Haber Detayı
Diyarbakırlı Emekliler: "Güçleri Yetse Azrail'le Sözleşme Yapacaklar, 'Emeklileri Öldürün Para Ödemeyelim'...
En düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına ilişkin düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülürken, Diyarbakır’da emekliler aldıkları maaşlarla geçinemediklerini belirterek, kira, fatura ve gıda giderleri karşısında maaşların yetersiz kaldığını söyledi. Emekliler, yapılacak artışa tepki göstererek, “Sadaka değil, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan hakkımızı istiyoruz. Yani utanmasalar güçleri yetse Azrail’le sözleşme yapacaklar, emeklileri öldürün para ödemeyelim diye” dedi.
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN(DİYARBAKIR) - En düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına ilişkin düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülürken, Diyarbakır'da emekliler aldıkları maaşlarla geçinemediklerini belirterek, kira, fatura ve gıda giderleri karşısında maaşların yetersiz kaldığını söyledi.
Emekliler, yapılacak artışa tepki göstererek, "Sadaka değil, yıllarca ödediğimiz primlerin karşılığı olan hakkımızı istiyoruz.
Yani utanmasalar güçleri yetse Azrail'le sözleşme yapacaklar, emeklileri öldürün para ödemeyelim diye" dedi.
Diyarbakır'da emekliler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri süren en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifine tepki gösterdi.
ANKA Haber Ajansı'na konuşan emekliler, aldıkları maaşların açlık sınırının dahi altında kaldığını, insanca yaşam için yoksulluk sınırının üzerinde maaş talep ettiklerini belirtti.Kadri Kızmaz, emeklilerin bugün yaşamaktan öte "nefes alamaz" durumda olduğunu belirterek şunları söyledi: "Emekliler günümüz koşullarında ülkede yaşamayı bir kenara bırak nefes bile alamıyor.
Günümüz koşullarında bir emeklinin yaşamını idame edebilmesi için emekli maaşlarının açlık sınırı değil yoksulluk sınırının üstünde olması gerekir.
Ama bugün emeklilere ödenen maaş açlık sınırının çok çok altında.
İktidar emeklinin alın teriyle çalışıp primini ödeyip bugüne kadar gelmesini bir lütuf gibi sunuyor.
Oysa verilen zam lütuf değil, zorunluluktur, ihtiyaçtır."Kızmaz, kira ve temel giderlere dikkat çekerek, "Bugün en düşük kira 20 bin liradan başlıyor.
Elektrik, su, doğal gazı hesapladığınızda 30 bin liranın üstüne çıkıyor.
İktidar bin lira zam yapacak diye şov yapıyor.
Emekliler 20 bin lirayla nefes alamıyor, sadece kirayı karşılıyor.
Bunun gıdası, giyimi, öğrencinin masrafı var.
Sosyal yaşamı hiç katmıyorum" dedi."Güçleri yetse Azrail'le sözleşme yapacaklar, emeklileri öldürün para ödemeyelim diye"Bir emeklinin yaşayabilmesi için maaşın en az 50 bin liranın üzerine çıkması gerektiğini söyleyen Kızmaz, şöyle devam etti: "Normal bir yaşam için emekli aylığı yoksulluk sınırının üstünde olmalı.
Ben 43 yıldır çalışıyorum, hala da çalışıyorum ama yine geçinemiyorum.
Ben ödediğim primin karşılığını istiyorum.
Asgari ücretle çalışan bir emekçi 25 yıl boyunca ödediği primi bankaya yatırsaydı bugün aylık 107 bin lira faiz alırdı.
Ana parayı bile istemiyoruz.
Ben gayrisafi milli hasıladan pay istiyorum.
Adil bir devlet, adil bir yönetim, ülkenin gelirini, vatandaşlar arasında eşit paylaşılması gerekir.
Maalesef bu iktidar bunu yapmıyor.
Bizi ölüme terk etmiş, sadece nefes alın yeter, ölmeyin"Sosyal Güvenlik Kurumu'na yönelik eleştirilerde de bulunan Kızmaz, "SGK Genel Müdürü 'emekliler fazla yaşadığı için maaş ödemiyoruz' diyebiliyor.
Bu para lütuf değil, benim hakkım.
Ben bu parayı peşin ödedim.
Yani utanmasalar güçleri yetse Azrail'le sözleşme yapacak, emeklileri öldürün para ödemeyelim diye.
Peki bizim primlerimiz nereye gidiyor?
Ödemiş olduğumuz primler halen çalışmakta olan emekli kişilerin ödemiş olduğu primler nereye gidiyor?
Yönetemiyorsanız, idare edemiyorsanız bırakın gidin yönetebilecek insanlar gelsin yönetsin" ifadelerini kullandı.Muhalefete de çağrıda bulunan Kızmaz, "CHP'nin Meclis'teki oturma eylemini destekliyorum ama yetersiz.
Gerçek muhalefet yapılacaksa Meclis terk edilmeli, milletvekilleri istifa etmeli, ülke seçime gitmeli.
Yoksa başka bir çıkış yolu yoktur bunun" dedi."28 çeyrek alıyordum, şimdi 4 tane alamıyorum"Mehmet Çiftçi ise maaş artışlarının alım gücünü karşılamadığını belirterek şunları söyledi: "Emekli maaşı 20 bin olsa, 30 bin olsa ne olur?
Emekli olduğumda 28 çeyrek altın alıyordum, bugün 4 çeyrek alamıyorum.
O zaman İstanbul'da, Ankara'da ev alabiliyordum, şimdi İstanbul'a gidip gelemiyorum.
Bugünkü şartlarda 20 bin, 30 bin olsa ne yazar?"Çiftçi, geçimini ancak çocuklarının yardımıyla sağlayabildiğini ifade ederek, "Ben emekli olduğumda 700 bin lira alıyordum, ev geçindiriyor, çocuk okutuyordum.
Şimdi hiçbir şey yapamıyorum.
Kahveye bile giremiyoruz, bir çay 20 lira bazı yerlerde 50 lira olmuş.
Kiralar 30-40 bin liradan aşağı değil" dedi."Sadaka değil hakkımızı istiyoruz"Emekli Ömer Öğüt de verilen zamları "sadaka" olarak nitelendirerek şöyle konuştu: "Biz sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. 20 bin lira veriyorlar, ne yapacağız?
Kira mı ödeyeceğiz, elektrik mi, doğal gaz mı?
Torunlar okula gittiğinde utanıyoruz, elli kuruş veremiyoruz.
Eskiden bir maaşla 5-6 çeyrek alıyorduk, şimdi iki tane alamıyoruz.
En azından seyyanen zam yapılsın, emekli biraz nefes alsın.""Kartonla ısınıyoruz"Emekli Ramazan Seviş ise milletvekillerini eleştirerek, "Bir gün halkın içinde gezmediler.
Seçim zamanı geliyorlar, sonra kimse bizi tanımıyor" dedi.
Seviş, yaşadığı koşulları şu sözlerle anlattı: "Kızım dershaneye gidiyor, 7,5 milyon lira veriyorum.
Aldığım maaş 16 milyondu, şimdi 20 milyon oldu.
Sobalı evde oturuyorum, odun yok, kartonla ısınıyoruz.
Altı nüfusuz.
Bunun mutfağı var, eğitimi var.
Bununla nasıl geçineceğim? 'Emekliyi ezdirmiyorum' diyorlar.
Bu ezdirmek değil mi?
Kim geçiniyorum diyorsa yalan söylüyor."