Haber Detayı
10 ton kokain Kanarya açıklarında yakalandı, gözler Türkiye bağlantısında: ‘Türkiye kokain için transit ülke haline geldi’
Tuz yüklü United S gemisinde ele geçirilen 10 ton kokain, Türkiye’nin küresel uyuşturucu lojistiğinde “hizmet sağlayıcı” konuma itildiği iddialarını güçlendirdi. Turhan Çömez, İçişleri Bakanlığı’nı açıklama yapmaya çağırdı, Güney Amerika’dan yüklenen kokainin Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve Körfez ülkelerine transfer edildiği yönünde çok ciddi iddialar var” dedi. Güvenlik uzmanları da geminin yapısından bayrağına kadar her detayın profesyonel bir suç organizasyonuna işaret ettiğini vurguladı.
İspanya Ulusal Polisi ve Donanması, Atlantik Okyanusu’nda ticari bir gemiye düzenlediği operasyonda yaklaşık 10 ton kokain tipi uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini duyurdu.
Yapılan operasyonda bugüne kadar Avrupa’da ele geçirilen en yüksek miktarda uyuşturucuya el konuldu.
Uyuşturucu yüklü geminin sahibinin Türkiye’den bir şirket olduğu kamuoyuna yansıdı.
Tuz yüklü halde Brezilya’dan yola çıkan ve seyir halindeyken “yakıtın bittiği” gerekçesiyle okyanusta sabit halde kalan geminin, bu sırada uyuşturucu transferi yapmış olabileceği değerlendirildi.
Geminin 13 personeli gözaltına alınırken tuzların içine saklı halde bulunan 294 paket kokainin gemiyle Tenerife Adası’nda limana yanaştırıldığı duyuruldu.
İspanya medyası, gözaltına alınan 13 kişiden 4’ünün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu duyurdu.
Uluslararası operasyona ilişkin gizli yürütülen soruşturma sürerken Türkiye’de taraflardan herhangi bir açıklama yapılmadı. ‘FİNANSÖR BALKANLARDAN, ÜRETİCİ LATİN AMERİKA’DAN, LOJİSTİK TÜRKİYE’DEN’ Güvenlik ve istihbarat uzmanı Serkan Yıldız, “United S” gemisi hakkında önemli analizlerde bulundu. “Operasyonun künyesi kalabalık: Amerikan DEA, İngiliz NCA, Fransız Gümrüğü, İspanyol Polisi” diyen Yıldız, “Listede çok önemli bir eksik var: Gemi Türk, personel Türk, şirket Türk olmasına rağmen Türk Emniyeti yok.
Bilgi, operasyonun selameti için kaynak ülkeden saklanmıştır.
Ankara’nın telefonunun çalmaması, hattın bozuk olduğunu değil, hattın kasıtlı olarak kesildiğini gösterir.
Masada değilseniz; operasyonu yöneten değil, hakkında işlem yapılan tarafsınızdır” değerlendirmesini yaptı.
Yıldız, şunları da kaydetti: “Finansör Balkanlardan, üretici Latin Amerika’dan, lojistik Türkiye’den.
Bu şeytan üçgeni, Doğu Akdeniz’i yeni bir dağıtım merkezine çevirdi.
Gemi bağlandı, personel tutuklandı, manşetler atıldı.
Ama unutmayın; bu ağı kuran, o rotayı çizen ve parayı yöneten ‘mühendisler’ gemide değildi.
Onlar hala dışarıda...” ‘TÜRKİYE GİDEREK UYUŞTURUCU BATAĞINA BATIYOR’ İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez , geminin Brezilya'dan önce ilk olarak Türkiye’den yola çıktığını, işletmecisinin ve mürettebatının önemli bölümünün Türk vatandaşı olduğunu vurgulayarak, hükümetin sessizliğini eleştirdi.
Yaşananları yalnızca tek bir operasyon olarak değerlendirmenin büyük hata olacağını söyleyen Çömez, “Türkiye giderek uyuşturucu batağına batıyor.
Doğu sınırımızdan giren metanfetaminler çocuk yaşta denecek gençlerimizi esaret altına alıyor.
Bu çok ciddi ve önemli bir tehlikedir” dedi.
Çömez, son dönemde fentanil gibi dünyanın en tehlikeli uyuşturucularının sokaklarda görülmeye başlandığını belirterek, Kayseri ve Pendik’ten gelen görüntüleri anımsattı. ‘TÜRKİYE KOKAİN İÇİN TRANSİT ÜLKE HALİNE GELDİ’ “İlgili bakanlıklara bizzat telefon edip bu konuda ikazda bulundum” diyen Çömez, özellikle kokain sevkiyatlarında Türkiye’nin transit ülke haline geldiğine ilişkin iddiaların giderek arttığını söyledi.
Çömez, “Güney Amerika’dan yüklenen kokainin Türkiye üzerinden Avrupa’ya ve Körfez ülkelerine transfer edildiği yönünde çok ciddi iddialar var.” Bu iddiaların son yıllarda yapılan uluslararası yakalamalarla güçlendiğini belirten Çömez, şu örnekleri sıraladı: “2025’in başında Filyos ve Dil iskelesinden kalkan Haliç adlı geminin, Fransız donanması tarafından Martinik açıklarında yakalanması; “2024 sonunda Türkiye’den hareket eden bir gemide piyasa değeri 400 milyon Euro olan 4 ton kokainin ele geçirilmesi; “Son olarak United S gemisinde 10 ton kokain yakalanması. ‘MECLİS’TE KONUŞTUM, KARŞILIK BULMADIK’ Haliç gemisiyle ilgili olarak Meclis’te konuşma yaptığını hatırlatarak, uyarılarına rağmen hiçbir adım atılmadığını söyleyen Çömez, “İlgili bakanlıkların bu işi mercek altına alması gerektiğini söyledim.
Ancak hiçbir karşılık bulamadık” dedi.
United S operasyonuna ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın açıklama yapmamasını eleştiren Çömez, şu çağrıda bulundu: “Bakanlık derhal başta İspanya olmak üzere İngiliz ve Amerikan muhataplarıyla temasa geçmeli.
Operasyon hakkında bilgi almalı, geminin hangi limandan kalktığını araştırmalı, gemiyi işleten firmanın Türk olup olmadığını netleştirmelidir.” Çömez, gemide bulunan Türk vatandaşları hakkında kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
MERSİN LİMANI HATIRLATMASI Çömez, Mersin Limanı’nda yer fıstıklarının arasına gizlenmiş 298 kilogram kokain ele geçirildiğini anımsatarak şu soruları yöneltti: “Bu yük nereden geldi, kime gidiyordu, kim taşıyordu?
Hiçbiri açıklanmadı.” ‘SOKAK SATICISIYLA DEĞİL, BARONLARLA MÜCADELE’ Uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca sokak satıcıları üzerinden yürütülmesini eleştiren Çömez, şunları söyledi: “Türkiye’nin sadece satıcılarla ve kullanıcılarla değil, küresel baronlarla ve bunların yurt dışı bağlantılarıyla ciddi şekilde mücadele etmesi gerekir.” United S operasyonuna Türk emniyet birimlerinin davet edilmemesine de ayrıca dikkat çeken Çömez, uluslararası güvenlik iş birliğinde Türkiye’nin dışarıda bırakılmasının kaygı verici olduğunu ifade etti.
Çömez, “Türkiye bu korkunç bela ile topyekûn mücadele etmeli, küresel destek aramalı ve ortak operasyonların parçası olmalıdır” dedi.