adalet; tüm bunlar ekonomik istikrarın vazgeçilmez parçalarıdır."Kalıcı düşüş güven ortamı ile mümkünMahfi Hoca özet olarak, enflasyonun baz etkisiyle geçici olarak düşebileceğini ancak kalıcı düşüşün doğru ekonomi politikalarının yanı sıra, yapısal reformlarla yaratılacak güven ortamı sayesinde mümkün olacağını ifade etti.